O Yaz Günü Nehir Kenarında…

O yaz gününde bir nehir kenarında…
Varya’nın ailesi çok sıcaktı. Üçüncü sınıftayken kız kardeşi Kseniya doğdu. Abla olmak, annesine yardım etmek Varya’ya büyük keyif veriyordu. Annesi yemek yaparken veya evi toparlarken o, büyük bir keyifle bebek arabasını sürüp Kseniya’yla gezintiye çıkardı.

Kseniya büyüdüğünde anaokuluna alınmadı çünkü sınıflar tıklım tıklımdı ve öğretmen yoktu. Kimse çocuklarla uğraşmak istemiyordu, hele bir de az para alacaksa! Okul müdürü, annesi orada çalışırsa Kseniya’yı alabileceklerini söyledi. Anne, eski işine göre daha az kazanacak olsa da kabul etti.

Kseniya zayıf ve hastalıklı doğmuştu. Üzerine titrenirdi hep. Anaokulunda da annesinin gözetimi altındaydı. Okuldan sonra Varya sık sık annesinin işine uğrardı. Çocukların çoğu sebzeli börek veya kakaolu sütü sevmezdi ama Varya bayılırdı! Annesi, diğer çocukların yemediklerini ona saklardı. Varya da karnını doyururdu.

Karnı tok bir şekilde Kseniya’yı alır, annesi gelene kadar onunla ilgilenirdi. Kseniya’yı çok seviyordu. Tabii sonradan büyüyüp çekilmez bir kıza dönüştü.

Kseniya dört yaşındayken babaları öldü. Yaz çok sıcak geçmişti. Haftalardır termometre 32 derecenin altına düşmüyordu. Hafta sonları herkes şehrin bunaltıcı havasından kaçıp nehir kenarına veya yazlıklara akın ederdi.

Anne babası yanlarına su ve atıştırmalık alıp erkenden çocuklarıyla birlikte yola koyuldular. Nehir kenarı tıklım tıklımdı, sıcaktan kurtulmak için herkes suya giriyordu. Kıyıda çocuklar coşkuyla oynuyor, yetişkinler de onları gözetiyordu. Kseniya da suda oynuyor, Varya ise ona göz kulak oluyordu ki kimse çekip götürmesin veya derinlere gitmesin.

Babasının koşarak suya atladığını, etrafa sular sağladığını görünce Varya önce yüzmeye çalıştığını sandı. Ama babası hâlâ kıyıdan uzaklaşıyordu. Tam o sırada nehirin ortasında iki genç gördü.

Başta şaka yaptıklarını düşündü. Bu kadar uzaklara gitmelerine nasıl izin verdiklerini merak etti. Nehir oldukça genişti, yetişkin bir adam bile karşıya zor yüzebilirdi, kimsenin niyeti yoktu zaten. Ama bu çocuklar ortaya kadar gitmişlerdi.

Biri sürekli suya batıyor, diğeri de onu çıkarmaya çalışıyordu. Babasının onlara doğru yüzdüğünü görünce oyun oynamadıklarını anladı: Biri boğuluyor, diğeri de onu kurtarmaya çalışıyordu.

Etraftaki herkes suda oynuyor, kimse nehrin ortasında olup olmadığını görmüyordu. Varya babasına ve çocuklara dikmişti gözlerini, aynı anda Kseniya’yı da takıp etmeye çalışıyordu.

Babası çocuklara ulaştı ve hemen suya daldı, birini çıkardı, tek eliyle yüzmeye başladı. Yavaş ilerliyordu çünkü diğer eliyle çocuğun başını suya bastırmamaya çalışıyordu. Diğer çocuk da bitkin düşmüş, babasına tutunuyor, onu engelliyordu.

“Boğacak onu!” diye bağırdı Varya.

Çocuğun sesini duyan iki adam başını çevirdi, durumu anladı ve yardıma koştular. Kıyıdakiler de olup bitene bakmaya başladı.

Adamlar çocukları aldı. Varya sevinçle el salladı. Ama sonra babasını göremediğini fark etti. Gözlerini kısıp baktı, fakat ortalıkta yoktu.

“Baba! Baba!” diye bağırdı.

Çığlığını duyan annesi koşarak yanına geldi.

“Orada…” diye nehrin ortasını gösterdi Varya. Korkudan konuşamıyordu. “Baba yok!”

Annesi Kseniya’yı kucağına aldı, suda yüzenlerin arasında kocasını aramaya başladı. Bazen onu gördüğünü sanıp “İşte orada!” diyor, ama Varya başını sallayıp durmadan nehrin ortasını işaret ediyordu. Bu arada adamlar çocukları kıyıya çıkarmış, babasını kurtarmak için geri dönmüşlerdi.

Onu sudan çıkardıklarında çoktan ölmüştü. Annesi eve dönmeyi reddediyor, inanmak istemiyordu. Varya ise ağlayan Kseniya’yı sakinleştirmeye çalışıyordu.

Cenazeden sonra anne, evde bir hayalet gibi dolaşmaya başladı, kızlarına aldırmıyordu. Varya Kseniya’yı anaokuluna bırakır, kendisi okula koşardı. Sonra onu almaya giderdi. Kseniya ise Varya ile gitmek istemez, “Annem alsın!” diye ağlardı.

“Annem hasta,” derdi Varya.

“O zaman babam gelsin,” diye sızlanırdı Kseniya.

Varya eve geldiğinde annesini aynı pozisyonda bulurdu: Kanepede yüzü duvara düşük, hareketsiz.

Annesi bir şey yemiyordu. Onun için endişelenen Varya bir eve komşusuna gidip yardım istedi. Komşuyla konuştuktan sonra anne ayağa kalktı, ev işlerine başladı. Birkaç gün sonra da işine döndü, Kseniya’nın sevincine diyecek yoktu.

Artık üç kişiydiler. İlk zamanlar paraları yetişiyordu. Çocukken bahçeleri kurtardı. Anne, artan yemekleri eve getiriyordu. Varya, annesinin kendi payını onlara verdiğinden şüpheleniyordu.

Okul bittikten sonra Varya, çalışıp annesine destek olmak için üniversiteye gitmemeye karar verdi. Ama annesi kabul etmedi. “Baban onaylamazdı,” diyerek onu ikna etti. Varya da direnmedi.

Üniversiteye açık öğretimden girdi. Hangi bölüm olduğu umurunda değildi, sadece diplomasBir gün Gülşah büyüdüğünde, Varya ona nehir kenarındaki o yaz gününü anlattı ve artık yalnız olmadığını hissetti.

Rate article
Lifequest
O Yaz Günü Nehir Kenarında…