Ayşegül ve Murat akşam yemeği yerken kapı aniden açıldı ve içeri fırtına gibi annesi girdi – Sevim Hanım.
“Oğlum! Şimdi karın hakkında öğreneceklerin var!” diye bağırdı girişte.
“Anne, otur biraz, sakin ol. Yüzün kıpkırmızı, tansiyonun çıkmış olmalı,” dedi Murat telaşla.
“Çıkacak tabii!” diye karşılık verdi kaynana ve gelinine döndü. “Bugün iş yerindeki arkadaşın Elif’le karşılaştım, bana her şeyi anlattı!”
“Neyi anlattı?” diye sordu Ayşegül sakince, Sevim Hanım’a dik dik bakarak.
“Geçen yıldan beri terfi aldığını ve Murat’tan bir buçuk kat fazla maaş aldığını! O ise habersiz! Hep gizliyorsun!” diye patladı kaynana, öfkeden boğulur gibi.
“Probleminiz nedir, Sevim Hanım? Sizden para istemiyoruz, geçimimiz yeterli. Sorun ne?”
“Geçen bahar yazlıktaki çatı tamiri için biraz yardım istediğimde, paranız olmadığını söylemiştin. Şimdi çıkıyor ki varmış! Peki nerede bu paralar? Boşanmaya mı birikiyorsun, ha?” diye hışımla bağırdı.
Ayşegül masadan kalktı ve kocasına döndü:
“Murat, yatak odasının üst çekmecesindeki kırmızı dosyayı getirir misin?”
Murat sessizce isteğini yerine getirdi.
“Bu nedir?” diye sordu dosyayı açınca. “Mehmet ve Zeynep için yatırımlar?”
“Evet. Maaşımın bir kısmını her ay onların geleceği için biriktiriyorum. Sizin ailede sadece geçici biri olduğumu anladığımda, çocuklarımı nasıl koruyacağımı düşünmek zorunda kaldım.”
“Ne demek ‘geçici’?” diye araya girdi Murat.
“Sen annenin sattığı Şişli’deki üç odalı dairenin parasıyla aldığımız evi sadece kendi üzerine yazdırdığını unuttun mu? Çünkü ‘ya boşanırsak’. O zaman tek kelime etmedin. Hamileydim, biliyordun. Sessiz kaldın. Fark etmediğimi mi sandın? Unutacağımı mı düşündün?”
Murat derin bir nefes aldı. Sevim Hanım araya girmeye çalıştı:
“Bu bir önlemdi!”
“Kime karşı? Torunlarının annesine mi?” Ayşegül’ün sesi titriyordu. “Bundan sonra size soğuk davrandığıma şaşırıyorsunuz?”
“Paralar nerede, Ayşegül?” diye tekrar konuştu kaynana. “Aileye getirmiyorsun, demek ki kenara atıyorsun. Demek ki gitmeye hazırlanıyorsun.”
“Murat, lütfen anneni götür. Onunla konuşacak bir şeyimiz kalmadı,” dedi Ayşegül, sesini yükseltmeden.
“Tamam, tamam! Hemen gidiyorum! Ama bil ki, ailenVe o akşam, uzun bir sessizlikten sonra Murat, Ayşegül’ün elini tuttu ve “Artık hep birlikteyiz,” dedi.




