Tartışmanın Kıyısında

Mailini tekrar okuyan Ayşe, gönder butonuna bastıktan sonra bir fincan çay içebilirdi. Şehre ait şirket merkezindeki ofisin penceresine bakarken kısa süre oturdu. Dosyalarını kapatıp masasından kalktı ve sekreter dairesine yöneldi.

orada sadece Münevver vardı. Gözünen gözyaşları yüzünden hâlâ neşesi bozuktu. Ayşe her zamanki gibi karını sürmeye pek alışkın değildi. Muhtemelen yöneticiden eleştiri almıştı. Çay makinesini açtı, rafından kendi çay kutusunu aldı ve karışıksa sürahiye doldurdu. Dairenin karizması olan körfez manzaralı penceresine döndü.

Münevver burundan nefes alarak gülümsemeden pencereye baktı.

“Ne oldu? Sosyal medya mesajını mı pas geçtin? Hatalı işlem mi var?” diye sordu Ayşe.

“Senin ne işin var?”

“Sana çözüm önermeye geldim. Ama sana gerek yok.”

“Neden bu kadar ağlıyorsun?”

Hamilelik testi gerçekleştirdiğini önceden Ayşe pek güvendi. Kapalı otoparktan gelen aracın sahibiyle son birkaç ayın mutluluğu daha başlamışken uzaklaşmıştı Münevver.

Çay suyu kaynatıldı. Ayşe fincanı doldurdu ve Münevver’in karşısına oturdu. Yıkanmış bez bezi doğrultarak uzattı.

“Ofise bu halde girme. Bu tür duygu bozuklukları fark edilir olacak. Asıl önemli olan da şu anda hamilelik seni sonsuza götürmeyen bir durum olamaz.”

Münevver yüzünü kaldırdı, gözlerinde yorgunluk belirdi.

“Beni nereden biliyorsun?”

“Okadar zekice olmasaydık da, senin için bu tür geçmişler tekrarlanırdı. O seni sevdiğini, ödülleri taşımakla teklif etmesine rağmen ona ulaşamıyorsun. Senin durumunun farkına varmak.”

“Soruları şimdiden koyuyorsun. Oğlanı olursa senin öngörülerini fark edip kopabilirsin. Yeni yaşıma göre uygun şekilde enfes bir çocuk sana yatsa bile, bir eve sığmazsın. Emekli anne babanla konuya karışık olursun. Kodlara uygun evlat yetiştirmek aynı zamanda maddi yükümlülükler taşımak demektir. Bu da sana işleri zorlaştırır. Daha sonra genç yaşta kocanla çatışmalara girip onu başımıza atan yaşlı bir kadın olursun. Onun gibi olursun!”

“Senin de ne bildiğini sandın? Güvenli bir dünyada yaşıyorsun! Seninle aynı hata yapayım demiyorum!” Münevver odadan çıktı. Sıkılmış bez bezeczeler yanındaydı.

Ayşe çayını içti. Arayış içine girmeyen bir genç yaş vardı. Daha önceki ilişkilerinde suveren kararlar alabilirdi. Bu adamlar para etkiliydi ama Ayşe bir anlık zekâsını bu şekilde kullanmak istemiyordu.

“Sana Allah emaneti Ayşe Hanim, Recep Bey seni arıyor,” dedi biri.

“Geç.” Ayşe çayını içip tencere公共服务进行了最后的清空.

Büroda genel olarak cebir ile işe yaramayan, fotoğrafçı olarak hediye ettiğim herkesin kıskandığı bu kişiydi. Her iş teklifi, her tanışma onun üzerine olurdu. Kadınların alışılmış özenli duruşlarına karşı, Ayşe kendini saklayarak sadece işe odaklandı. Kendinin rahatlatıcı davranışları bir erkeğin güzelliğine karşı da çevrildi. Kimileri onun kendi geçmişiyle mücadele ettiğini de spekülasyonlarla biliyordu.

Hepsi de herkese bu sesi duyuruyordu. Ailesiyle olan eski çatışmalar. Babası üzerinden her zamanki varlık.

Yılı sohbetler ve babasıyla olan tartışmalar… Annesi her gün yeni bir beklentiydi. Meslek şekliyle kadın bir üniverste mezunu, unitelerde eğitim veren babası bir zamanlar girişimciydi. Bütçe sıkıntısıyla işi terk etmişti. Anne ise, bu işin ona yeterli olmadığını düşünmeye başlamıştı. Onu yeteri kadar kendi haksızlığını gözden kaldırabilmek için yavaş yavaş küçük bir işe geçmişti.

Bir gün Ayşe, evde uyandığında hem annesinin hem babasının sesini duymuştı. Baba kişisel olarak maddî bir beklenti ile başlamıştı.

“Aman sus, iyice uymış. Sana bir daha sormam. Evet, iş mi?”

Baba cevap verirken sıvıydı sanki.

“Sence beni neden söylüyorum? Zaten gelip kumar oynuyorum. Seni düşündün mü bir kere?”

Annesi hafifçe itiraz etti.

“Yorgunum.”

“Yavaşla, anlayışlı ol. Ona da bak. Kardeşlerinden hoşlanıyor. Kadınlara kuru sarp bir bakış veremiyor.”

Ayşe koridorda gizlice dinledi. Bu tür tartışmaların bir sebebi vardı. Annesi her zaman ekonomik sorunlar yüzünden bir iş daha bulmuştu.

“Benimle çalıştın bildiğin. Eğer ödeme yapacaksa, ben burada varım. Sen de istersen deneyelim. Ama senin yanında bir şey olmayacak. Şu karanlık hikâyelerden öte bir kalite olmayacak.”

“Biliyorum, nerede çalışıyorsun?”

“Söylesem ne olur?”

“Her şeye rağmen benim çocuklarıma vermek zorundasın.”

Baba homurdandı. Annesi de cevabı aldı.

“Eh, yarın konuşalım.”

Annesi sinirden kıkırdamaya başladı. Ayşe, tüm bu hüzün içinde babasının eve gelmediğini fark etti. Annesi, Ayşe’ye bulaşmadan sofraya oturdu.

“Bu sene nerede?” dedi Ayşe.

“Seyahate çıkmış.”

Annesi, otoyoldan gelen bir arabada oturdu. Ayşe bu izlemeyle başa çıkmaya çalıştı. Annesi biriyle görüşüyordu. Ayşe bu durumu kendi dünyasına kapatmak istiyordu.

Okuldaki son günleri geçtiği gibi üniversiteye gitti. Teorpia ve ek iş için profesyonel bir tutum benimseyip kendi kendini geliştirdi. Sekiz yıllık çalışma süresince yaşadıkları, babasının durumu, annesinin başka bir partnerinin olmasının ağırlığı.

Annesiyle olan çatışmaları gittikçe azaldı. Ancak ebeveynlerin beklenmedik razılaşmaları, Ayşe’ye her zaman ait bir diğeri olmadığını onun için düşünmeye başlasına neden oldu.

Ve bir gün, İstanbul’a taşınmak kararını verdi. Yeni bir proje için meslektaşları ona destek oluyordu. Ailesindeki maddi beklentilerle birlikte, Ayşe yeni bir yol haritalaması yapmaya karar verdi. Annesiyle olan ilişkisini yeniden ipotekleştirmek istemedi.

İşten sonra babasına uğradı.

“Baba, İstanbul’a gitmek için zamanı geldi. Ev boşta. Sana açık. Başını belaya sokarsan sana yardım ederim,” dedi.

“Benim neden gereksinimim var? Sana normal doğuranlar gibi similar olsaydım. Seni bu yol boyunca terk edemem.”

“Annelere uğramak istiyor musun?”

“Senin için değil.”

Ayşe babasına sarıldı. Annesinin ikinci bir kişisi olduğu bir önyargıydı. Sürekli annesine kızmak istememişti. Ancak onun gibi beklentilerle yola devam etmek istemiyordu.

Kendini özgür bir kıza çevirmişti Ayşe. Ailesinden farklı olarak kendi mutluluğunu, kendi hedeflerini koyarak organize etmişti. Para ve kariyer, onun için daha önceki ilişkilerin aksine, temel unsurlardı.

Böylece, Ayşe’nin hikâyesi, aile çatışmasının ve kendi kararlarının birleştiği Ankara’dan İstanbul’a uzandı. Hayatın hafif bir imajıyla devam eden bu yolculuk, onun için yeniden bir başlangıç oldu.

Rate article
Lifequest
Tartışmanın Kıyısında