Doğru Bildiğimi Yaptım

Telefon çaldığında Elif, mutfakta çayını demliyordu.

“Amerigim, konuşamıyorum, burada Alper’i dövüyorlar!” diyen ses, bir anda buz kesti Elif’in damarlarında. Telefonu sıkıca kavradı, nefesi kesilmişti. Soracak vakti bile olmadan hat kesildi. Alper, iş çıkışı arkadaşıyla bir mekâna bira içmeye gitmişti. Sıradan bir cuma akşamı, sıradan planlar. Ama şimdi her şey değişmişti.

Kapıyı tekmeyle açtı, anahtarları kapıp sokağa fırladı. Alper’i aradı, ama cevap yoktu. Endişe her saniye büyüyordu. En sonunda tanıdık bir numara çaldı—Alper’in arkadaşı Barış, olayın tanığıydı.

“Sen nasıl bırakıp kaçarsın?!” diye bağırdı Elif, sesi titreyerek. “Neden polisi aramadın da beni aradın?!”

Barış kekeledi, korkudan donakaldığını, ona haber vermek istediğini söylüyordu. Ama bu, Elif’in öfkesini dindirmek yerine körüklüyordu.

“Güvenli bir köşeye çekilmişsin, öyle mi? Benim kocam orada tek başına kaldı! Bunun vebalini nasıl yükleneceksin?!”

Olay yerine koştu, yetişebilecek miydi? Ama vardığında kimse yoktu. Polisler Alper’i götürmüştü, nereye—bilinmez. Elif, sokak ortasında çaresiz, ayakta duruyordu.

Ertesi sabah karakola gittiğinde, Alper’in “kavga çıkarmak” suçundan gözaltında olduğunu öğrendi. Bir tanık polisi aramış, iki adamın birbirine girdiğini söylemişti. Kimse Alper’in aslında sokak serserileri tarafından dövüldüğünü görmemişti.

Delice öfkeliydi. Polislere durumu anlatmaya çalıştı, ama onlar omuz silkti. Barış ise rahat rahat evinde uyuyordu, dün geceki olayı zihninden silmiş gibi.

Bütün günü tanık arayarak geçirdi. Sonunda bir esnaf, Alper’e saldıran birkaç kişiyi gördüğünü itiraf etti. Bu, Alper’in serbest bırakılmasını sağladı.

Akşam karakolun önünde Alper’i gördüğünde, gözleri çökmüş, bitkindi. Sıkıca sarıldı ona, bütün sevgisini vermeye çalıştı. Ama içi hâlâ kaynıyordu. Barış’ın korkaklığını hazmedemiyordu. Alper’in hapse atılmaması şanstı.

Sonra Alper, Barış’ı aradı:

“Beni dövülürken izlemeye nasıl dayandın?”

“Bilmiyorum, Alper,” dedi Barış, sesi kısık. “Korkudan donakaldım. Yardım etmek istedim, ama yapamadım. Hep böyleydim zaten. Kendimi korumayı düşündüm önce. Korkunç biliyorum, ama doğruyu söylüyorum. Ben… elimden geleni yaptım.”

“Anladım,” dedi Alper ve kapattı.

Ama Barış pes etmedi. Tembelliği bir tercih değil, karakteriydi. Değişemezdi. Hayatı boyunca kaçmıştı. Bu gece de aynıydı. Yine de, dostlukları bitmemeliydi. Belki bir daha meyhane masasında kadehler tokuşup barışırlardı.

Boşunaydı. Alper için bu dostluk bitmişti.

Rate article
Lifequest
Doğru Bildiğimi Yaptım