Kayınvalide Gelinine Şişman Dedi — Bu da Hayatlarının Dönüm Noktası Oldu

Kayınvalide gelinine “şişman” dedi ve bu, hayatlarının dönüm noktası oldu.

Mehmet her zaman biraz toplu bir adamdı ve ilginçtir ki, Ayşe gibi bir kadında kendine yakın bir ruh buldu. Neşeli, iyi kalpli, biraz saf – ona ilk bakışta vurulmuştu. Annesi, Emine Hanım, başta oğlunun sonunda evlenecek olmasına sevinmişti. İçten içe, tek başına kalacağından korkuyordu. Ancak bu sevinç, çiftin bavullarıyla gelip onun iki odalı dairesine yerleşmesiyle hızla hayal kırıklığına dönüştü.

“Hiç olmazsa gelin ev işlerinde becerikli çıkar,” diye düşündü Emine Hanım, biraz olsun rahatlayacağını umarak. Ama gün geçtikçe durum kötüleşti. Mehmet kısa sürede işini bıraktı, “freelance” çalışmaya başladığını söyledi ama aslında boş geziyordu. Ayşe de bir iş aramakta acele etmiyordu. Tüm yaptıkları yemek, uyku ve yine yemekti. Buzdolabı her saat başı açılıp kapanıyor, yiyecekler ışık hızıyla tükeniyor, Emine Hanım ise mutfakta adeta zincire vurulmuş gibi duruyordu.

“Anne, biz freelance çalışıyoruz, proje üzerinde yoğunuz, yemek yapmaya vaktimiz yok,” diyordu oğlu, tencereden aldığı etli bulgur pilavını mideye indirirken. Ayşe de sadece gülümsüyor, başını sallıyordu.

Emine Hanım uzun süre dayandı, ama bir yaz günü, altı kişilik bir güveç pişirirken patladı. Mehmet’i koridora çağırdı:

“Oğlum, alınma ama daha fazla dayanamıyorum. Ayşe iyi bir kız, evet, ama çok kilolu. Hamile kalırsa ne olacak? Kim bakacak ona? Biz artık genç değiliz. Erkek adamsan, erkek gibi davran. Bir ev tutun, çalışın. Boynumuzda kalmayın.”

Mehmet şoke olmuştu. Annesinin böyle konuşabileceğini hiç düşünmemişti. Ama tartışmadı. Akşam, Ayşe’ye baktı ve sessizce dedi ki:

“Taşınmalıyız.” O da anlamıştı. Hiç kırılmadı, sadece Emine Hanım’a yaptıkları için teşekkür etti.

Bir ay geçti. Bir daire kiraladılar, iş buldular. Paraları azdı ama en azından bağımsızdılar. Mehmet, annesiyle daha seyrek görüşmeye başladı. Kırgınlık iki tarafta da birikiyordu.

Sonra bir gün, Emine Hanım ve kocası marketten dönerken, Ayşe’yi süpermarketin önünde gördüler. Emine Hanım kaçmaya çalıştı ama geç kalmıştı. Ayşe onları fark etmiş, koşarak yanlarına geliyordu.

Tam yaklaşacakken bir genç, köşeden fırlayıp Emine Hanım’ın çantasını kapıverdi. Kadın çığlık attı. Ayşe hiç düşünmeden hırsızın peşine düştü, tüm gücüyle itti. Genç çantayı bıraktı ama elindeki bıçak Ayşe’nin böğrüne saplandı. Yere yığıldı.

Sonrası ambulans, hastane, panik… Ayşe kurtuldu. Darbe derin değildi ama kan kaybı ciddiydi. Emine Hanım, hastane koridorunda oturmuş, kendini yerden yere atıyordu. İlk kez bu kızla ilgili ne kadar yanıldığını anlamıştı.

Bir yıl sonra, televizyonu açtığında Emine Hanım’ın karşısına… Ayşe çıktı. Yerel bir kanalda yayınlanan yeni bir sabah programının sunucusuydu. Zayıflamış, şık ve kendinden emin bir hali vardı.

Mehmet sonradan anlattı: Bir prodüktör, Ayşe’yi bir düğün çekiminde gelinin makyajını yaparken fark etmişti. Evet, Ayşe uzun zamandır makyöz olmayı hayal ediyordu. Bir yılda birlikte otuz kilo vermişler, iki odalı bir daire kiralamışlar, yeni bir hayata başlamışlardı.

Zamanla Mehmet’in anne babasını ziyaret etmeye başladılar. Kin yok, sitem yok. Sadece minnet vardı.

“Anne,” dedi bir gün Mehmet, “o dediklerin olmasaydı, hâlâ senin sırtından geçiniyor olacaktım. Şimdi biz tamamen değiştik. Sağ ol.”

Emine Hanım sadece başını salladı. Gözleri dolmuştu. O an anladı ki, bazen en sert sözler bir sitem değil, yeni bir başlangıcın itici gücüdür.

Bugün şunu öğrendim: Acı gerçekler, sevdiklerimizin hayatını değiştiren bir tohum olabilir. Yeter ki niyet iyi olsun.

Rate article
Lifequest
Kayınvalide Gelinine Şişman Dedi — Bu da Hayatlarının Dönüm Noktası Oldu