Zamanı Gelmemiş Aşk

Elif annesinin odasına baktı, uyuduğunu görünce kapıyı yavaşça kapattı.

“Elif,” diye seslendi annesi zayıf bir sesle.

“Buyur, anne.” Elif tekrar odaya girdi. “Uyuduğunu sanmıştım. Bir şey mi istiyorsun? Kız arkadaşlarımla biraz dolaşmak istiyordum.”

“Git, ben uyurum,” dedi Aylin ve gözlerini kapattı. Ağırlaşan göz kapaklarını açık tutmak bile ona büyük bir çaba gerektiriyordu.

Elif rahat bir nefes aldı ve giyinmeye koştu. Annesinin hastalığı süresince her şeyi sessizce yapmaya alışmıştı. Merdivenleri de adımları duyulmayacak kadar hafif iniyordu. Apartmanın önünde sınıf arkadaşı Burak Demir onu bekliyordu.

“Neden bu kadar uzun sürdü?” diye ters bir şekilde sordu selam vermeden.

“Anneme çorba pişiriyordum. Nereye gidiyoruz?” Elif gülümseyerek kendi suçunu hafifletmeye çalıştı.

“Yine mi hasta?”

“Evet, biraz önce uyudu. Çok kalmayalım, olur mu? Ya bir şeye ihtiyacı olursa?” diye rica etti Elif.

“Bir şey olmaz, uyusun, iyi gelir,” diye kaygısızca cevapladı Burak.

Elif dudağını ısırdı. Kimseye annesinin ne hastalığı olduğunu söylememişti. İnsanların ona acımasını, okulda panik çıkmasını istemiyordu.

“Yağmur başlıyor. Hadi Emre’ye gidelim, ailesi yazlığa git”Sonraki günlerde Elif, annesinin notlarında bahsettiği gibi hayatın beklenmedik şekilde yol aldığını anladı ve Savaş’la birlikte yeni bir başlangıç yaparak geçmişin yüklerinden kurtuldu.”

Rate article
Lifequest
Zamanı Gelmemiş Aşk