Çim Biçerken Aşkı Buldu: Hayat Boyu Aradığına Kavuşmanın Hikayesi

Erhan şafak sökmeden uyandı. Güneş daha ağaçların tepesini okşuyordu ki, annesi Şükriye Hanım akşamdan tembihlemişti:

“Oğlum, yarın biçme işini erkenden bitir. İneklerin kışlık yiyeceği hazır olsun. Kış kapıda!”

“Tamam anne, kendim hallederim. Komşu Mehmet’i rahatsız etmeye gerek yok, onun da tarlası var.” diye cevap verdi Erhan ve yattı. Tek bir arı sokmasının hayatını değiştireceğinden habersiz…

Erhan, köyde hep farklı biri olarak görülmüştü. Tuhaf değildi belki ama herkesten ayrıydı. Sessiz, akıllı, nazik. Lafını esirger, gözleri hep utangaç, cebinde kitabı eksik olmazdı. Belediyede tamirci olarak çalışıyordu, işinin ehliydi. Patronu güvenir, sayardı. Ama kalbi bomboştu, sanki özel bir şeyler bekliyordu.

Köylü kadınlar “Bu adama yanaşılmaz ki!” deyip vazgeçmişti. Gençler ona “aydın” diye takılırdı. Kardeşi Mehmet, şakacının teki, gülerek:

“Abi, sen böyle yalnız öleceksin! Bak, Seniye Teyze bile kızını sana vermek istiyor – o kadın seksenine merdiven dayamış!”

“Git kendi Ayşe’nle uğraş,” diye dalga geçti Erhan. Ama içi gülmüyordu. Sıkıntı bastırmıştı. Yalnızlık… Korku… Tanışmak mı? Aman, sakın…

O sıcak temmuz günü, tarlanın neredeyse tamamını biçmişti, sadece uzak bir köşe kalmıştı. Yorulmuştu, oturdu, su matarasını aldı. Tam o sırada bir ses:

“Ayy, canım yandı! Off, çok acıdı!”

Döndü baktı. Genç, tatlı bir kız duruyordu – kot pantolon, desenli tişört. Dirseğinin altından tutuyor, acıdan yüzünü buruşturuyordu. Erhan atladı, koştu, tüm çekingenliğini unutarak.

“Ne oldu?”

“Arı… Soktu…” neredeyse ağlıyordu. “Ne yapacağım?”

“Sakin ol, hemen hallederiz. Önce iğneyi çıkaralım. Korkma.”

Dikkatle ve hızla iğneyi çıkardı. Kız şaşkınlıkla baktı:

“Çoktan… çıkardınız mı? Sahi mi?”

“Bitti bile,” diye başını salladı sakin bir ifadeyle. “Adınız?”

“Elif. Siz?”

“Erhan.”

“Teşekkür ederim, Erhan. Beni kurtardınız. Burada mı yaşıyorsunuz?”

“Evet. Kışlık ot biçiyoruz. Siz?”

“Teyzem Zeynep’e geldim. Belediye hastanesinde müdür o. Ben… Köy okulunda öğretmenim. Şehirden taşındım. Hayatımı değiştirdim.”

Sessizce başını salladı. Başka bir şey diyemedi. O gitti, içindeki sıkışmayı hiç duymadan.

Elif, ihanet görmüş kadınlardandı. Şehri, kariyerini, her şeyi bırakmıştı – eski sevgilisini ve onu en iyi arkadaşıyla yakaladığı o daireyi bir daha görmemek için. Huzur arıyordu. Ama bulduğu… Erhan’ın gözleri oldu.

Erhan eve döndüğünde kanatlanmış gibiydi. Akşam yemeğinde suskundu. Sonra eline sazı alıp birden çalmaya, mırıldanmaya başladı. Annesiyle kardeşi şaşkın şaşkın baktı.

“Abi, ne bu hal?” dayanamadı Mehmet. “Tarlada gördüğün peri kız mı seni böyle yaptı? Anlat!”

Ve Erhan anlattı. Arıyı. Kızı. Ellerini, sesini… Onu tekrar görmek istediğini. Mehmet alkış tuttu:

“Tamam yarın dayısı Hasan’a gidiyoruz. Benim iş ortağımdır. Elif mi diyorsun? Güzel isim.”

“Gitmem ben,” dedi Erhan çekingen.

“Gideceksin! Bu senin şansın. Kaçırma abi, hadi!”

Zeynep Hanım onları sıcak karşıladı, Elif hafif bir gülümsemeyle. Erhan nereye bakacağını şaşırmıştı. Mehmet iki kişilik konuşuyordu. Elif gülüyor, Zeynep bir yandan yeğenine bakıp kocasına fısıldadı:

“Bak nasıl bakıyorlar birbirine… İşte mutluluk geliyor.”

Akşam olup sohbet yatışınca, Elif atıldı:

“Hava ne güzel… Dere kenarına kadar yürüsek mi?”

Zorlukla başını salladı, kalbini yerinden fırlatacak gibiydi. Yürüdüler. Tozlu yolda, ot ve umut kokan havada, ağır ağır…

Hayattan konuştular. Yalnızlıktan. Kitaplardan. İhanetten. Birine güvenmek istemekten…

Şafak sökerken dere kenarında el eleydiler, bırakmak istemeyerek.

“Biliyor musun…” dedi Erhan sessizce, “şimdi sen olmadan nasıl yaşarmışım, anlamıyorum.”

“Ben de,” diye fısıldadı Elif. “Hiç köyde senin gibi birini bulacağım aklıma gelmezdi.”

İki ay sonra köyde bir düğün vardı. Erhan artık o sessiz, silik adam değildi. Kocaydı. Elif’in hayal ettiği gibi…

“İşte buluştular,” dedi Zeynep Hanım, yeğeniyle damadın dansını izlerken. “Biçilmiş tarlada. Bir arının vızıltısıyla.”

Mehmet güldü:

“Vallahi öyle abi. Bir biçme zamanı, ömür boyu…”

Rate article
Lifequest
Çim Biçerken Aşkı Buldu: Hayat Boyu Aradığına Kavuşmanın Hikayesi