— Siz her şeye sürekli kusur bulursunuz! — diye patladım kayınvalideme. Ertesi gün ise bana en alçakça yöntemle intikamını aldı.
Adım Mehmet. Şimdi İzmir’de yaşıyorum, ikinci kez evliyim, harika bir ailem ve küçük bir oğlum var. Ama geçmiş evliliğimin yarası hâlâ kanıyor—çünkü orada kızım kaldı. Kaldı ve bu benim iradem dışında oldu.
İlk eşim Ayşe’yle üniversitenin ikinci yılında tanıştık. Çabuk yakınlaştık, aylarca görüştük. Sonra hislerimin soğuduğunu fark ettim, ama tam o sırada Ayşe hamile olduğunu söyledi. Çok genciz ve her şeyin yanlış gittiğini hissettim. Yine de sorumluluktan kaçmadım; evlendim. Ayşe’nin ailesi bize düğün hediyesi olarak bir apartman dairesi verdi, benimkiler ise bir deniz tatilini karşıladı.
Birkaç ay sonra kızımız Elif dünyaya geldi. İlk görüşte ona âşık oldum. Ama açıkça söylemeliyim ki aile huzurumuz yoktu. En büyük problem, kayınvalidem Gülten Hanım’dı. Bitişik binada yaşıyordu ve neredeyse bizim evimizden çıkmazdı. Sürekli eleştiriyordu: çocuğu nasıl tuttuğumu, eşimle nasıl konuştuğumu, ne kadar kazandığımı… Sustum. Uzun süre. Eşim ve çocuğum için dayandım.
Bir gün işten yorgun argın döndüm, evde yine bir tartışma vardı. Gülten Hanım yine memnun değildi. İşte o zaman patladım:
— Daha ne kadar? Neden her şeye sürekli kusur buluyorsunuz? Neden bir kez olsun gülümsemediniz, tatlı bir söz söylemediniz?
Cevap vermedi. Sadece döndü ve gitti. “Sonunda belki akıllanır,” diye düşündüm. Ama ertesi gün beni bekleyen kâbusu bilmiyordum.
Ertesi gün eve geldiğimde kapıyı açamadım. Anahtar uymuyordu. Yanında iki valizim duruyordu. Ne olduğunu anlamam bir an aldı. Kapıyı çaldım, seslendim, bağırdım. Kapının ardından kayınvalidem konuştu:
— Eşyalarını al ve nereye istersen git. Artık ne eşini ne de kızını göreceksin!
Şaka sandım. Ama şaka değildi. Ayşe bile çıkmadı. Bir hafta sonra boşanma davası açtı. Konuşma fırsatı bile vermedi. Açıklama şansım olmadı. Ailemden, kızımdan, her şeyden mahrum kaldım.
Yıllar geçti. Yeniden evlendim. İkinci eşim Zeynep bana bir oğul verdi. Mutluyum, onları seviyorum, onlarla geçirdiğim her anın kıymetini biliyorum. Ama içim Elif’in özlemiyle yanıyor. Her ay nafakayı düzenli ödüyorum. Ayşe alıyor, ama kızımı görmeme izin vermiyor. Ne fotoğraf, ne telefon, ne bir buluşma…
Neden? Bilmiyorum. Aldatmadım. Şiddet göstermedim. Sadece dayanamayıp annesine doğruları yüzüne söyledim.
Ve bunun karşılığında, kendi çocuğumun hayatından silindim.




