Beş Yıllık Aşkı Yıkan Şüphe: Yeni Bir Aşkın İtirafı

“Gelmeyeceğim artık, başkası var”: Bir şüphenin beş yıllık aşkı nasıl bitirdiği

Şebnem ve Emre, bir Ağustos günü sahilde tanışmıştı. Deniz kokusu, güneşin kavurucu sıcağı ve gülüşlerinin ardındaki samimiyet… Şebnem, uzun boyu, kalabalık saçları ve bembeyaz gülüşüyle Emre’nin dikkatini çekmişti. O ilk bakışta başlayan yakınlaşma, tatilin bitmesiyle son bulmadı.

Emre, yakın bir ilçede yaşıyordu. Beş yıl boyunca hafta sonları buluştular: hafta içi iş, hafta sonları Emre’nin yazlığı, bahçeden toplanan elmalar, taze poğaçalar ve demlik çay… Şebnem daha sık ona giderdi; orası daha rahat, daha sıcaktı. Oğluyla yaşayan Şebnem’e karşılık, Emre ailesinden kalan evinde tek başına oturuyordu. “Resmen boşandım,” demişti Emre, her şey iyice ciddileşince. Şebnem inanmış, hatta “Boşan artık,” diye diretmişti. Ve Emre boşandı. Onun için.

Aradan beş yıl geçti. Şebnem’in oğlu evlenip ayrıldı. Artık o da yalnızdı. Özellikle hafta içleri, akşamlar bir türlü geçmiyordu. Emre’nin yazlığındaki o sessiz huzur, elma dolu sepet, bahçe ve çay saatleri onları mutlu ediyordu.

O gün de her şey normaldi. Ilık bir akşam, kesilmiş elmalar, yeni alınmış simitler ve kahkahalar… Derken telefon çaldı. Emre açtı. Şebnem önce umursamadı ama konuşma uzadı. On beş dakika… Yirmi… Yarım saat oldu.

Tanıdık bir ses. Eski eşiydi.

Şebnem’in aklında sorular uçuşmaya başladı. Aynı şehirde yaşıyorlar… Ortak bir kızları var… Acaba sırf çocuk için mi görüşüyordu, yoksa hâlâ bir şeyler mi vardı aralarında? Belki sık sık buluşuyorlardı?

Dayanamadı. Emre telefonu kapattığında, patladı. Biriktirdiği her şeyi söyledi: suçlamalar, kırgınlıklar, öfkeler… Emre sessizce dinledi. Sonra aniden ayağa fırladı, sandalye devrildi.

“Çık git,” dedi sertçe ve gitti.

Şebnem, adeta bir sis perdesinin ardından eşyalarını topladı… Ama trene binmedi, doğru Emre’nin evine gitti. Anahtarı vardı. Akşam yemeğini hazırladı, temizlik yaptı. Emre gece yarısından sonra geldi. Donuk, uzaktı. Alıştıkları gibi “Hoş geldin” bile demedi. Şebnem kaldı. Üç gün boyunca buzları eritmeye çalıştı, ilgisini çekmek için uğraştı. Emre duvar gibiydi. Kovmadı ama eskisi gibi de değildi.

Sonunda pes edip gitti. Ama hafta sonu yine döndü.

Kapıyı Emre açtı.

“Merhaba Emre,” dedi Şebnem. “Söylemeye geldim… Başkası var. Dul bir adam. Henüz ne olacağını bilmiyorum. Ama… mutlu ol sen.”

Ve döndü gitti.

Emre olduğu yerde kaldı. İnanamıyordu. Her şeyi bırakıp peşinden gittiği kadın, şimdi onu terk ediyordu; tıpkı tanışmadan önceki yalnızlığına geri gönderiyordu.

İşte böyle. Bazen en güzel aşk bile bir telefon, bir şüphe, söylenmemiş bir küskünlük yüzünden yıkılır. Çünkü geçmişi peşinde sürüklersen, affetmez. Mutlaka hatırlatır ve alır götürür…

Rate article
Lifequest
Beş Yıllık Aşkı Yıkan Şüphe: Yeni Bir Aşkın İtirafı