İki yetişkin oğlum var. Büyük olan evleneli çok oldu, başka bir şehirde yaşıyor, yılda iki kez geliyor. Küçük oğlum Can ise hep yanımdaydı. Onun için elimden geleni yaptım: Üniversiteyi bitirmesine yardım ettim, iş ararken destek oldum, sonunda hayatı düzene girince içim rahat etti. 27 yaşında iyi bir bilgisayar firmasında iş buldu, maaşı gayet iyiydi, benim de iki odalı evimiz vardı – huzur içinde yaşıyorduk.
Sonra bir gün Elif’i eve getirdi. Kıza karşı değildim, aksine, tatlı ve uysal biri gibi geldi böyle. Ancak birkaç ay sonra evlenmeye karar verdiklerini söyleyince içime bir kurt düştü. Elif’i beğenmediğimden değil, Can’ın henüz tam olgunlaşmadığını düşündüğümden. Rahatına fazla düşkündü, zorluklara alışık değildi. Her şeyin kolay ve çabuk olmasını isterdi.
Evlendiler. İlk zamanlar kiralık bir evde kaldılar – karışmadım, ara sıra yemek götürdüm, ihtiyaçları olduğunda destek oldum. Altı ay sonra Can ciddi bir ifadeyle yanıma geldi:
“Anne, Elif’le konuştuk… Eve çıkmak için birikim yapmamız lazım. Kira maaşımızın yarısını götürüyor. Belki sen bir süre yazlığa taşınırsın, biz de burada kalırız? Burada her şey var, sıcacık, hatta şehir merkezine yakın. Uzun sürmez, ihtiyacımız olan parayı biriktirir biriktirmez eve gidersin.”
O an donakaldım. Yazlık dediği, şehirden uzak, ısınması zor, rutubetli küçük bir ev. Her gün okula gitmem gerekiyor, sabah beşte kalkıp otobüse yetişmeye çalışacağım, kışın ise orada yaşanmaz! Ama asıl anladığım şey şuydu: Eğer kabul edersem, hiçbir şey planladıkları gibi gitmeyecek.
Oğlumu iyi tanırım. Rahata çabucak alışır. Bu sıcak, konforlu eve yerleşirse, ev alma fikri “sonra”ya kalır. “Birkaç ay” dedikleri, belki de yıllara yayılır. Çünkü konfor bir tuzağa dönüşür. Mücadeleden vazgeçerse, gelişmeyi bırakırsa, hayatın akışına kapılırsa, sonunda kim sorumlu olacak?
Yazlıkta yaşamak istemiyorum. Kimsenin tembelliğine göz yummak da istemiyorum, bu kişi sevdiğim oğlum bile olsa! Ben de hayat boyu çabaladım, rahatım için mücadele ettim, kimse bana bir şeyi altın tepside sunmadı. Neden şimdi sağlığımı, zamanımı, enerjimi başkasının rahatı için feda edeyim?
Ertesi gün Can’la konuştum. Net ve sakin bir şekilde:
“Hayır, taşınmayacağım. Ama size maddi destek olabilirim. Kira yardımı yapabilirim ki biriktirmeye devam edebilesiniz. Ama bu evden ayrılmam.”
Çok gücendi. Elif’le birlikte arAramız bir süre soğuk kaldı, ama biliyorum ki gerçek sevgi bazen “hayır” demeyi gerektirir.




