Bugün yaşadığım olayı yazmadan edemeyeceğim. Türkiye’nin en iyi onkoloji profesörlerinden biri olan Prof. Dr. Kemal Utku, yıllardır kanserle mücadelede bir semboldü. Sayısız hayat kurtarmış, imkânsız denilen ameliyatları başarıyla gerçekleştirmişti.
O gün Kemal Hoca, İzmir’deki uluslararası kanser kongresine yetişmek zorundaydı. Sunacağı yeni tedavi yöntemleri, laboratuvarının geleceği için kritik öneme sahipti. Ancak uçak teknik bir arıza nedeniyle Ankara’ya acil iniş yaptı. Bekleyecek vakti yoktu, bir araç kiralayıp yola koyuldu.
Ancak birkaç saat sonra şiddetli bir sağanak bastırdı. Yollar çamur içinde kalmış, navigasyon bozulmuştu. Bitkin bir şekilde karanlıkta ilerlerken, uzakta bir ışık gördü. Islak ve perişan halde, köyün kenarındaki küçük bir eve yaklaştı. Kapıyı, kırklı yaşlarında, sıcak bir yün kazak giymiş bir kadın açtı. Adı Sevgi’ydi. Şaşkınlıkla baktı ama içeri davet etti. Kocasının kuru kıyafetlerini verdi, sıcak bir çorba ikram etti ve sobaya oturttu.
Telefon çekmiyordu, en yakın baz istasyonu kilometrelerce uzaktaydı. Kocası vefat etmiş, tek başına oğluyla yaşıyordu. Yemekten sonra dua etmeyi teklif etti. Kemal Hoca kibarca, “İnancınıza saygım var ama ben sadece bilime ve çalışmaya inanırım,” dedi.
Sevgi Hanım gocunmadı. Beşiğin başına çöküp mırıldanmaya başladı. O an bir şey hissetti Kemal Hoca. Duadan sonra sordu:
“Kimin için dua ettiniz?”
“Oğlum için… Çok hasta… Kanser. Doktorlar tek çarenin Prof. Dr. Kemal Utku’ya gitmek olduğunu söyledi. Ama ne paramız var ne de yol imkânımız. Ben sadece dua edebiliyorum. Her gün Allah’tan bir mucize diliyorum…”
Kemal Hoca’nın yüreği sızladı. Gözleri doldu. Uçağın arızalanması, sağanağa yakalanması, yolu kaybetmesi… Bunlar tesadüf olamazdı. Sanki bir işaretti.
Kendini tanıttığında Sevgi Hanım önce inanamadı. Sonra ellerini yüzüne kapayıp hıçkıra hıçkıra ağladı. Sanki yılların yükü omuzlarından kalkmıştı.
O gece orada kaldı. Çocuğu muayene etti, meslektaşlarını aradı. Bir hafta sonra Sevgi Hanım ve oğlu, Kemal Hoca’nın vakfının karşıladığı özel bir klinikte tedaviye başladılar.
Bu olay sadece bir çocuğun hayatını değiştirmedi. Kemal Hoca’yı da değiştirdi. Yıllar sonra ilk kez, bilginin yanında insan olmanın ne demek olduğunu anladı.
Bazen evren, yardıma muhtaç olanla yardım edebilecek olanın yollarını birleştirir. Bir mucize gerçekleşir. Çünkü biri, bütün kalbiyle inanmıştır…




