Mutfakta Açığa Çıkan Gerçek: Nişanı Yıkan Sır
O akşam, çocukluk arkadaşı Volkan, Can’ı ziyarete geldiğinde her şey sıcak bir buluşma gibi başlamıştı. Mutfakta oturmuş, eski günleri anıyor, kahkahalar atıyor, kadehlerini dolduruyorlardı. Evin sıcaklığı, samimiyetle dolu bir havaydı.
Derken kapı çarpıldı.
“Geliyor, nişanlım!” diye sevinçle haber verdi Can. “Şimdi tanıştıracağım sizi.”
Mutfak kapısında zarif bir genç kadın belirdi. Volkan aniden dondu. O da onu görünce adeta taş kesilmişti.
“Tanıştırayım, bu Volkan, çocukluk arkadaşım!” diye neşeyle ekledi Can.
“Memnun oldum,” diye zoraki bir cevap verdi kadın. Adı Şebnem’di. Ve neredeyse hiçbir şey söylemeden odadan çıktı.
Kapı arkasından kapanır kapanmaz, Volkan telefonunu çıkardı:
“Can… Sana bir şey göstermem gerekiyor.”
Bir video açtı ve ekranı arkadaşına çevirdi. Bir saniye sonra Can’ın yüzü, bir hayalet görmüş gibi bembeyaz kesildi.
Bir hafta önce…
“Selam, şu an müsait misin?” diye bir ses duydu telefonun diğer ucundan.
Yıllar geçmişti Volkan’ın İzmir’e iş için taşınalı ama Can o sesi her yerde tanırdı — gece yarısı uyandırılsa bile.
“Volkan! Vay canına! Tabii, gel! Misafir odam da boş zaten, ev tutana kadar kalırsın. Bir de sana nişanlım Şebnem’i tanıtayım. Bu arada, senin şehrindenmiş.”
“Ne tesadüf,” diye güldü Volkan. “Tamam, bir hafta sonra görüşürüz.”
Can, Şebnem’e arkadaşının geleceğini söylediğinde, kadının yüzü gerilmişti.
“Ona kim yemek yapacak? Kim temizlik yapacak?” diye kaprisli bir tavırla sordu, mükemmel manikürlü ellerini sergileyerek.
“İkimiz de yaparız. Bulaşığı, çamaşırı paylaşırız. Volkan yetişkin bir adam, çocuk değil. Kendi işini halleder.”
“Göreceğiz,” diye suratını astı Şebnem.
Arkadaşların buluşması samimi geçti. İstasyondan eve yürürken sohbet ettiler, güldüler, hayattan bahsettiler. Eve varınca Can bir şişe çıkardı — “hoş geldine.”
“Azıcık olsun, yarın iş görüşmesi var,” diye uyardı Volkan.
Akşam, Şebnem işten döndüğünde iki erkek mutfağı toplamış, çay demlemiş ve maç izliyorlardı.
“Şebnem, tanıştırayım, bu Volkan.”
Volkan’ı görünce genç kadının yüz ifadesi aniden değişti. Ama hemen kendini toparladı:
“Tanışıyoruz. İzmir. Merhaba Volkan. Beklemiyordum.”
“Ben de beklemiyordum,” diye alaycı bir tebessümle karşılık verdi o.
“Yemek ne?” diye konuyu sertçe değiştirdi Şebnem ve yatak odasına geçti.
Sonrasında, baş başa kaldıklarında Can sordu:
“Ne oldu Şebnem? Akşamdan beri tuhafsın.”
“Bana inanmayacaksın,” diye fısıldadı.
Ama ısrarlı sorular karşısında anlattı: Geçmişte Volkan’la kısa bir süre görüşmüşlerdi. Onun takıntılı davrandığını, reddedilince de adını kötüye çıkarmaya çalıştığını iddia etti.
“Şimdi sana da bir şeyler anlatacak, mutlaka.”
“Volkan mı? Ona hiç benzemez…”
Şebnem ağlamaya başladı, yerinden fırladı ve eşyalarını toplamaya koyuldu.
“Bana inanmıyorsan aramız bitti. Ya ben, ya o. Seçimini yap.”
“Bekle… Sabah onunlaCan, o gece Volkan’ın gösterdiği videoları bir kez daha izledi ve gerçeklerle yüzleşerek Şebnem’le olan her şeyi bitirmeye karar verdi.




