Gelinimden Peynir Kesmesini İstedim, Oğlumla Sohbete Daldı: İlişkilerimizi Nasıl Devam Ettireceğim?

Ellibeş yaşındayım ve hayatım boyunca iki kadın mantıklı davrandığı sürece gelinle kaynana arasında çatışma olmayacağına inandım. Sonuçta ikimizi de aynı insana, oğluma olan sevgimiz birleştiriyor. Farklı karakterlere ve bakış açılarına sahip olsak bile ortak bir dil bulunabileceğine inanıyordum… Ta ki geçen hafta sonunu yazlıkta geçirene kadar. O hafta sonunu uzun süre unutamayacağım – ve pek de iyi anılarla değil.

Oğlum yakında evlenecek. Nişanlısıyla – Ayşegül’le – şimdiye kadar sadece birkaç kez görüşebildik ve derinlemesine sohbet etme fırsatım olmadı. Daha yakın olabilmek için gençleri yazlığa davet ettik, biraz hava alıp sakin sakin konuşalım diye. Özenle hazırlandım, menüyü planladım, soğuk mezelerden sıcak yemeklere kadar her şeyi hazırladım. Samimi bir aile akşamı geçirmek istiyordum.

Cumartesi öğlen oğlumla gelini geldi. Sevindim, onları gülümseyerek karşıladım. Yerleşirken sofrayı hazırlamaya başladım ve arada bir Ayşegül’den yardım istedim: sadece ekmeği kesip tabakları yerleştirmesini rica ettim. Patates soy demedim, et marine et demedim – basit bir şey. Ama o beni duyunca kıpırdamadı bile, oğlumun yanında oturup sohbete devam etti, hiçbir şey olmamış gibi. Sustum, belki duymamıştır diye düşündüm. Her şeyi kendim getirdim, sofrayı kendim hazırladım, tekrar söylemedim – içimden gelmedi.

Yemekten sonra gençler dinlenmeye çekildi, biz de eşimle bulaşıkları yıkamak için mutfağa gittik. Akşam yine sofrayı ben hazırladım – mangal yapmadan önce çay içmeye karar vermiştik. O sırada bir kez daha Ayşegül’e döndüm:

“Ayşegül, peyniri keser misin lütfen?”

Ama duyduğum cevap içimi ürpertti:

“Misafir gelince karışmamak lazım. Ev sahibi nasıl uygun görürse öyle yapar.”

Şaşırdım kaldım. Peyniri yanlış mı keserim yani?! Hem de ne zamandan beri basit bir ricayla yardım istemek “karışmak” oldu?

Bütün akşam bu tuhaf tavrını sürdürdü. Erkekler mangal yakmaya çıkınca ne bana ne mutfağa yaklaştı. Ben tabak taşıyıp sofrayı kurarken o keyifle sohbet ediyordu. Yemekten sonra sofrayı toplamayı ya da bulaşıkları yıkamayı bile teklif etmedi. Oğlum rahatsız olduğumu fark etti ve kendisi tabakları toplamaya, yıkamaya başladı. Peki ya o? Hiçbir şey olmamış gibiydi. Basit bir “yardım edeyim” bile demedi.

Ertesi gün öğlene kadar uyudular. Sonra ağır ağır şehre dönmek için hazırlandılar. Üzerinde yattıkları yatak toplanmamıştı – üstünü bile örtmeye çalışmadılar. Galiba “karışmamak” gerekiyordu.

Bilirsiniz, misafiri severim. Sık sık arkadaşlarım, yeğenlerim, hatta eşimin eski iş arkadaşları bile bize gelir. Ve ilk kez gelenler bile sofrayı toplamaya, sebze doğramaya, bardak yıkamaya gayret eder. Kız kardeşim hep der ki: “Sen yemek yaptın, şimdi sıra bende.” Arkadaşlarım beni yormamak için yanlarında yiyecek getirir. Bu saygıdır. Bu misafirperverliğe karşı bir minnettarlıktır.

Ama Ayşegül’ün tavrı üzerime soğuk su gibi boşaldı. Sanki her şeyi tek başıma yapmam gerekiyordu, çünkü “ev sahibi bendim”, o ise sadece keyfini çıkarmaya gelmişti. Üstelik ne bir jestte ne bir sözde en ufak bir saygı yoktu. Sadece kayıtsızlık ve pasif bir tüketim.

Kırgınlığımı belli etmemeye çalıştım. Ama içim kaynıyordu. Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum. Birkaç ay sonra düğün var. İstemezsek bile bir şekilde anlaşmamız gerekecek. Kendi ailemde düşman olmak istemiyorum. Ama bir yetişkin kadın için hizmetçi de olmak istemiyorum, özellikle de “peynir kesmek ona düşmez” diye düşünüyorsa.

Peki ya sonra? Hep böyle mi olacak – uzak duracak, ev işlerini kendi sorumluluğu gibi görmeyecek mi? Ya çocuk olursa? Torunuma ben mi bakacağım, o keyif yaparken, sonra da “büyükanneler yardım etmeli” laflarını mı dinleyeceğim?

Belki de ben fazla eskidendim? Belki de şimdiki moda böyle “misafir” gibi davranmak – gülümsemek, sohbet etmek, ama hiçbir şeye karışmamak? Ama bilirsiniz, bana göre aile başka bir şey. Dayanışma, ilgi, samimiyet. Aynı masada oturan yabancılar değil.

Oğlum henüz bir şey anlamıyor. Onu seviyor – ve bu çok güzel. Aralarına girmek istemiyorum. Ama susmak da istemiyorum. Çünkü sonra iş işten geçmiş olacak…

Rate article
Lifequest
Gelinimden Peynir Kesmesini İstedim, Oğlumla Sohbete Daldı: İlişkilerimizi Nasıl Devam Ettireceğim?