Kuşlar Gibi Özgür

Kadınlar Hamamında

“Fatma Hanım, bugün Ali’nin okulunda saat altıda veli toplantısı var. Gitmeniz gerekiyor, çünkü ben ve Ahmet yetişemeyeceğiz. Unutmamanız için saat beş gibi size hatırlatmak için arayacağım,” diye çıkıştı gelini Aylin, aynı anda dudaklarını rujla süsleyerek.

“Aylin, kızım, sen kendin git. Kulaklarım duymuyor. O kadar çok veli var ki… Herkes bir şeyler söylüyor, ben de sadece strese giriyorum,” diye karşılık verdi Fatma Hanım, odasından çıkarak.

“Fatma Hanım, Ahmet gece geç saatlere kadar çalışıyor, benimse raporlarım var. Siz zaten evde oturuyorsunuz! Her seferinde aynı şey başlıyor…” diye öfkeyle homurdandı Aylin.

“Aylin, öylesine oturmuyorum ki evde. Temizlik yapıyorum, alışverişe çıkıyorum, Ali’ye yemek hazırlıyorum… Üstelik ben altmış yedi yaşındayım,” diye ısrar etti Fatma Hanım.

“Şimdiden kavga çıkarmaya niyetliniz. Torununuza çorba pişirdiğiniz için bana sitem edeceksiniz. Hem o sizin tek torununuz, bu arada! Ahmet, neden susuyorsun? Bir şey söylesene!” Aylin, öfkeden köpürmüş bir halde kocasına döndü.

“Anne, gerçekten. Git işte. Otur, dinle. Para toplamak için bir şey söylerlerse, hemen bana yaz, ben gönderirim. Ne var yani… Neden tartışıyoruz ki?” diye her zamanki sakin sesiyle cevap verdi Ahmet, Fatma Hanım’ın oğlu.

“Yine de… Bugün gidemem. Zaten kendi planlarım vardı…” diye fısıldadı Fatma Hanım.

“Öyleyse, planlarınıza devam edin. Herkesin velisi gelecek, bizim çocuk yetim gibi kalacak! Bozulan günüm için teşekkürler!” diye bağırdı Aylin ve kapıyı çarparak evden çıktı.

“İşte bu yüzden… Herkesin velisi…” dedi Fatma Hanım ve odasına çekildi.
Ahmet, girişte biraz durakladı, aynanın önünde kravatını düzeltti, dizüstü bilgisayarını aldı ve çıkmak üzere yöneldi.

“Ben gidiyorum. Ali, okula ilk derse geç kalma, olur mu?” dedikten sonra, Ahmet de kapıyı çarparak çıktı.
Evde bir sessizlik çöktü…

On iki yaşındaki Ali, okula gitmek üzere hazırlanmıştı. Çıkışa kalan birkaç dakikayı faydalı bir şekilde değerlendirmeye karar verdi—oyun konsolunda oynamak için. Kulaklıklarını takmış, evde olup bitenleri pek dinlemiyordu. Daha doğrusu, hiçbir şey duymuyordu…

…Fatma Hanım, odasında küçük bir kanepeye oturmuş, p

Rate article
Lifequest
Kuşlar Gibi Özgür