Bir Şans Daha
Elif neşeyle uyandı, bugün on sekizinci yaş günüydü! Ailesinin ona bir hediye hazırladığını biliyordu. Tam olarak ne olduğunu bilmiyordu ama tahmin ediyordu—altın, küçük bir elmaslı yüzük istiyordu içten içe.
“Kızım, uyan! Doğum günün kutlu olsun!” dedi annesi, avucunda minik bir kutu tutarken. Babası da yanında gülümseyerek duruyordu.
“Sağ olun anneciğim, babacığım!” diye heyecanla atladı yataktan ve yüzüğü hemen gururla parmağına taktı. “Çok güzel!” İkisini de tek tek sarılıp öptü. “Ama bu çok pahalı…”
“Sevgili kızımızın on sekizinci yaş gününde böyle bir hediye alamayacak mıyız? Hem sen bunu çok istiyordun,” dedi babası.
“Kalk kızım, daha bitmedi! Sana bir sürpriz yaptık—denize gidiyoruz. Hem bizim izin, hem senin üniversiteden tatil,” diye ekledi annesi.
“Gerçekten mi? Ayy, ne kadar sinsiymişsiniz, hiç sesiniz çıkmadı! Peki ya eşyalar? Toplamak lazım—”
“Ben çoktan hazırladım, sen de kontrol edersin, eksiğimiz kalmaz,” diyerek annesi odadan çıktı.
Elif’in içi neşeyle doluydu, tek üzüldüğü camdan yağan yağmurdu. Ama evden çıkana kadar yağmur dinmişti. Bavulları arabaya yerleştirip yola koyuldular. Şehir dışına çıktıklarında Elif, sahilde güneşlenmeyi, denize girmeyi hayal ediyordu. Özellikle de arkadaşı Seda’nın bronzluğunu görüp kıskanacağını düşündükçe içi gürüldüyordu…
Sonra aniden…
Gözlerini açmaya çalıştığında her yeri acıyordu. Kalkmaya çalıştı, ama dayanamayıp çığlık attı.
“Yat, yat! Kımıldama,” diyen bir kadın sesi duydu başucundan. Beyaz önlüklü bir hemşire yastığı düzeltiyordu. “Doktoru çağırıyorum hemen.”
Gözlerini açtığında karşısında yaşlı, gözlüklü bir doktor duruyordu. Yavaşça elini tuttu:
“Trafik kazası geçirdiniz. Karşı yönden gelen bir kamyon sizin aracınıza çarptı…” dedi yumuşak bir sesle.
“Annem, babam nerede? Onları görmek istiyorum!” diye ağlamaya başladı Elif, yanaklarından yaşlar süzülürken.
“Elif, güçlü olman gerekiyor… Ailen… kurtarılamadı. Sen mucize eseri yaşadın.”
“Hayır, yalan söylüyorsun! Babam dikkatli bir sürücüydü!”
Ama doktor haklıydı. Yağmurdan kaygan yolda kontrolden çıkan kamyon onlara çarpmıştı. Elif aylarca hastanede kaldı, ailesinin kaybını kabullenemedi. İğneler, ilaçlar… Ama uyku ile uyanılmak arasındaki o bulanık anlarda bile tek düşündüğü, onlardı.
Sonra bir gün doktor kötü haberi açıkladı—iki ağır gElif, hayatın ona bir şans daha verdiğini anladı ve kaybettiklerinin yerini dolduracak yeni bir aile kurmak için kolları sıvadı.




