Kocamın ailesi gerçekten harikadır. Kendi kızları olmasına rağmen beni de öz evlatları gibi kabul ettiler.
Kayınvalidem ise tam bir bilge kadın. Şimdiye kadar ne bir tartışmamız oldu, ne de en ufak bir sürtüşme. Eleştirilerini o kadar zarif ve incelikle yapar ki, hiçbir zaman alınmam.
Kayınbiraderim yıllar önce evlendi ama ilk torunları biz verdik. Kızları önce kendini yaşamak istiyordu, çocuk için henüz hazır değildi.
Kayınpederim ve kayınvalidem çocuklarımızı çok seviyorlar. Ara sıra hediyelerle şımartırlar, kısacası torunlarının mutlu olması için ellerinden geleni yaparlar.
Kayınvalidem sık sık bana şöyle derdi:
“Bir de Ayşe bize torun versin artık, ne güzel olur! Otuzuna geldi, düşünse bari.”
Nihayet beklenen haber geldi: Ayşe hamileydi! Herkes çok sevindi. Küçük kızım bile kuzeninin doğumunu dört gözle bekliyordu.
Ama sonra bir olay oldu ki içimde kaldı.
Oğlumla parka giderken bir tanıdığıma rastladık. Sohbet ederken “Ayşe doğurdu mu?” diye sordu. “Neredeyse” dedim.
Sonra bana dönüp,
“Peki sen nasıl hissediyorsun? Anlarsın ya, artık her şey değişecek. Kayınvalidenin asıl torunu doğacak!” diye ekledi.
Şaşkınlıkla sordum:
“Nasıl yani ‘asıl torun’?”
“Farkı anla işte! Sen torun verdin ama şimdi kendi kızının çocuğu olacak.”
Bu sözler bana çok tuhaf geldi. Yani kızın çocukları öz, oğlun çocukları değil mi? Ne saçmalık!
Yine de biliyorum ki Ayşe’nin doğumu sonrası ailemle aramızda hiçbir şey değişmeyecek. Ama o laflar, içimde küçük bir sızı bıraktı.
Acaba bazı büyükanneler gerçekten torunları böyle ayırıyor mu? Oğlundan mı, kızından mı olduğu bu kadar önemli mi?




