İhanet ve Bedel: Çöken Aile

— Artık tartışmanın anlamı yok. Ne yapacağımıza karar vermeliyiz. Elif’in en azından ilk dönem okul parasını ödemek zorundayız. Zeki bir kız, derslerini toparlar ve burslu bölüme geçer, — dedi yorgun bir sesle Ayşe, kocasına baktı.

Mehmet omuzlarını silkti, sanki konu onu hiç ilgilendirmiyordu.

— Mehmet, beni duyuyor musun?

— Hım, — diye homurdandı, gözlerini telefonundan ayırmadan.

— O zaman motosikleti satmalıyız. Bir iş arkadaşım almak istiyordu. Satarız, parayı Elif’in eğitimine harcarız.

— Hayır, Ayşe. Motosiklet satılmaz, — diye kesip attı Mehmet, karısını şaşkınlıkla dondurdu.

— Nedenmiş o?

Cevap bir yumruk gibi geldi.

Ayşe, ailenin güven ve fedakarlık üzerine kurulu bir kale olduğuna inanırdı. Mehmet’le yirmi üç yıldır evliydiler, zorlukları birlikte atlatmışlar, İzmir’in banliyösünde bir ev almışlar, bir kız yetiştirmişlerdi. Ama son zamanlarda her şey değişmişti. Mehmet sinirli ve içine kapanık olmuştu. Ayşe, bunun çok yakın olduğu kardeşi Murat’ın ölümünden kaynaklandığını düşünüyordu.

Murat, arkasında eşi Gülşen ve oğlu Emre’yi bırakmıştı. Ayşe ve Mehmet onlara destek oluyor, çoğu zaman kendilerini zorluyorlardı. Ama bu son damla oldu.

— Motosikleti Emre’ye söz verdim, — dedi Mehmet.

— Nasıl yani? Biz Elif için satmayı konuşmuştuk! — Ayşe’nin yüzü öfkeden kızardı.

— Ben kimseye bir şey söz vermedim, — diyerek savuşturdu.

— Kızımız liseyi bitirirken ailecek konuşmuştuk! Zor bir bölüm seçti, puanı yüksek!

— O zaman Murat’ın öleceğini, Emre’nin babasız kalacağını bilemezdim. Ona destek olmamız gerekiyor.

— Ya senin kızına? O desteği hak etmiyor mu?! — Ayşe, kocasına ulaşmaya çalışıyordu ama o sessizce yere bakıyordu.

Karar verdiğini düşünerek işlere koyuldu: Elif’in okul parası için gerekli belgeleri hazırlamaya başladı. Günler koşturmakla geçti.

Akşam yemeği hazırlarken telefon çaldı. Arayan Gülşen’di.

— Ayşe, çok teşekkür ederim hediyen için! — diye neşeyle konuştu dul kadın.

— Ne hediyesi? — şaşırdı Ayşe.

— Motosiklet! Mehmet, Emre’ye hediye etmiş. Görseniz nasıl mutlu oldu! Çocukluğundan beri hayalini kurardı, Murat da ona on sekizine gelince alacağına söz vermişti. Ama ölümünden sonra… Bizim nereden paramız olacaktı? Mehmet, oğlunun hayalini gerçekleştirdi! Size minnettarım!

Ayşe’nin yüreği burkuldu.

— Bizim motosiklet sizde mi?

— Evet, Ayşe. Mehmet Emre’ye hediye etmiş. Sen bilmiyor muydun?

Ayşe konuşamadı, tek kelime çıkmadı ağzından. O motosikleti üç yıl önce biriktirdikleri parayla almışlardı. Elif’in ihtiyacı olursa satma şartıyla razı olmuştu.

Kulağında kızıyla yaptığı son konuşma çınladı:

— Anne, her şeyi hallettim, ön ödeme yapmamız gerekiyor.

— Tabii, Elif, babanla her şeyi konuştuk. Yarın motosikleti almaya gelecekler…

Şimdi bu sözler alay gibi geliyordu.

— Tamam, meşgulsün anlıyorum, — dedi Gülşen ve telefonu kapattı.

Mehmet eve girdiğinde Ayşe telefonu sımsıkı tutarak kanepede oturuyordu.

— Mehmet, Gülşen aradı. Bu doğru mu? Motosikleti verdin mi?!

Donakaldı, sonra isteksizce başını salladı.

— Evet. Ne olmuş?

— Nasıl “ne olmuş”? Benim haberim olmadan ortak malımızı verdin mi?! Gizlice?!

— Ayşe, yeter. Bu benim motosikletim.

— Bizim, Mehmet! Birlikte aldık, Elif için satacağımızı konuştuk!

— Bu okul muhabbetini bırak artık! — diye bağırdı. — Anlamıyor musun? Benim oğlum yok. Bana sadece bir kız çocuğu verdin. Ama Emre gerçek bir delikanlı. Murat’a onunla ilgileneceğime söz verdim, öz oğlum gibi.

— Ciddi misin?! — Ayşe’nin sesi acıyla titredi. — Elif senin için bir varis değil mi? Kendi kanın değil mi?

Koridordan ayak sesleri geldi. Elif kapıda duruyordu, solgun, gözleri yaş dolu.

— Bana yardım edebilirdin, ama yeğenini seçtin? — sesi titriyordu.

— Okul o kadar da önemli değil, — diye mırıldandı Mehmet. — Burslu bir bölüme geçersin, başka bir alan seçersin. Ne fark eder? Kimse Emre’ye bedava motosiklet vermeyecek.

— Senin gözünde ben hiçim, — dedi sessizce Elif, döndü ve odasına giderek kapıyı çarptı.

— Bak ne yaptın! — Ayşe öfkeyle titriyordu.

— Ayşe, yoruldum. Sürekli şikayet ediyorsun. Ben bir kardeş kaybettim, Emre bir baba. Bunu anlamıyor musun?

— Sen de galiba bir kız kaybettin, — diye soğuk yanıt verdi.

Son aylarda Mehmet’in uzaklaştığını fark etmişti. İşte geç kalıyor, gizli kapaklı davranıyor, sık sık Gülşen’i ziyaret ediyordu.

— Sadece ona destek oluyorum, yalnız kaldı, — diyordu. — Emre motosiklet konusunda yardım istedi, motor tamirciliği okuyor, teknik işlere meraklı.

Ayşe de Gülşen’e destek oluyordu: Murat’ın ölümünden sonra belgeleri hazırlamış, devlet dairelerinde işlerini hallettirmiş, cenazeyi düzenlemişti. Mehmet’in bu desteği takdir ettiğini sanıyordu, ama o giderek yeğene gösterdiği ilgi yüzünden Ayşe’yi duygusuzlMehmet kapıyı çekip gitti, ardında yıkılmış bir aile ve pişmanlık dolu bir sessizlik bırakarak.

Rate article
Lifequest
İhanet ve Bedel: Çöken Aile