Babam Gittiğinde, Üvey Annem Beni Yetimhaneden Aldı: İkinci Annem İçin Her Zaman Minnettar Olacağım

Hayatım, kayıplar ve mucizelerle dolu bir serüvendir. Bana ailenin sıcaklığını ve kan bağı olmayan ama yürekten bağlı insanların iyiliğini öğreten bir hikâyedir bu. Bir zamanlar her şeyini kaybetmiş yalnız bir çocuktum, ta ki bir kadın kaderimi değiştirene kadar. O benim ikinci annem oldu. Bu hikâye, acının, umudun ve beni çaresizlikten kurtaran sevginin hikâyesidir.

Adım Emre, Güneydoğu Anadolu’nun küçük bir kasabasında doğdum. Çocukken mutlu bir ailem vardı: annem, babam ve ben. Ama hayat acımasızdı. Altı yaşındayken annem ağır bir hastalığa yakalandı ve çok geçmeden vefat etti. Babam bu acıya dayanamadı ve içkiye başladı. Evimiz bomboştu, buzdolabı boş, okula aç ve kirli gidip geliyordum. Derslerden kopmuş, arkadaşlarımdan uzaklaşmıştım. Komşular durumu fark edip sosyal hizmetleri aradılar. Babamın velayetini almak istediler, ama o bir şans diledi. Değişeceğine söz verdi. Sosyal hizmetler kabul etti, ama uyardı: bir ay sonra tekrar geleceklerdi.

Ziyaretlerinden sonra babam değişti. İçkiyi bıraktı, market alışverişi yaptı, eve çeki düzen verdik. Uzun zamandır ilk kez umut ışığı gördüm. Bir gün, “Oğlum, seni bir kadınla tanıştırmak istiyorum,” dedi. Şaşırdım. Annemi unutmuş muydu? Onu hâlâ sevdiğini, ama bu kadının bize yardımcı olacağını ve sosyal hizmetlerin artık karışmayacağını söyledi. Böylece Ayşe Teyze’yle tanıştım. Onu ilk gördüğümde içim ısındı. Onun da benden iki yaş küçük, Murat adında bir oğlu vardı. Kısa sürede arkadaş olduk. Eve dönünce babama, “Ayşe Teyze çok iyi ve güzel biri,” dedim. Bir ay sonra onun evine taşındık, bizim evi de kiraya verdik.

Hayat düzelmeye başladı. Ayşe, bize kendi çocuğu gibi baktı, Murat da kardeşim oldu. Yeniden gülmeye, ders çalışmaya, hayal kurmaya başladım. Ama kader bir darbe daha indirdi. Babam aniden kalp krizi geçirip vefat etti. Dünyam başıma yıkıldı. Üç gün sonra sosyal hizmetler geldi ve beni yetimhaneye götürdüler. Paramparçaydım, kaybolmuştum. Neden her şeyin böyle dağıldığını anlamıyordum. Ayşe haftalık ziyaretlerine geliyor, tatlılar getiriyor, sarılıyor, beni alacağına dair söz veriyordu. Evrak işleri sürüyordu ama uzadıkça uzuyordu. Yetimhanede sonsuza kadar kalacağımı düşünüp umudumu kaybediyordum.

Bir gün müdür beni çağırdı. “Emre, topla”Eşyalarını hazırla, eve gidiyorsun,” dediğinde gözyaşlarıma boğuldum.

Rate article
Lifequest
Babam Gittiğinde, Üvey Annem Beni Yetimhaneden Aldı: İkinci Annem İçin Her Zaman Minnettar Olacağım