Gelinsiz Düğün

Defne aynanun karşısında gelinlik içinde duruverdi, bütün bunların gerçekten başına geldiğine inanamıyordu. Elbisesi üzerine tam oturmuştu – annesi üç hafta boyunca her kıvrımı, her pulu tek tek elden geçirmişti. Şimdi bu güzellik üzerinde, sanki bir sinema perdesi gibi sallanıyordu.

“Defnecim, hazır mısın?” diye seslendi içeriye annesinin can dostu, Teyze Nazlı. “Misafirler geliyor arabalar da hazır.”

“Hazırım,” yalan söyledi Defne, tülünü düzelterek. “Teyzeciğim, belki de iptal etsek? Bir tuhaflık var sanki bu işte…”

“Ne diyorsun sen kuzum!” diye ellerini çırptı Nazlı Teyze. “Annen emek harcadı, paralar döktü! Misafirler geldi, sofralar kuruldu. O İsmet ise…” kafasını iki yana salladı. “Suçu kendinde! Son anda kaçacağına bak!”

Gözleri ağlaktan kıpkırmızı ama kararlı bir ifadeyle annesi Elif Hanım odaya girdi.

“Haydi Defne! Yeter artık! Bırak feryadı!” diye kararlılıkla konuştu. “O avanak herifin bizim bayramımızı mahvetmesine izin vermem! Bu düğünü yapacağız, bütün Kadıköy benim ne güzel kızım olduğunu görsün!”

“Anne, ama bu çok gülünç! Damatsız düğün mü olur? İnsanlar ne der?”

“Ne desinler?” diye yaklaştı Elif Hanım, Defne’nin küpelerini düzeltti. “Elif Hanım aferin diyecekler, evde oturup ağlayacağına, kızının en iyisine layık olduğunu herkese gösterdi diyecekler! İşte bunu diyecekler!”

Defne içini çekti. Anne her zamanki gibiydi – bir kere karar verince onu vazgeçirmek imkansızdı. Kararını da dün akşam, İsmet arayıp “ailenin sorumluluğunu almaya hazır değilim” diye açıkladığında vermişti zaten.

“Anne, düşünsene ne ayıp!” diye bir kez daha denedi Defne.

“Ayıp mı? Asıl ayıp, bir kızın kıymet bilmez bir adamı ömür boyu beklemesi! Biz de onlara onsuz da yaşayabileceğimizi göstereceğiz!” Elif Hanım kapıya döndü. “Tamam, yeter artık. Haydi gidiyoruz!”

Salonda kırk kadar kişi toplanmıştı. Akrabalar, komşular, annesinin iş arkadaşları. Hepsi birbirleriyle fısıldaşıyor, anlayış dolu bakışlar fırlatıyordu. Defne kendini bir karşı komedi sahnesinde gibi hissediyordu.

“Ay Defneciğim, ne kadar güzelsin!” diye koşarak geldi kuzen Özlem. “Peki… şey… İsmet?”

“İşte böyle,” diye kuru bir cevap verdi Defne.

Elif Hanım, genelde müzisyenlerin çıktığı küçük yükseltiye çıktı ve kaşığını bardağa vurdu.

“Sevgili dostlarım!” diye başladı. “Bugün özel bir gün. Kızım Defne, yeni hayatına, kıymet bilmezlerden kurtulmuş özgürlüğüne, kendi mutluluğunun peşine düşme hakkına evleniyor!”

Salonda bir sessizlik çöktü. Biri öksürdü.

“Elif, sen delirdin mi sen?” diye fısıldadı Elif’in kız kardeşi Zeynep Teyze.

“Tam aksine, hayatımda ilk defa aklım başıma geliyor!” diye cevap verdi Elif Hanım. “Defne, gel bakalım buraya!”

Defne isteksizce annesine yaklaştı. Elif Hanım onu kolundan tuttu.

“İşte benim güzeller güzeli kızım! Akıllı, güzel, altın bilezikli! O ise… şey… İsmet, ona layık değil! Herkes bilsin ki biz ağlamıyoruz, biz eğleniyoruz!”

“Anne yeter artık,” diye dişlerinin arasından mırıldandı Defne.

“Durduracağımı mı sanıyorsun!” Elif Hanım kadehini kaldırdı. “Kızımın şerefine! Onun zamanında, kiminle hayatını birleştirmemesi gerektiğini anladığı için!”

Misafirler tedirgin bir şekilde kadehlerini kaldırdı. Bazıları “Şerefe Defne!” diye mırıldandı, bazıları sessizce içkilerinden bir yudum aldı.

“Haydi şimdi sofralara!” diye ilan etti Elif Hanım. “Eğlence başlasın!”

Defne masanın baş köşesindeki yerine oturdu. Hemen yanında, lüle lüle kurdelelerle süslenmiş, damada ayrılmış boş bir sandalye duruyordu. Manzara içler acısıydı.

“Bak, şu sandalyeyi kaldırıversek mi?” diye önerdi Nazlı Teyze.

“Sakın ha!” diye kesip attı Elif Hanım. “Herkes görm
Hazal kendine bakıp iç çekti, bu parlak beyaz gelinliği yarın köy kahvesinde köylü kadınların “Kargalar bile toplanmış!” dediği fısıltılı ortamda, üstelik annesinin “Yarınki boşanmış kına gecesi!” diye şakasına rağmen giyeceğini, böylece herkese hayatın sürprizlerinin, özellikle de Uğur’un son anda telefonu bırakıp kaçması gibi olanların, onu artık eskisi gibi üzmeyeceğini göstereceğini, üstelik sanki kaderim sandığım bu olaylardan sonra kına gecesinden kalma mürekkeple dolu ellerimle kim bilir hangi sonraki komik macerada belki de düğmeleri kopartarak dans ederim diye düşündü.

Rate article
Lifequest
Gelinsiz Düğün