AŞKİ BULAMADI

Bir zamanlar, çok uzun yıllar önce, bir yaz gününde kız kardeşim gibi sevdiğim arkadaşımla gezerken bilmediğimiz bir yere düşmüştük. On altı yaşındaydık, yaz tatilinin neşesi içinde macera arıyorduk.

Ayşe ile rahat bir banka oturmuş, sohbet ediyorduk. Gülüşmelerimiz arasında, iki gencin yanımıza geldiğini fark etmedik.

“Merhaba kızlar! Sıkıldınız mı? Tanışalım mı?” diye uzattı elini biri. “Ben Ahmet.”

Ben de cevap verdim: “Ben Leyla. Bu da arkadaşım Ayşe. Peki sessiz dostumuzun adı ne?”

“Mehmet,” diye fısıldadı diğeri.

Çocuklar bize fazla mazbut ve eski kafalı görünmüştü. Ahmet ciddi bir tavırla, “Kızlar, bu kadar kısa etek giymenize gerek var mı? Ayşe’nin dekoltesi de çok açık,” diyerek bizi şaşırttı.

“Hmm… Oğlanlar, bakılmayacak yerlere bakmayın. Yoksa gözleriniz şaşı kalır,” diye güldük Ayşe’yle.

“Bakmamak elimizde değil, biz erkekiz sonuçta. Sigara da içiyor musunuz?” diye sordu saf Ahmet.

“Tabii ki içiyoruz. Ama içimize çekmeden,” diye şakalaştık.

İşte o an fark ettik ki çocukların bacaklarında bir sorun vardı. Ahmet zorlukla yürüyor, Mehmet ise belirgin şekilde topallıyordu.

“Burada tedavi mi görüyorsunuz?” diye sordum.

“Evet. Ben motosiklet kazası geçirdim. Mehmet de kayalıktan suya atlarken sakatlandı,” diye ezberlenmiş gibi anlattı Ahmet. “Yakında taburcu olacağız.”

Ayşe’yle bu hikâyeye inanmıştık. O zamanlar Ahmet ve Mehmet’in çocukluğundan beri engelli olduklarını, bu yüzden yatılı bir kurumda yaşamaya mahkûm olduklarını bilmiyorduk. Biz onlar için bir nefes özgürlüktük.

Kapalı bir yurtta yaşayan bu gençlerin her birinin hazır bir hikâyesi vardı: Kazalar, düşüşler, kavga sonucu yaralanmalar…

Ahmet ve Mehmet beklediğimizden daha bilgili, derin düşünceli ve yaşlarının ötesinde bilgeydiler. Ayşe’yle her hafta onları ziyaret etmeye başladık.

Bir yandan içimiz acımıştı, onları neşelendirmek istedik; diğer yandan da öğrenecek çok şeyleri vardı. Kısa buluşmalarımız bir rutine dönüştü.

Ahmet her seferinde yakındaki çiçek tarhlarından topladığı çiçekleri bana veriyor, Mehmet de kendi yaptığı origamileri utana sıkıla Ayşe’ye uzatıyordu. Sonra dördümüz bir banka oturuyorduk: Ahmet yanıma, Mehmet ise sırtını dönüp tüm dikkatini Ayşe’ye veriyordu. Arkadaşım kızarıyor, utanıyor ama belliydi ki Mehmet’in yanında kendini iyi hissediyordu.

O sıcak yaz gelip geçti. Yağmurlu bir sonbahar başladı. Tatil bitti, son sınıfa geçmiştik. Kısacası, bu tesadüfi tanışıklığı unutup gitmiştik.

Sınavlar, son ders zili, mezuniyet derken, beklenen yaz yeniden gelmişti. Bir gün, yine o yurdun bahçesinde bulduk kendimizi. Ahmet ve Mehmet’i ziyaret etmek istemiştik. Tanıdık banka oturup bekledik. Belki Ahmet elinde çiçeklerle, Mehmet de yeni bir origamiyle yanımıza gelecekti. Ama boşuna bekledik.

Sonra yurdun kapısından bir kız çıktı ve bize doğru yürüdü.

“Kızlar, hanginiz Leyla?” diye sordu kurnaz bir bakışla.

“Benim. Neden?” diye şaşırdım.

“Al, bu mektup Ahmet’in,” dedi ve cebinden buruşuk bir zarf çıkardı.

“Ahmet’ten mi? Peki kendisi nerede?”

“Yetişkinler yurduna nakledildi. Seni, Leyla, gökteki ay gibi bekledi. Gözleri yolda kaldı. Bu mektubu bana okuttu, hataları düzelteyim diye. Sana yanlış bir şey yazmak istemedi. Ben burada öğretmenim, şimdi yemek zamanı,” dedi ve üzgün bir ifadeyle uzaklaştı.

Mektubu hemen açtım:

“Sevgili Leyla! Sen benim mis kokulu çiçeğimsin! Ulaşamadığım yıldızımsın! Belki fark etmedin ama sana ilk görüşte âşık oldum. Seninle geçirdiğimiz anlar, bana hayat veriyordu. Altı aydır pencereden seni bekliyorum. Ama sen beni unuttun. Ne yazık! Yollarımız ayrı. Yine de sana minnettarım, gerçek aşkı tattım çünkü. Yumuşacık sesini, gülüşünü, ellerini unutamıyorum. Sensiz ne kadar kötüyüm anlatamam. Keşke bir kez daha görebilsem seni!

Mehmet’le 18 yaşına girdik. Bizi başka bir yurda gönderecekler. Artık görüşemeyiz belki de. Canım parçalandı! Umarım bu aşkı atlatır, iyileşirim.

Elveda, bir tanem!”

İmzasını atmıştı: “Daima senin Ahmet’in.”

Zarfta kurutulmuş bir çiçek vardı.

MidenO günden sonra Ahmet’i bir daha hiç görmedim, ama bazen hâlâ o sıcak yaz günlerini ve masum sohbetlerimizi hatırlarım.

Rate article
Lifequest
AŞKİ BULAMADI