AŞKIN SINIRLARI YOKTUR

Dedesi gözlerini kısıp bana bakıyor: “Bilirsin güzelim, derler ya her Ceyda İzmirli olmaz, her Hasan da Foçalı. Bu günah dünyasında azdır ermişler. Onun için yargılama, kendine bir bak hele. Demek kocan Hasana karşı hep öyle özenli bir eş miydin?” Cevabı bildiği belli.

“Hasan, arkadaşımın yanına gitti! Nerede adalet? Susmalı mıyım?” Öfkeden kudurmuşum.

“Yine de koşup Hasana iş yerinde, patronuna kocanın ne çapkın olduğundan dem vurmaya gitmek yok. Sonra rezil olursun, hepsi bu. Biliriz, gördük… Aldatılan kadınlar mahalle muhtarına sümüklü sümüklü ağlaya ağlaya koşardı. Ama aşk emirlere uymaz, yasak tanımaz. İşe yaramaz, kızım. Boyun eğ. Zaman neyin ne olduğunu gösterecek,” dedem sakindi. Aldatılmışlık haberim, kocamın ihaneti ve arkadaşımın dönekliği, onu ne şaşırttı ne de üzdü. Gündelik bir olaymış gibiydi.

Hah, “boyun eğ” demek kolay. Arkadaşım Ceyda, çıkmış meğer tam bir cadı, yılanın başını küçükken ezeceksin. Kendi kocasını kaybetmiş, benimkine konmuş. Olmaz, vermem!

Hasan eskiden Ceyda’ya bir bakardı ya. Hatırlıyorum, hep beraber hamama gitmiştik. Hasan’ın gözü Ceyda’dan bir saniye ayrılmadı. Kaymağa bulanmış kedi gibiydi. Beyaz peştemala sarılı arkadaşımı gözleriyle kucaklıyor, öpüyordu. O zamandaki yarı kapalı imalara pek kafa yormadım.

Ceyda, şüphesiz, güzel, yumuşak huylu, içten. Ne olmuş? Hasan’la on altı yıl geçirdik, oğlumuz Umut var. Dişli ailemin hiçbir günahkâr gücün kıramayacağına sıkı sıkı inanmıştım.

Ceyda ile Kaan’ın çocukları olmamış. Ceyda’nın bu yüzden çok üzüldüğünü biliyorum. Kaan’dan söz açmam, o hep susardı. Sanırım erkekliğine yediremiyordu. Ailecek dosttuk. Sık sık pikniğe çıkardık, tatilleri beraber geçirirdik. Elimizden geldiğince eğlenirdik. Eh, her şeyin bir zamanı varmış. Belâ kapıda sırıtıyordu.

“Azize, Kaan’ı ‘İlk Yardım’ götürdü. Kalp krizi. Tanrım, kaç kere dedim ona:
‘Hadi bir çocuk yuvasından evlat alalım!’ diye. Hayır, hep sustu, suratı da asıldı. Şimdi bakalım, ne olacak? Çıkabilecek mi?” Perişan Ceyda hıçkıra hıçkıra ağlıyor.

“Sakin ol Ceyda. Her şey yoluna girecek! Göreceksin. Kaan senin pek sağlamdır,” içtenlikle teselli ediyorum arkadaşımı.

“Of, Azize! Kaansız nasıl yaşarım, hayal edemiyorum! Benim ışığımdır o. Hem teselli eder, hem de moral verir. Ben tek başıma neyim?” Ceyda hıçkırıyor.

“Vakitsiz kötüye yorma Ceyda. Kendini topla. Dağılma. Makyaj, manikür, saç… Bir gülümseme tak yüzüne ve hop, kocanın yanına hastaneye! Kaan sana yeniden âşık olur ve çabuk iyileşir…”

O sefer her şey yolunda bitti. Kaanı tedavi ettiler, ayağa kaldırdılar. Hayat yolunda aktı gitti.

Sonra Kaan ile Ceyda üç yaşındaki Elif isimli kızı evlat edindi. Aile mutluluk doruğundaydı.

“İşte şimdi ölmek de korkutmuyor!” dedi birden Kaan, şenlik sofrasında.

“Ne diyorsun? Şimdi sadece yaşanır, kız büyütülür,” Kaan’ın tuhaf sözlerine şaşırdık.

“Diyorum ki, boşa geçmedi ömrüm. En azından bir çocuk yüreğini ısıttım, bağrıma bastım. Karım Ceyda’ya güveniyorum. O, kızla baş eder. Bir şey olursa evlenmesine izin veriyorum…” Kaan’ın gözlerinde tarifsiz bir hüzün vardı, bilmeceli konuşuyordu.

“Ay Kaan, sen de amma şeyler uyduruyorsun! Hadi dostlar, aile saadetimize!” diyerek benim Hasan kadeh kaldırdı.
O gün Kaan’ın iç döküşünü unuttuk. Ta ki vakit gelene…

Ölüm meleği, sanki topal eşek, her kapıda durur. Kendine dikkat etmedi Kaan. İkinci büyük enfarktüs hayatta kalma şansı vermedi. Kaan ebedî uykuda.

Geriye Ceyda ile evlatlık kızı kaldı. Kocası için gereken yası tuttu ve yeniden hayata döndü. Ceyda o zamanlar otuz yaşındaydı. Arkadaşım görünümü baştan aşağı değiştirdi. Sarışınken koyu bir esmer oldu, gardırobunu yeniledi ve eskisinden daha sık gülümsemeye başladı. Biz yine de bayram sofralarında buluşur olduk.

Benim Hasan, her sefer Kaan’ın dul eşi Ceyda’yla görüşmeyi iple çekiyordu. Onun yanında Hasan, şakalarla parıldar, yersiz güler, genç dula yaranmaya çalışırdı. Ceyda’nın kızını da kucağından hiç
Kübra ile Mehmet’in önünde eğilip, gönül rahatlığıyla kendi kabuğuma çekildim, İstanbul’un puslu akşamında içim kederden arınmış, sadece bir anılar denizi kaldı geriye.

Rate article
Lifequest
AŞKIN SINIRLARI YOKTUR