“Yazlık falan olmayacak!”
Yalnızca anahtarı kilide çevirdiği anda Elif, bir şeylerin ters gittiğini hissetti. Ev bomboş değildi. Mutfaktan konuşma sesleri geliyordu—biri erkek, diğeri yaşlı bir kadın. Demek ki kaynanası gelmişti. Elif’in yüzü ekşidi. İlişkileri gergindi: nezaket gösteriyorlardı belki, ama sürekli eleştiriler ve nasihatlerle dolu. Göz göze gelmek istemedi. Markete gidip biraz hava almayı düşündü, böylece kaynanası gidene kadar zaman kazanabilirdi.
Fakat koridora adımını atar atmaz donup kaldı. Kocasıyla annesinin konuşmasındaki ton, içinde bir şüphe uyandırdı. Kulak kabarttı—ve duydukları onu buz kesti.
“Üzülme, Elif yakında yazlık fikrine alışacak,” diyordu Murat sakince.
“Önemli olan tapuyu senin üzerine yaptırması,” diye ekledi kaynanası. Elif istemsizce kaşlarını kaldırdı. Ciddi miydi?
“Nasıl ikna ederim bilmiyorum ama düşüneceğim. Olmazsa bile evlilik içinde alırız, paylaşırız. Ama bu dairesi boşanırsa ona kalacak—bu adil değil. İki yıldır benim evimde yaşıyoruz, ben de hak etmiş olmalıyım.”
Elif’in kanı dondu. Hangi boşanma?..
“Tabii ki haklısın. Sen ve Melek daha büyük bir şey alabilirsiniz sonra. Onunla aran nasıl?”
Melek de kimdi?..
“İyi sayılır. Tabii, bir an önce boşanmamı istiyor ama beklememiz gerektiğini anlatıyorum. Yazlığı alır almaz boşanma davası açacağım. Elif’e paramın bankada daha güvende olduğunu söyler, hepsini oraya aktarmaya ikna ederim. Fazla güveniyor çünkü.”
Elif duvara yapıştı. Kulaklarında çınlama vardı. Gözlerinin önünde her şey bir film şeridi gibi aktı—ilk tanıştıkları günden, dairesini satıp yazlık almak için gittiği emlakçıya kadar. Eve dönüş yolunda aldığı pasta hâlâ elindeki poşette duruyordu.
Annesi haklıymış. Satmamalıydı. Bu daire onun güvencesiydi.
Sessizce yatak odasına geçti. Bavulunu çıkardı, eşyalarını usulca yerleştirmeye başladı. Bir dakika sonra kapıda Murat belirdi.
“Elif? Geldin mi? Ne yapıyorsun?”
“Ne mi yapıyorum?” Ses titriyordu. “Dairemi mi istiyordunuz? Üzerine geçirecektin, değil mi? Olmaz öyle şey! Tüm tadilatı benim paramla yaptırdım—faturalar bende! Ve aldığımız her şeyi paylaşacağız. Hediyen bitti artık.”
Kaynanası, Elif’in sert tonunu duyar duymaz ortadan kayboldu. Murat savunmaya geçti, inkâr etti, mırın kırın etti. Ama artık çok geçti.
Ve işte o an Elif her şeyi baştan hatırladı.
Yirmi yaşına bastığında, ailesi ona tek odalı bir daire hediye etmişti. “Bu senin güvence”Ertesi gün avukatını aradı ve artık kendi ayakları üzerinde durmanın vakti geldiğini anladı.”




