“Vay, sen de kimsin?” diye sordu yatak odasından gelen kalın bir erkek sesi, Elif kapısını açar açmaz.
“O benim sorum olmalı aslında,” diye karşılık verdi Elif. “Benim yatak odamda ne işiniz var?”
Kapı aralığında, ipek bornozlu, kibirli bir gülümsemeyle duran sarışın bir kadın belirdi.
“Aaa, demek sen Elif’sin! Ayhan senden çok bahsetti,” dedi kadın uzatarak. “Ben Zeynep, nişanlınının kız kardeşiyim.”
Yorucu bir iş gününün ardından Elif’in tek hayali sıcak bir banyoydu. Bunun yerine evinde eniştesiyle karşılaşmıştı.
“Ayhan benim nişanlım, henüz kocam değil,” diye düzeltti Elif. “Ve senin ziyaretinle ilgili bir anlaşma yaptığımızı hatırlamıyorum.”
Sarışının arkasından mahcup bir genç adam göründü.
“Mehmet’le tatil için geldik,” diye sözünü kesti Zeynep. “Ağabeyim bir haftalığına kalabileceğimizi söyledi.”
Elif mutfağa geçti ve tam bir karmaşayla karşılaştı: kirli tabaklar, boş yemek kutuları…
“Acaba Ayhan bunu ne zaman söylemiş? Bu sabah misafirlerden tek kelime etmedi.”
“Aman tanrım, ne ciddisin!” Zeynep buzdolabından şarap çıkardı. “Ayhan bana anahtarı bir ay önce verdi. Sizin konuştuğunuzu sanıyordum, yoksa da önemli değil.”
“Hayır, bunu konuşmadık. Peki neden misafir odasında değil de bizim yatak odamızdasınız?”
Zeynep omuz silkti: “Misafir odası çok küçük, sizinkiyse devasa bir yatak. Ayhan dedi ki birkaç gün misafir odasında kalabilirsiniz, oradaki kanepe açılıyor.”
Elif’in aklına, Ayhan’ın ailesiyle tanıştığı o tatsız akşam geldi; annesi ve kız kardeşi ona tepeden bakmışlardı.
“Üzgünüm ama bu benim evim, benim yatak odam ve benim yatağım,” diye net bir şekilde konuştu Elif. “Ayhan burada benim davetimle yaşıyor.”
“Anladım, demek dedikodular doğru,” diye güldü Zeynep. “Annem senin Ayhan’ı sıkı kontrol altında tuttuğunu söylüyordu.”
“Bak, çok yorgunum. Misafir odasında bir gece kalabilirsiniz. Ama yatak odasını boşaltacaksınız.”
“Ayhan gelene kadar bekleyelim. Eminim sana ne kadar kaba davrandığını anlatacaktır,” diye burun kıvırdı Zeynep.
Ayhan geldiğinde, kız kardeşi hemen şikayetlere başladı:
“Ayhan! Nişanlın bizi yatak odasından atmak istiyor!”
“Elifim, ne oldu?” diye şaşkınlıkla sordu Ayhan.
“Neden kardeşine benim evimin anahtarını verdin?” diye sakin bir sesle sordu Elif.
“Bizim evimiz, Elif. Ben de burada yaşıyorum, hatırladın mı?”
“Tabii ki hatırlıyorum. Benim davetimle. Ama bu sana, benim haberim olmadan anahtar dağıtma hakkı vermez.”
Balkonda Ayhan, sitemkar bir tonla konuşmaya başladı:
“Ne oldu sana? Bu benim kız kardeşim. Onların kalabileceğini söylemiştim.”
“Bu yüzden mi yatak odamızı işgal ettiler?”
“Ne fark eder? Oradaki yatak daha büyük. Birkaç gün misafir odasında yatabiliriz.”
“Olay, senin benim evimin anahtarını benden gizlice vermen.”
“Mehmet yabancı mı? Zeynep’in erkek arkElif balkondan içeri girdiğinde, Ayhan’ın kardeşine sırıtarak bir şeyler fısıldadığını görünce son bir kez baktı ve anahtarları masaya bırakarak “Hepinizin süresi yarım saat” dedi.




