Eski Ayna: Damadın Kayınvalideyle Barışma Hikayesi

Eski Ayna, ya da Kayınvalide ile Damadın Barışması

Ayla eve geç döndü. Evde garip bir sessizlik vardı. Ne kocasının sesi, ne de annesinin her zamanki mırıltıları.
“Anne? Mehmet?” diye seslendi, odalara göz atarak. Boştu.

“Mehmet galiba garajdaki atölyede,” diye düşündü. “Peki annem?.. Yoksa küstü mü gitti?”

Ceketini alıp bahçeye çıktı. Garajın aralık kapısından sarı bir ışık sızıyor, muhabbet sesleri geliyordu. İçeri girdiğinde donup kaldı.

Mehmet ve annesi, Ayşe Hanım, eski bir aynayla uğraşıyorlardı. Mehmet çerçeveyi boyuyor, kayınvalidesi ise başına bağladığı yazması ve giydiği eski önlükle coşkuyla bir şeyler anlatıyordu.

“Şuna bak, ahşar nasıl da canlanmış!” diye hayranlıkla belirtti Ayşe Hanım. “Senin elin değmiş, Mehmet, resmen sanat eseri bu!”

“Abartmayın Ayşe Hanım… Öyle uğraşıp duruyorum işte.”

“Uğraşıyor ha!” diye güldü kayınvalide. “Bu şaheser, şaheser!”

Ayla bir sandalyeye çöktü, gözlerine inanamıyordu. Sabah neredeyse kavga ediyorlardı…

Her şey, Ayşe Hanım’ın son iki yıl yaşadığı huzurevindeki yerinin kapanmasıyla onlara “geçici” olarak taşınmasıyla başlamıştı.

“Anne, birkaç haftalığına,” diye temin etmişti Ayla kocasını. “Sonra başka bir yer ayarlarız.”

“Birkaç hafta,” diye homurdanmıştı Mehmet. “Ama onunla yaşayacak olan benim.”

Mutfağı adımlayıp yumruklarını sıktıktan sonra birden,
“Belki bir otel bulsak?” diye söylenmişti. “Prim gelecek ya…”

“Aklını mı kaçırdın?” diye çıkışmıştı Ayla. “Sonra bütün hayatım boyunca ‘kızı anasını kapı dışarı etti’ laflarını mı dinleyeceğim?”

Kapı zili çaldığında Ayşe Hanım, her zamanki gibi, “ortamı kontrol etmek” için bir saat erken gelmişti.

Eşikten girmez, “Ayla canım, duvar kâğıtları solmuş… Askı da mı yok? Mehmet, en azından vidaları sıksaydın!”

Mehmet tek kelime etmeden banyoya girdi.

İlk hafta kayınvalide bütün eşyaların yerini değiştirdi, mutfağı tertemiz yaptı, bulaşıkları elden geçirdi… ve sonunda Mehmet’in evraklarına dadandı.

“Ayşe Hanım!” diye bağırdı Mehmet, önemli bir dosyayı bulamayınca. “Benim belgelerim nerede?”

“Attım,” diye omuz silkti kayınvalide. “Burışık burışıktı. Yenilerine koydum. Alfabetik sıraya göre!”

Mehmet sessizce çıkıp kapıyı çarptı.

Ayla işine odaklanmaya çalışıyor, ama aklı hep evde kalıyordu. Anne – inatçı, kocası – dik kafalı… Ve ortada kalan kendisi.

İşten çıkınca doğruca eve gitti. Ev bomboştu. Önce telaşlandı. Sonra garajdan gelen sesleri duydu.

Şimdi de şaşkınlıkla onlara bakıyordu: Sabah ayrı düşen bu ikili, şimdi cilaları, vernikleri tartışıyor, eski dostlar gibi gülüyorlardı.

“Anne?” diye ürkekçe seslendi.

“Ah, geldin!” Ayşe Hanım gözleri parlayarak, “Bak şu Mehmet’in ellerine, altın gibi! Ben de hep şikâyet edip duruyordum, cahil işte…”

Tezgahtan bir tabak gözleme aldı:

“İşte, biraz pişirdim. Barışmaya geliyordum, ama derken… keşif yaptık!”

“Sen inanmazsın!” diye heyecanla atıldı Mehmet. “Annen eski mobilyalar konusunda tam bir uzman! Ben çerçeveyi nasıl restore edeceğim diye düşünüyordum, o bir ‘keten yağı karıştır’ dedi, her şey canlandı!”

“Anne?” diye şaşkınlıkla baktı Ayla. “Sen hayat boyu mobilya reyonunda mı çalıştın yani?”

“Öyle işte, hobi,” diye elini salladı Ayşe Hanım.

“Yok artık!” diyerek Mehmet boyalı bir kutuyu kaptı. “Şu desenlere bak! Bunu bir haftada ben yapamam.”

“Köyde sizin oralarda böyle şeyler çok mu var?” diye merakla sordu.

“Ahır ağzına kadar dolu! Komodinler, şifonyerler, raflar… Bir gel de gör!”

“Hadi o zaman!” diyerek döndü karısına. “Ayla, yazın annene gidelim! Düşünsene neler yapabiliriz!”

Ayşe Hanım sevinçle ellerini çırptı:

“Gerçekten mi? Gelir misiniz?”

“Tabii ki!”

Üçü, garajda serilmiş bir örtünün üstüne oturdular. Ortada gözlemeler, çaydanlık ve bir kavanoz reçel vardı.

“Yiyelim, sonra size bir sır daha göstereceğim,” diye gözlem”Yemeğin ardından Ayşe Hanım, garajın köşesindeki bir sandıktan çıkardığı eski pirinç çerçeveyi göstererek, ‘Bunu da birlikte restore edelim mi?’ diye teklif etti.”

Rate article
Lifequest
Eski Ayna: Damadın Kayınvalideyle Barışma Hikayesi