Torunlarını Eski Köpeğe Değiştirdi ve Sessizce Suçunu Gömüyordu

Eski bir köpeği torunlarına tercih etmiş, sonra da vicdan azabını sessizce gömmüştü.

— Emine, o yaramazını al buradan! Benim zavallı Karabaş’ı çıldırtıyor! — diye öfkeyle fısıldadı Zeynep Hanım, dağınık tüylü köpeğin üzerine işaret ederek. — Açıkça söyledim: hemen al o afacanı!

Emine, solgun yüzünü saklamaya çalışarak küçük Ali’yi kenara çekti ve usulca, “Affet, yavrum,” diye fısıldadı.

Yatak odasından, şakaklarını ovuşturarak yorgun bir ifadeyle Ali’nin babası çıktı:

— Yine ne oldu? Bu bağrışmalarınızla çalışmama izin vermiyorsunuz!

— Ah, tabii, senin işin önemli! — diye alaycı bir sesle atıldı annesi. — Oysa benim Karabaş’ım son günlerini yaşıyor, sizse bebek çığlıkları ve bezlerle meşgulsünüz! Yeter artık! Ayrı yaşayacaksınız! Ömrünüz boyunca boynumda kalamazsınız ya!

— Anne, böyle deme ya! Sırtında değiliz ki! Market alışverişlerini yapıyoruz, Emine evin bütün işlerini görüyor…

— Umurumda değil! Ben ömrümü yaşadım, siz de kendi hayatınızı kurun! Toplanın. Üç gününüz var!

Ali, yaşlı köpeğe öfkeli bir bakış fırlattı ve sessizce odasına çekildi. Emine, altı aylık ikizlerinin yattığı beşiğin yanına oturdu ve gözyaşlarını tutamadı.

— Bugün gidiyoruz, — dedi kocası, omzuna dokunarak.

— Ama nereye, Ali? Paramız da yok, evimiz de…

— Mehmet bana anahtarını bıraktı, iş seyahatine çıktı. Orada kalırız, ben de ek iş bulurum. Hallederiz, Emine, söz veriyorum.

Sadece başını salladı ve eşyalarını toplamaya başladı. Vedalaşırken Zeynep Hanım bile kapıya çıkmadı, sadece mutfaktan sert bir sesle:

— Gitmeye mi karar verdiniz? Haydi, yolunuz açık olsun!

Ama kader, ne yazık ki onlar için çok farklı bir yol çizmişti. Arkadaşlarının evine götüren taksi, tam gaz giderken bir başka araca çarptı. Ali ve çocuklar anında can verdiler. Emine hayatta kaldı ama ağır yaralıydı.

Neredeyse iki ay komada kaldı. Sonra, kasvetli ve yağmurlu bir günde göz kapakları titredi, gözlerini açtı. İlk gördüğü kişi Zeynep Hanım’dı.

— Emine’ciğim, güneşim! Allah’ım, uyandın… — diyerek onun ellerine sarıldı.

— Siz… kimsiniz? — diye zorlukla fısıldadı Emine.

— Anneciğinim… — diye yalan söyledi kaynanası, titremesini bastırmaya çalışarak.

Zeynep Hanım, yaşanan trajediyi sakladı. Doktora Emine’nin hafızasını kaybettiğini söyleyip, ona bir şey anlatmamasını rica etti. “Zamanı değil,” diye düşündü. Ali’nin ve çocukların eşyalarını attı, fotoğrafları dolabın en üstüne sakladı. Her şeyi geri almak, bir şeyleri düzeltmek istiyordu.

Emine taburcu oldu. Evde yavaş yavaş iyileşiyordu. Kendini güvende hissettiği tek kişi, fizyoterapist Ahmet’ti. Onun yanında huzur buluyor, sadece ona gerçekten gülümsüyordu. Zeynep Hanım’a ise güvenmiyordu; dokunuşlarında yabancı, soğuk bir şeyler olduğunu hissediyordu.

Bir gün, Zeynep Hanım toz almak için eski bir sandalyeye çıktı. Ayağı kaydı, sandalye kırıldı ve kadının bacağı incindi. Emine onu hastaneye götürdü, ama evde bütün belgeler kalmıştı.

Geri dönüp belgeleri almak için yukarı çıktığında, dolabın üzerinde tozlu bir kutu gördü. Açtı. İçinde fotoğraflar vardı. O, Ali, ikizler… Ve her şey hafızasında canlandı. Bir bıçak gibi saplanan acıyla bağırdı.

Fotoğrafları sıkıca tutarak acil servise koştu:

— Bana doğruyu söyleyin… Çocuklarım nerede? Ali nerede?!

Zeynep Hanım ağladı. İlk kez gerçekten. İtirafın, suçluluğun, acının gözyaşları. Ve suskunluk… bir bıçak gibi kalbe saplanıyordu. Emine kapının eşiğinde bayıldı.

Kendine geldiğinde hastaneden fırladı. Yağmurun altında, rüzgara karşı, körlemesine sokaklarda koştu. Köprüye vardı. Nehire, bir çıkış yolu gibi baktı. “Atlasam… daha kolay olur. Sessizlik. Unutuş…”

Aniden, güçlü, sağlam eller onu tuttu. Ahmet’ti.

— Emine… Düşmene izin vermeyeceğim. Ağla. Sadece susma, ölme, saklanma. Yanındayım.

Yüzünü onun göğsüne gömdü ve hiç olmadığı kadar hıçkırarak ağladı. O ise sessizce saçlarını okşadı.

Onları bekleyen çok şey vardı… Affetmek, iyileşmek, yeniden yaşamayı öğrenmek. Ama o an, soğuk rüzgara ve gri gökyüzüne rağmen, yeni bir sayfa açılıyordu. Eski mutluluğu olmasa da, önlerinde bir ışık vardı…

Rate article
Lifequest
Torunlarını Eski Köpeğe Değiştirdi ve Sessizce Suçunu Gömüyordu