Geçmiş, Aşk ve Yeni Birliktelik

Geçmiş, Aşk ve Yeni Bir Birlik

Nazlı ve eşi Mehmet, köylerindeki küçük evlerinin yemek masasında oturuyorlardı. Birdenbire kapı çalındı. Kapıda Nazlı’nın eski sınıf arkadaşı Ayşe duruyordu. Ev sahipleri şaşkınlıkla birbirlerine baktılar. Ayşe’nin ziyaretleri nadirdi ve bu beklenmedik bir andı.

“Buyur gel içeri Ayşe,” dedi Nazlı, şaşkınlığını gizlemeye çalışarak. “Doğrusu seni burada görmek şaşırttı bizi.”

“Lafı dolandırmayayım,” dedi Ayşe hemen. “Benim gibi siz de çocuklarınızın mutlu olmasını istersiniz değil mi?”

“Biraz dolambaçlı konuşuyorsun,” dedi Mehmet kaşlarını çatarak. “Otur şöyle, Nazlı’nın yaptığı tarhana çorbası nefis olmuş, buyur.”

“Oğlum evlenmeye karar verdi,” diye pat diye söyledi Ayşe, kararlı bir ifadeyle onlara baktı.

“Vay canına! Peki bizimle ne alakası var?” diye sordu Mehmet, kaşığını bırakarak.

Nazlı ve Mehmet, misafirin ne demek istediğini anlamıyordu ve odadaki gerginlik artıyordu.

Nazlı, kızı Elif ile birlikte köyün sokaklarında yürüyordu. Yol kenarında iki komşu kadın, canlı bir şekilde bir şeyler konuşuyordu. Nazlı’yı görünce sustular ve ona döndüler, büyük oğluna yaptığı ziyaretle ilgili haber bekliyor gibiydiler.

Selamlaştıktan sonra Nazlı ve Elif durdular, komşuların hal hatırını sordular ve torunlarından kısaca bahsettiler. İlerlemek üzereydiler ki bir kadın yanlarından geçti. Gülümseyerek yüksek sesle,

“Merhaba sınıf arkadaşım! Nasılsın? Her şey yolunda mı? Komşularla biraz sohbet etsen ya, nereye bu acele?”

Nazlı, kadının uzun kirpiklerle çerçevelenmiş koyu gözlerine baktı ve hafif bir gülümsemeyle cevap verdi:

“Eve gidiyorum. Mehmet’i üç gündür görmedim, özledim.”

Ayşe alaycı bir bakışla ona baktı:

“Öyle mi? Aşk gelir geçer. Avutacak birine ihtiyacın olursa bana gel.”

Nazlı sadece gülümsedi:

“Bakışların şefkat dolu ama samimiyetine inanmıyorum…”

Kızıyla birlikte yollarına devam ettiler.

“Anne, bu teyze neden bu kadar sert?” diye sordu Elif. “Hep bir şeylere sinirleniyor gibi.”

“Onun mizacı böyle,” dedi Nazlı, gerçek sebebi bilmesine rağmen.

“Seni her görüşünde incitmeye çalışıyor,” diye ısrar etti Elif. “Ama sen her seferinde ne diyeceğini biliyorsun. Neden böyle davranıyor?”

“Gerçeği duymak ister misin?” diye gülümsedi Nazlı. “Ayşe, babanı seviyordu ama o beni seçti.”

Elif şaşkınlıkla dondu kaldı.

“Cidden mi? İkinizi de mi sevmiş ve seni mi seçmiş? Neden?”

Nazlı güldü:

“Git babana sor bakalım…”

Akşam yemeğinden sonra Elif, televizyon izleyen babasının yanına oturdu. Ona sokularak aniden sordu:

“Baba, neden annemi seçtin, Ayşe teyzeyi değil?”

Mehmet şaşkınlıkla kızına baktı, sonra eşine.

“Anlat bakalım, kızım merak etmiş,” dedi Nazlı gülümseyerek.

“Çok eskiden oldu ama o günü dün gibi hatırlıyorum,” diye başladı Mehmet. “Okulda yılbaşı gecesi düzenlenmişti. Annen kardan adamın yardımcısıydı, benim de en yakın arkadaşım Halil Kardan Adam olmuştu. Annenin kıyafeti ona çok yakışmıştı! Gözleri gibi mavi bir elbise ve beline kadar uzanan bir örgüsü vardı. O an kalbim ona kapıldı. Onu hep yanımda görmek istediğimi anladım.”

“Fakat çok utangaçtım,” diye devam etti. “Doğru anı bekliyordum. Liseden sonra üniversiteye giremedim, annen ise şehre okumaya gitti. Köyde dolanıyor, hafta sonları gelince onu görmeye çalışıyordum. Bir gün marketten çıkarken onu gördüm. Cesaretimi toplayıp yanına gittim ve askere gideceğimi söyledim. Beni duymazdan gelecek diye düşünüyordum, ama birden gözleri doldu.”

“‘Yani seni uzun süre göremeyecek miyim?’ dedi. O kadar sevindim ki yerimde zıplayacaktım neredeyse. Onu kucakladım ve ‘İki yıl çabuk geçer. Mektup yaz, ara beni, tamam mı?’ dedim. Başını salladı, yanağımdan öptü ve eve koştu.”

“Mektupları sayesinde askerlik çabuk geçti,” dedi Mehmet gülümseyerek. “Döner dönmez evlenmek istedim ve kısa sürede evlendik.”

“Baba, sizin aşk hikayeniz ne kadar güzel!” dedi Elif hayranlıkla.

“Hey, daha erken senin için düğün düşünmek,” diyerek göz kırptı babası.

Elif güldü ve odadan fırladı.

Ayşe, Nazlı ile aynı sınıftaydı. Sağlam yapılı, keskin hatları olan bir kızdı, Nazlı ise narin ama güçlüydü. Nazlı’nın üç erkek kardeşi vardı ve babası onları fiziksel olarak güçlendirmek için sürekli çalıştırırdı. Nazlı da onlarla birlikte antrenman yapardı ve kısa sürede kardeşleri kadar iyi barfiks çekebiliyordu.

Bir gün beden eğitimi dersinde barfiks çekmek için izin istedi ve erkekler kadar iyi performans gösterince herkesi şaşırttı. O günden sonra erkekler ona saygı duymaya başladı, kızlar ise kıskançlıklarını alayla gizliyordu.

Nazlı her zaman neşeli ve güler yüzlüydü, asla kavga etmez, sert sözlere ise nükteli cevaplar verirdi.

Lisede birçok kızın erkek arkadaşı olmuştu. Ayşe, Mehmet’e aşıktı, ona notlar yazıyor, dans etmeye davet ediyordu. Fakat Mehmet askerden dönünce Nazlı’ya evlenme teMehmet’in gözleri doldu, Nazlı’nın elini sımsıkı tutarken yüreğindeki sevgiyle, “İyi ki seni seçmişim,” diye fısıldadı.

Rate article
Lifequest
Geçmiş, Aşk ve Yeni Birliktelik