İşte kültüre uyarlanmış hikaye:
Testleri verdikten sonra Ayşenur’un yüreği sızladı. İçinde minik bir insan büyüyordu – belki sarışın, belki de muzip gülüşlü bir kız olacaktı. Ama korku ve umutsuzluk bu düşünceleri bastırıyordu. Danışmanlık için dolmuşa bindi. Durakta inerken kalabalıkta neredeyse düşecekti. Tam o anda omzundan bir şey kaydı. Oh dedi, çantasının kayışı kesilmişti! Hırsızlar her şeyi almıştı – parayı, kimlikleri, tüm test sonuçlarını…
Gözyaşları boğazını tıkadı ama yapacak bir şey yoktu. Ayşenur eve döndü. Bazı testleri yeniden yaptırmak, bazılarını ise tekrar almak zorunda kaldı. İkinci gidişinde dolmuştan inerken ayağı takıldı ve bacağını incitti. Acı bütün vücudunu sardı, içinde de bir batıl inanç korkusu uyandı: “Üçüncü gidişimde belki de hiç dönemem.” İşte o an kararını verdi: Bu bebek dünyaya gelecekti. Korku geri çekildi, yüreğine bir ferahlık çöktü.
Hamileliği sorunsuz geçti. Ultrason bir kız bebek olduğunu gösterdi. Ayşenur ona bir isim bile düşünmüştü: Elif. Ancak ikinci ultrasonda doktorlar şok edici bir şey söyledi: Bebekte Down sendromu şüphesi vardı.
“Amniyosentez yapmamız lazım, bebeğin suyundan örnek alacağız,” dedi doktor reçeteyi yazarken. “Ama uyarayım, bu işlem riskli. Düşüğe veya enfeksiyona neden olabilir.”
Ayşenur ağır bir yükle kabul etti.
İşlem günü Mehmet’le birlikte hastaneye gittiler. O koridorda beklerken, elindeki anahtarları sinirle oynatıyordu. Ayşenur titreyen bacaklarıyla muayene odasına girdi. Doktor bebeğin kalp atışlarını dinlemek için cihazı bağladı. Kalp o kadar hızlı atıyordu ki patlayacak gibiydi.
“Bekleyelim biraz,” dedi doktor. “Sakinleşmesi için magnezyum vereceğiz.”
Ayşenur koridora çıkarıldı. Mehmet onu neşelendirmeye çalışırken, o ellerini kenetlemiş oturuyordu. Yarım saat sonra tekrar çağırdılar. Kalp atışları normale dönmüştü ama bu kez bebek sırtını dönmüştü – bu pozisyonda işlem yapılamazdı.
“Biraz daha bekleyelim,” diye iç çekti doktor. “Belki döner.”
Üçüncü denemede her şey mükemmeldi: Bebek dönmüş, kalp atışları normale dönmüştü. Ayşenur’un karnı iyotla temizlendi. Odaya dayanılmaz bir sıcak çökmüştü, pencere tamamen açılmıştı. Hemşire alet tepsisiTam o sırada pencereden bir güvercin içeri daldı, çığlıklar arasında tüm aletler yere saçıldı ve Ayşenur ile Mehmet birbirlerine bakarak bu işareti anladılar, o an hayatlarının en doğru kararını verdiklerini hissettiler.




