O nasıl cüret eder? Evlilikteki Bir Çatlağın Hikayesi

– Tamam, artık yetti! – diye bağırdı İbrahim masaya yumruğunu vurdu, mutfakta tabaklar zıplayarak yerinden oynadı. – Bir daha onu görmek istemiyorum, anladın mı?

– Sen ciddi misin şu an? – diye tersledi Gülşah, gözlerini kaşlarının altından kocasına dikerek. Sesindeki öfke barizdi. – Ben de bu evde yaşıyorum, istediğimi misafir ederim!

– Yaşıyorsun ya… diye homurdandı İbrahim.

– Öyle mi yani?

– Dediklerim son sözüm! – diyerek hızla ayağa kalktı, sandalyeyi devirdi ve kapıyı çarparak mutfaktan çıktı.

Gülşah yalnız kaldı. Kalbi kulaklarında atıyordu. Kocasının sözleri yüzüne bir tokat gibi çarpmıştı. “Yaşıyorsun ya…” Bu ne cüretti?

Aylin, onun çocukluktan beri en yakın arkadaşıydı. Birlikte Konya’da büyümüşlerdi, yağmurda tek şemsiyenin altında sığınmış, birbirlerinin evinde sabahlara kadar konuşmuş, öyle anılar biriktirmişlerdi ki şimdi gülmeden hatırlamak imkânsızdı. Şimdi İbrahim, Gülşah’tan onu hayatından silmesini mi istiyordu?

Neden? Sırf Aylin evlenmemiş diye mi? Çünkü o, evde çorba kaynatıp temizlik yapmak yerine, buluşmalara gidiyor, kahkahalar atıyor, hayatının tadını çıkarıyordu öyle mi? Erkek arkadaşlarından hediye alması neyi değiştirirdi? Bu onun hayatıydı, kurallarını kendi koyardı.

Gülşah, İbrahim’e tüm bu anıları anlatmıştı. Daha önce gülüyordu buna! Şimdi birden yasak mı koyacaktı? Hangi hakla?

Salona geçti, her şeyi netleştirmeye kararlıydı.

– İbrahim, konuşmamız bitmedi. Aylin’e niye bu kadar tepkilisin? Sana ne yaptı?

– Bana mı? – diyerek alaycı bir kahkaha attı. – Bana hiçbir şey yapmadı! Ama o kızı bu eve bir daha sokma!

– Açıkla.

– Anlamıyor musun gerçekten? – diye hızla ayağa fırladı, sanki terlikleriyle dışarı fırlayacakmış gibi. – Senin Aylin dediğin, boş gezenin boş kalfası. Erkekleri çorap değiştirir gibi değiştiriyor. Bir de üstüne hediye avcılığı yapıyor. Ve sen buna ses çıkarmıyorsun. Onunla arkadaşlık ediyorsun. Yani onaylıyorsun!

Gülşah şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı:

– İbrahim, aklını mı yitirdin? Seni seviyorum, başka kimseye ihtiyacım yok!

– Tabii tabii… Ama içten içe kıskanıyorsun. Hem Aylin’i hem de kardeşin Zeynep’i!

Gülşah’ın yüzü kızardı:

– Zeynep’in bununla ne ilgisi var?

– Onun da bu evde ne işi var!

Gülşah duraksadı. Her şey netleşmişti. Zeynep, küçük kız kardeşi, bir zamanlar büyük bir dedikoduya karışmıştı. Yıllarca bir adamla çıkmış, evlenme hayalleri kurmuştu. Sonradan ortaya çıkmıştı ki adam evli ve iki çocuk babasıydı. Gerçekler ortaya çıkınca ail– İşte bu kadar, – dedi Gülşah yutkunarak, – benimle kalsan da gitsen de artık her şey değişti.

Rate article
Lifequest
O nasıl cüret eder? Evlilikteki Bir Çatlağın Hikayesi