Kayınvalidenin Görevine Son Verildi

Nevin Hanım otobüste pencereden dışarı bakıyor, her sabah geçtiği tanıdık sokakları izliyordu. Aynı iş yolculuğu, aynı duraklar, aynı yüzler… Ama bugün her şey farklıydı. Bugün son kez gidiyordu işe.

Çantasında kendi isteğiyle ayrıldığına dair bir dilekçe duruyordu. Standart bir formülasyon, sıradan görünüyordu ama arkasında öyle bir hikaye vardı ki Nevin Hanım hala yaşananlara inanamıyordu.

Otobüs, oğlunun şirketinin ofisinin bulunduğu AVM’nin önünde durdu. Tam dört yıldır muhasebeci olarak çalıştığı şirket. Oğlu Barış’ın üniversiteyi bitirir bitirmez onun desteğiyle kurduğu şirket.

“Anne, emin misin?” diye sormuştu Barış dün akşam, dilekçeyi uzattığında. “Belki biraz daha düşünsen?”

“Eminim oğlum,” demişti Nevin Hanım. “Böylesi herkes için daha iyi.”

Ama şimdi ofise çıkarken kalbi sıkışıyordu. Dört yıllık emek, dört yıllık gurur geride kalıyordu.

Her şey Barış’ın Defne’yi eve getirdiği gün başlamıştı. Güzel, zeki, ekonomi mezunu bir kızdı. Nevin Hanım hemen sevmiş, oğluna yakıştırmıştı onu.

“Anne, tanıştırayım, bu Defne,” demişti Barış mutluluktan parlayarak. “Nişanlım.”

“Tanıştığımıza memnun oldum Nevin Hanım,” diyerek elini uzatmıştı Defne. “Barış sizden çok bahsediyor.”

Bir yıl sonra evlendiler. Sade ama samimi bir düğün oldu. Nevin Hanım yemekleri kendi yapmış, evi süslemiş, arı gibi çalışmıştı. Gençler için unutulmaz bir gün olsun istemişti.

Evlendikten sonra Defne onlara taşındı. Küçük bir iki odalı daireydi ama herkese yetiyordu. Nevin Hanım hep kalabalık bir aile hayal etmişti.

“Anne, Defne de bizimle çalışsa nasıl olur?” diye sormuştu bir akşam Barış. “Ekonomi okudu, şirketin büyümesine yardım edebilir.”

“Tabii canım,” demişti Nevin Hanım. “Akıl akıldan üstündür.”

Defne satış müdürü olarak işe başladı. Enerjik ve hırslıydı, kısa sürede uyum sağladı ve iyi sonuçlar almaya başladı. Şirket büyüdü, yeni müşteriler geldi, kâr arttı.

“Nevin Hanım, bir şey konuşabilir miyiz?” diye sormuştu bir gün Defne muhasebeye girerek.

“Tabii kızım. Sorun nedir?”

“Muhasebe işlerini optimize etmeyi düşündüm de. Her şeyi modern programlara aktarsak, otomatikleştirsek.”

Nevin Hanım başını sallamıştı. Eski yöntemlerin giderek işe yaramaz hale geldiğinin farkındaydı.

“Haklısın Defne’ciğim. Ama benim yaşımda bu yeni programları öğrenmek zor. Eller eskisi gibi sallanmıyor, hafıza zayıflıyor.”

“Sorun değil,” diye gülümsemişti Defne. “Ben yardım ederim. Beraber hallederiz.”

Gerçekten de yardım etmişti. Göstermiş, anlatmış, sabırla tekrarlamıştı. Nevin Hanım elinden geleni yapsa da bilgisayar işleri zor geliyordu.

Barış da annesini destekliyor, çabasını takdir ediyordu. Şirket büyümeye devam ediyordu. Yeni çalışanlar alındı, ofis genişledi, evrak trafiği arttı.

“Anne, nasıl yetişiyorsun?” diye soruyordu Barış. “Çok mu işin var?”

“Yetişiyorum oğlum. Ama itiraf edeyim, zorlanıyorum.”

Nevin Hanım gerçekten yoruluyordu. Eskiden küçük bir şirketin muhasebesini tek başına hallederken şimdi belgeler katlanmıştı. Geç saatlere kadar kalıyor, eve iş götürüyordu.

“Belki bir muhasebeci daha alsak?” diye önermişti Barış.

“Gereksiz masraf olmaz mı?” diye itiraz etmişti Defne. “Nevin Hanım tecrübeli, halleder. Sadece alışması için zaman lazım.”

Defne giderek daha sık eleştirmeye başlamıştı işleri. Ya rapor geç verilmişti, ya hesapta hata çıkmıştı, ya da belgeler yeni düzenlemelere uygun değildi.

“Nevin Hanım, daha dikkatli olmalısınız,” diyordu. “Şirketin itibarı elimizde.”

“Kusura bakma Defne’ciğim. Daha özenli olmaya çalışacağım.”

Nevin Hanım gerçekten çabalıyordu. Her rakamı tekrar kontrol ediyor, geceleri belgelerle uğraşıyordu. Ama yine de arada hatalar oluyordu. Yaş almak kendini hissettiriyordu.

“Barış, ciddi konuşmamız lazım,” demişti bir gün Defne, Nevin Hanım’ın duyacağını sanmadığı bir anda.

“Ne hakkında?”

“Annen hakkında. İşlerin altından kalkamıyor. Sürekli hatalar, gecikmeler. Bu tüm şirketi etkiliyor.”

“Defne, abartma. Anne özenle çalışıyor.”

“Özenle ama verimsiz. Barış, anlamalısın, iş iştir. Verimsiz çalışanları, akraba bile olsa, tutamayız.”

Nevin Hanım bu konuşmayı duyunca içi üşümüştü. Verimsiz çalışan. Demek şimdi ona böyle diyordu, kendi evladı gibi sevdiği gelini.

“Anne, işler nasıl gidiyor?” diye sormuştu ertesi gün Barış.

“Normal oğlum. Neden sordun?”

“Öylesine. Bir şey olursa söylersin. Yardım ederiz.”

Nevin Hanım başını sallamış ama yardım istememişti. Defne’nin haklı olduğunu biliyordu. İşler gerçekten çoğalmıştı.

Vergi dairesinden eleştiriler gelmeye başladı. Defne her seferinde bunun muhasebe hatalarından kaynaklandığını vurguluyordu.

“Nevin Hanım, ceza yedik,” demişti bir sabah. “Yine vergi hesaplarında hata var.”

“Ama ben defalarca kontrol ettim…”

“Yeterince dikkatli değilmişsiniz. Bu ayın üçüncü cezası.”

Barış muhasebe raporlarına baktıkça daha çok surat asıyordu. Defne ise artık açıkça memnuniyetsizliğini dile getirNevin Hanım otobüs penceresinden geçen köyleri izlerken, belki de hayatında ilk kez sadece kendisi için yaşamayı öğreneceğini düşündü.

Rate article
Lifequest
Kayınvalidenin Görevine Son Verildi