Bugün günlüğüme yazmak istiyorum çünkü içimi dökmek zorundayım. Kocamın ilk evliliğinden olan kızıyla yaşamak beni bitiriyor. Annesi çocuğu bırakıp yabancı biriyle yurt dışına kaçmış, şimdi bu yük omuzlarımda. Antalya’da küçük bir evimiz var, ama burası benim için cehenneme döndü. Kocam Özgür’ün kızı Defne’yi kabullenmem bekleniyor, ama bu kadarını yapamıyorum. Hamileyim ve bu stresi kaldıramıyorum.
Özgür’le tanıştığımızda Defne çoğunlukla babaannesinin yanında kalıyordu. Ara sıra görüyorduk, “Zamanla alışırım” diyordum. Ama evlendikten sonra her şey değişti. Kayınvalidem, “Artık benim için ağır oluyor,” diyerek Defne’yi bize yerleştirdi. Onunla anlaşmaya çalıştım, ama her seferinde duvara tosladım. Bana saygısı yok, sanki ben yokmuşum gibi davranıyor. Daha kötüsü, evin içinde patron o! Eşyaları ortalığa saçıyor, babasına ya da babaannesine şikayet ediyor.
Kayınvalidem her gelişinde, “Sabret, Ayla, biraz daha anlayışlı ol!” diye nasihat çekiyor. Özgür de aynı şeyi söylüyor, ama neden 12 yaşındaki bir çocuğun küstahlığına göz yummalıyım? Benim çocuğum değil, onun bakıcısı olmak zorunda değilim! Yakında kendi bebeğim olacak, onun bu davranışlarına katlanamam. Neden kimse ona terbiye vermiyor? Özgür ve annesi, Defne’yi şımartıyor, kabalıklarını görmezden geliyor. Böyle giderse, ileride çok daha zor biri olacak.
Defne tembel ve dağınık. Kirli tabakları bırakıyor, kıyafetleri her yere atıyor, ben de onun peşinde topluyorum. Yaptığı hareketlerin farkında; ona kızınca, bilerek daha çok üstüme geliyor. Özgür geç saatlere kadar çalışıyor, sıklıkla ikimiz kalıyoruz evde. Artık küçük bir çocuk değil, ama yine de “Yalnız kalamaz” diyorlar. Benim zamanım ve huzurum neden hiçe sayılıyor? Çalışmak, dinlenmek, kendi hayatımı yaşamak istiyorum!
Kayınvalidem arada uğruyor, Defne’yi şımartıp gidiyor, sonra bana çıkışıyor: “Neden onunla ilgilenmiyorsun? Neden ona annelik yapmıyorsun?” Sanki bütün sorumluluk bana aitmiş gibi. Bu baskı altında eziliyorum. Belki bu kadar zorlanmasam kabullenebilirdim, ama artık pişmanım. Özgür’ü seviyorum, ama bu “ekstra yük” beni tüketiyor. Defne asla benim çocuğum olmayacak ve rol yapmayacağım.
Hamilelik her şeyi daha da zorlaştırıyor. Evde huzur istiyorum, kendi bebeğime hazırlanmak istiyorum. Ama her gün yeni bir krizle uğraşıyorum. Defne, Özgür’ün geçmişinden bir parça, ama ben onun yükünü çekmek zorunda değilim. Nasıl yapacağım bilmiyorum, ama bir çözüm bulmalıyım. Babaannesi Alsancak’ta yaşıyor, belki Defne orada mutlu olur? Ama nasıl ikna edeceğim? Özgür onu göndermek istemez, Defne de babasından ayrılmak istemez.
Belki daha sert davransam, kendisi gitmek ister? Ya da Özgür’le konuşup kayınvalidemi ikna etmesini mi sağlasam? Ne yapacağımı bilmiyorum, ama biliyorum ki daha fazla dayanamayacağım.
Bugün şunu öğrendim: Bazen sevgi yetmiyor. Sınırlarını koymazsan, başkalarının yükü altında ezilirsin. Artık kendimi korumayı öğrenmeliyim.




