Geçmişin Gölgesi: Evin Eşiğindeki Dram

*Günlük Defterimden*

Mehmet, mümkün olduğunca sessiz adımlarla Eskişehir’in kenar mahallelerinden birindeki evlerinin eşiğinden içeri girdi.

“Nihayet geldin, çok beklettin,” dedi mutfaktan yükselen bir ses, yumuşak ama hafif bir endişeyle. “İşte bu kadar geç kalınır mı? Yemek yiyecek misin?”

Mehmet sessizce başını salladı, sandalyeye çökerken. Eşi Ayşe, maharetle köfteleri ve patates püresini ısıttı, mutfağa huzurlu bir koku yayıldı.

“Sevgilim, iyi misin? Kendini kaybetmiş gibisin,” diye sordu şefkatle, eşine dikkatle bakarak.

“Evet, her şey normal,” diye kaçamak bir cevap verdi Mehmet, masa örtüsünün kenarını buruştururken. “Sadece… Konuşmamız gereken bir şey var.”

“Konuş o zaman,” dedi Ayşe, alçak ama kararlı bir sesle, karşısına oturarak.

“Başka bir kadınla tanıştım,” diye pat diye söyledi Mehmet, gözlerini yumarak, bir yumruk bekler gibi. Ayşe’nin bu itirafa nasıl tepki vereceğini hayal bile edemiyordu.

***

O akşamın erken saatlerinde, Mehmet’i uğurlarken Sibel ona sarıldı, sanki bırakmak istemiyor gibiydi. Sesinde yumuşak, neredeyse yalvaran bir ton vardı:

“Aşkım, bugün yapacaksın değil mi? Söz verdiğin gibi…”

“Bilmiyorum,” diye mırıldandı Mehmet, ona beceriksizce sarılarak. “Ama deneyeceğim…”

“Lütfen, dene,” diye fısıldadı Sibel, gözleri loş ışıkta parlıyordu. “Er ya da yapmak zorunda kalacaksın…”

Sonra onu öptü, sıcak yatak odasına geri çekti, zamanın orada durduğu hissiyle.

***

Bir saat sonra Mehmet, karanlık sokaklarda yürüyordu, kalbi korkuyla sıkışmıştı. Nasıl söyleyecekti eşine? Ayşe’nin gözlerinin içine nasıl bakacaktı, on beş yıldır dayanağı olan kadına? Yetişkin bir adamken, bir delikanlı gibi aklını nasıl kaybettiğini nasıl açıklayacaktı? En önemlisi, ailesini nasıl dağıtacağını nasıl haklı çıkaracaktı?

Gözlerinin önünde, ikiz oğulları Emre ve Can’ın görüntüleri belirdi. Gururları, ikizleri… Aynı ela gözleri, güvenle bakan, sanki ihanetini çoktan bilirmiş gibi babalarını suçlamakla doluydu. Mehmet başını salladı, bu görüntüyü kovalamak için.

Ayşe ile bu çocukları ne kadar da beklemişlerdi! İkiz olacaklarını öğrenince ilk başta şaşırmışlardı—nasıl başa çıkacaklardı? Ama Ayşe gerçek bir sihirbazdı. Çocukları bir bakışta tanıyor, her şeyi yetiştiriyordu: evi düzenli tutuyor, çocukları büyütüyordu. Neredeyse bir yıl boyunca onları emzirmiş, yorgunluğundan şikâyet etmeden, Mehmet’

Rate article
Lifequest
Geçmişin Gölgesi: Evin Eşiğindeki Dram