Kaderin Yolculuğu: Yılbaşı Hediyesinin Aileyi Başlatması

Kaderin Kıyma Makinesi: Ya da Yeni Bir Ailenin Başlangıcı Olan Yılbaşı Hediyesi

— Emre, bu kocaman kutu da ne? — Ayşe, üzerinde karlı çam ağaçları olan parlak ambalaj kağıdına sarılı iri kutuyu şaşkınlıkla inceliyordu.
— Aç şunu hadi! — Emre heyecanla ellerini ovuşturuyor, gözleri yerinde durmuyordu. Dudakları gerilimden hafifçe titriyordu. — Beğeneceğini düşünüyorum.

Ayşe yavaşça ambalajı çıkardı, kurdeleyi özenle açtı… ve donup kaldı. Kutunun içinde eski, zamanın yıprattığı bir metal kıyma makinesi duruyordu. Tam bir… ninelik makine. Vidalarında pas, sapı ise hareket etmeden bile gıcırdıyordu.

— Bu… bir şaka mı? — Neredeyse fısıldayarak, inanamayarak sordu ve eşinin gözlerine baktı.
— Hayır, Ayşe… bilmiyorsun… Bu sıradan bir kıyma makinesi değil. Onun bir hikayesi var. O… —
— Bekle, — sözünü kesti. — Önce başka bir hediyeden bahsedelim. “Çam Tepesi”ne olan tatil paketinden. Üç haftalık lüks paket. Tedavilerle birlikte.

Emre’nin yüzü bembeyaz oldu.
— Sen nereden…
— Deniz’den öğrendim. Muhasebedeki, — Ayşe’nin sesi sakindi ama parmakları peçeteyi neredeyse yırtacak kadar sıkıyordu. — Paket, eski eşin Hale’nin adına. Bana ise antika bir kıyma makinesi.

— Ayşe… dinle…
— Hayır, Emre, şimdi sen beni dinle! — Birden ayağa fırladı, şampanya bardağını devirdi. Cam yere düşüp binlerce parçaya ayrıldı. — Mesele para değil! Dürüstlük! Bunu başkalarından öğrenmek zorunda kalıyorum!

— Anlatacaktım…
— Ne zaman? Hale döndükten sonra mı? Yoksa kendi kendime fark etmemi mi bekliyordun?

Dışarıda yılbaşı havai fişekleri patlıyor, ışıklar yanıp sönüyordu. Onların mutfağında ise hava, kış gecesinden daha ağırdı.

— Peki bu kıyma makinesi… — Ayşe onu kutudan kaldırdı, — bu ne? Teselli mi? Yoksa vicdanını rahatlatma çabası mı?

— Anlamıyorsun. O gerçekten… özel…

— Yine de, Emre, — dedi Ayşe, yatak odasının eşiğinde durarak, — gidiyorum. Bir süreliğine. Neden hâlâ burada olduğumu anlamam için.

Üç gün sessizlik içinde geçti. Ne serzeniş, ne gözyaşı… Sadece komşu gibi resmi konuşmalar. Ayşe, kutunun yanından bir anıt geçiyormuş gibi geçip gidiyordu. Dördüncü gün dayanamadı. Arkadaşını aradı.

— Deniz, merhaba. Şu faturada başka ne vardı, tatilden başka?
— Ah… orada mı? Bekle. Sanırım… tedavi masrafları filan. Hale’nin sağlığı iyice bozulmuş. Emre’nin annesine ne olduğunu biliyorsun, değil mi?

— Ne oldu yani? — Ayşe gerildi.

— Bilmiyor muydun?.. — Deniz’in sesi ihtiyatlı çıktı. — Onun annesi geçen sene felç geçirdi. Neredeyse yataktan kalkamıyordu. Hale ise… Her gün onun yanındaydı. Yemek yedirdi, çarşaflarını değiştirdi, tedaviye götürdü. Kendi annesi hastanelik olduğunda bile kaynanasını bırakmadı. Oysa artık kaynanası bile değildi.

— Ama Emre neden hiçbir şey söylemedi bana?..

— Sana nasıl anlatsaydı? “Eski eşim, anneme her gün bakıyor çünkü ben beceremiyorum” mu deseydi? Biraz garip olmaz mıydı? Ama inan, bu aşkla ilgili değil. İnsanlıkla ilgili.

Ayşe telefonu kapattı. Dünya sanki tersine dönmüştü. Hangi duygu daha ağırdı, kırgınlık mı yoksa utanç mı, bilemiyordu.

Gözü kıyma makinesine takıldı. “Özel”. Elini uzattı, yakından baktı. Altında farklı bir vida. Çevirdi. Tık. İçinde gizli bir bölme. Ve içinde kadife bir kutuyla bir not. Ayşe’nin kalbi yerinden çıkacak gibiydi. Mektubu açtı.

“Sevgili Ayşe’m,

Her şeyi anlatamadığım için özür dilerim. Kırılmana hakkın var.

Ama bu kıyma makinesinin hikayesi göründüğünden daha derin. Dedem cepheden döndüğü gün, babaanneme kaynanası tarafından hediye edilmiş. Barışın, sıcaklığın, evin huzurunun simgesiydi. Ama en önemlisi, affetmenin ve sevginin sembolü.

Annem hastalandığında ne yapacağımı bilemedim. Sonra Hale geldi. Suçlamadan, hesap sormadan. Elinde bir havluyla, “Ben yardım ederim, o benim de annem sayılır” dedi.

Tatil paketi bir aşk jesti değil. Minnettarlık. Söyleyemedim çünkü bunu bir tehdit olarak göreceğinden korktum. Ama şimdi anlıyorum ki daha kötüsünü yaptım.

Beni affet.

Kutunun içinde bir kolye var. Babaannemindi. Onu, sadece yaşamak için değil, her şeye rağmen yürümek istediğim kadıAyşe, gözyaşları içinde kolyeyi boynuna taktı ve kapıyı açarak Emre’ye sarıldı, çünkü artık biliyordu ki gerçek aşk, en zor zamanlarda bile birbirini taşıyabilmekti.

Rate article
Lifequest
Kaderin Yolculuğu: Yılbaşı Hediyesinin Aileyi Başlatması