Yeniden Hayata Dönen Nine: Torunun Büyükannesine Umut Aşılaması

Bir *Düş Gibi*: Torunun Nineye Yaşam Sevinci Getirdiği An

Leyla ve Murat, oğulları Emre’yi alıp annesi Bayan Sevgi’yi görmek için köye gittiler. Emre’yi de yaz tatilinde ninesinin yanında bırakacaklardı. Yolda alışveriş yaptılar: sucuk, Sevgi Hanım’ın sevdiği revani, her şey tamamdı. Fakat Sevgi Hanım onları pek de neşeli karşılamadı. Masada sadece demirbaş çay duruyordu. Buzdolabını doldurmuşlardı, ama o hiçbir şeye dokunmadı. Yorgun görünüyordu, hemen koltuğa uzandı.

Dışarıda bahar esintisi vardı, karlar eriyordu. Leyla peneyenin önünde durdu, güneşin ışığına kısa bir süre gözlerini kırptı. “Ne güzel!” diye düşündü, birkaç yıl önce kaybettikleri babası aklına geldi. Babası her baharı coşkuyla karşılardı: “İşte kışı geçirdik!” Onun neşeteli hâli, şakaları, sıcak kucaklarının eksikliği hissediliyordu. Annesi ise biraz sertti, ama hayat doluydu; maviydi ama gülerini gizleyemezdi. Birbirlerini içten severlerdi. Şimdiyse Sevgi Hanım sönüp gitmiş gibiydi. Kocasının ölümünden sonra sanki kendini kaybetmişti.

Ablası Gül telefon açtı, sesi telaşlıydı:
“Leyla, annem çok kötü. ‘Yaşamaktan yoruldum’ diyor. Hiçbir şey onu mutlu etmiyor, babanın yanına gitmek istiyor…”

“Murat’la hafta sonu mutlaka geleceğiz,” diye söz verdi Leyla. Ancak içinde bir sıkıntı vardı. Belki de annesini yanlarına almalılardı? Tek başına yaşamak onun için çok zordu.

Üstelik evde de dert bitmiyordu. Büyük kızlarıyla Deniz, huysuz bir kızdı, babasıyla savaşıyordu. “18 olur olmaz” evden ayrılacağını söylemişti. “Baskıya” dayanamıyordu. Küçük Emre ise gece yarılarına kadar telefonuna gömülüydü.

“Anneye gidelim, Emre’yi de alalım. Ekrandan biraz uzaklaşsın,” diye önerdi Murat.

Emre gözlerini devirdi:
“Orada ne yapacağım ben?”

“Dinlenirsin!” diye çıkıştı Deniz. “Biz de gözümüz senden kurtulur…”

Hafta sonu, dolu dolu yiyecek çantalarıyla köye gittiler. Sevgi Hanım yine kapıda karşıladı, fakat yüzü solgundu. Murat, Leyla’ya göz kırptı: “Numara yapıyor.” Yine de bitkin görünüyordu, yemek yemedi, sadece çay içti. Leyla, Emre’yi bırakıp bırakamayacağını sorunca, Sevgi Hanım elini salladı: “Bırak.”

Somurtarak kalan Emre, bir süre sonra bağırmaya başladı. Nine odadan fırladı. Emre parmağını sıkıştırmıştı, öfkeli ve sızlanarak duruyordu.

“Niye bu kadar sinirlisin, Emrecim? Aç mısın?” diye nazikçe sordu.

“Onların yemekleri midemi ağrıtıyor… Yemeyecem,” diye homurdandı. “Keşke bana o sütlü şekerli erişteni yapsan. Hani tereyağlı olan…”

Nine’nin içini bir sıcaklık kapladı. Kocası Cemal de o erişteyi severdi. Üzgün olduğunda isterdi. Sevgi Hanım inleyerek ayağa kalktı.

“Tabii yaparım, ama benimle yiyeceğ”Ve böylece, bir sıcak erişte tenceresiyle, hem torununun hem de kendi yalnızlığını eritip, yeniden hayata tutundular.”

Rate article
Lifequest
Yeniden Hayata Dönen Nine: Torunun Büyükannesine Umut Aşılaması