Sabah Üçte Uyanan ve Sokakları Temizleyen Adam

Mehmet her sabah üçte kalkardı, şehrin sokaklarında çöp toplayarak çalışırdı. İyi notları sayesinde üniversitede okumak için burs kazanmıştı. Mühendis olmak istiyordu. Bu onun hayaliydi. Zengin olmak için değil, daha iyi bir hayat yaşamak ve ailesine destek olmak için.

Ama kolay değildi. Hem çalışıp hem okumak için her dakikasını planlaması gerekiyordu. Sabah üçte uyanır, çıkmadan önce bir iki saat ders çalışırdı. Sonra beşten dokuza kadar çalışırdı, bazen daha fazla. Eve ya da umumi tuvaletlere koşarak gider, elinden geldiğince temizlenirdi. Kışın donar, yazın teri kurumazdı.

Bazen derse geç kalırdı. Bazen yıkanmış olsa bile çöp kamyonunun kokusu peşini bırakmazdı. İsteyerek değildi, elinden bir şey gelmezdi.

Üniversitedeki arkadaşları ona kötü bakardı. Uzak dururlar, fısıldayarak gülerlerdi ama Mehmet duyardı. Kimisi abartılı şekilde pencere açar, kimisi şakalar yapardı. Kimse yanına oturmak istemezdi.

O başını eğerdi, hiçbir şey demezdi. Defterini açar, derse odaklanırdı. Bazen yorgunluktan elleri titrer, bazen gözleri kapanırdı. Ama dayanırdı. Çünkü ilerlemek, daha iyisini istiyordu.

Hocaları bunu fark etmişti. Her soruyu doğru cevaplar, derse katılırdı. Hızlı anlar, asla kopya çekmez, şikâyet etmezdi.

Bir gün zor bir sınavdan sonra hoca ciddi bir ifadeyle sınıfa girdi. Herkesin kaldığını söyledi. Sessizlik oldu. Sonra ekledi:

“Herkes kaldı, Mehmet hariç.”

Fısıltılar başladı. Bazıları inanamadı, bazıları sinirlendi. “Hoca yardım ediyor herhâlde”, “Nasıl çalışıyor acaba?” diye konuşuyorlardı.

Hoca Mehmet’e dönüp yüksek sesle sordu:

“Bu kadar iyi öğrenmek için ne yapıyorsun Mehmet?”

Mehmet heyecanlandı. Herkesin ona bakmasına alışık değildi. Yutkundu ve cevap verdi:

“Yüksek sesle çalışıyorum. Konuları anlayana kadar tekrar ediyorum. Özet çıkarıyorum. Bazen kendimi kaydediyorum, çalışırken dinliyorum.”

Kimse bir şey demedi.

O gün hoca sınıftan çıkarken birkaç öğrencinin Mehmet’le dalga geçtiğini duydu. Durdu ve onlara çıkıştı:

“Siz çabalamanın ne demek olduğunu bilmiyorsunuz. O sabahın köründe çöp topluyor. Siz o saatte uyurken o buraya gelip hepinizden iyi not alıyor ve asla şikâyet etmiyor. Sizin utanmanız gerekir. Onunla dalga geçmek yerine, ondan öğrenmelisiniz.”

Öğrenciler sustu. Bazıları yere baktı. Biri Mehmet’in yanına gelip özür diledi. Sonra bir başkası… Hoca yanına oturdu ve dedi ki:

“Kendini bırakma Mehmet. Hayat her zaman adil değil ama yaptığın şeyin değeri var. Yalnız değilsin.”

Mehmet fazla bir şey söylemedi. Sadece gülümsedi. İçinden, tüm emeklerinin boşa gitmediğini hissetti.

Durma. Senin değerin insanların sana nasıl baktığında değil, kimse yardım etmediğinde yaptıklarında saklı. Mehmet gibi… Pes etme. Yaptığın her şey bir gün meyve verecek. Sen bunu hak ediyorsun.

Rate article
Lifequest
Sabah Üçte Uyanan ve Sokakları Temizleyen Adam