— Ne var yani? Bizim Volkan’la her şey yolunda. Örnek bir aileyiz, hiçbir kusurumuz yok, çocuklarımız da iyi insanlar olarak büyüdü.
— Volkan, yine anahtarları mı unuttun? — Nevin Hanım, kapıdaki o tanıdık öksürüğü duyunca iç çekti. Kocası asla çalmazdı, sadece bekler, onun açacağını bilirdi.
— Unuttum, — diye mırıldandı Volkan Bey, antreye sıkışarak girdi. — Sabah acelem vardı, önemli bir toplantı vardı.
Nevin, onun ayakkabılarını çıkarıp koridorun ortasına bırakışını izledi ve sessizce yerine koydu. Kırk yıllık evlilik, ona boş şeyler için kavga etmemeyi öğretmişti. Volkan Bey fabrikada başmühendisti, önemli projelerden sorumluydu, evde huzur istiyordu. Ne olmuş yani, ayakkabılarını yerine koyamaz mıydı?
— İşler nasıl gidiyor? — diye sordu eşi, tabağına çorba koyarken.
— Her zamanki gibi. Patronlar baskı yapıyor, işçiler anlamıyor, makineler eski. Ama idare ediyoruz, — Volkan Bey, gözlerini gazeteden ayırmadan mekanik bir şekilde sayfaları çeviriyordu.
Nevin, komşusu Olcay Hanım’ın alkolik oğlundan yakındığını anlatacaktı ama vazgeçti. Volkan’ın işten sonra başkalarının dertlerini dinlemeye hali yoktu.
— Bu arada, — diye birden başını kaldırdı kocası, — Semih Bey’e terfi teklif etmişler. Ankara’ya, genel müdürlüğe transfer oluyor. İyi bir pozisyon, maaşı üç katına çıkacak.
— Onun için iyi olmuş, — diye başını salladı Nevin, masayı toplarken.
— Beni de onun yerine önermiş, — diye ekledi Volkan Bey alçak sesle.
Nevin, elindeki tabaklarla donakaldı.
— Yani nasıl yani?
— Müdür gelecek hafta karar verecek. Eğer olursa, başmühendis yardımcısı olacağım. Maaş neredeyse iki katına çıkacak, sosyal haklar, uzatılmış izin…
Volkan Bey sakin konuşuyordu ama Nevin sesindeki gizli heyecanı duyabiliyordu. Kocasını avucunun içi gibi biliyordu. Yıllardır bu pozisyonu hayal ediyordu ama asla açıkça hırsını göstermezdi.
— Volkan, bu harika bir şey! — diyerek yanına oturdu, elini tuttu. — Bunu hak ettin. Yıllardır dürüstçe çalışıyorsun, fabrikayı hiç yarı yolda bırakmadın.
— Belli olmaz, verirler mi vermezler mi, — diye omuz silkti kocası ama Nevin yüzünden, zaten kendini yeni pozisyonda hayal ettiğini anlamıştı.
Bütün akşam Volkan Bey olağandışı neşeliydi. Yeni projelerden, gerçekleştirebileceklerinden, seyahatlerden, nihayet eski “Şahin” yerine yeni bir araba alacaklarından bahsetti. Nevin dinledi ve onunla birlikte sevindi. Yemekten sonra müzik açıp mutfakta gençlik günlerindeki gibi dans bile ettiler.
Ertesi gün Nevin, bahçede Semih Bey’in eşi Meral Hanım’la karşılaştı.
— Tebrikler! — diye gülümsedi komşu. — Serkan dün anlattı, Volkan Bey onun yerine geçebilirmiş. Mükemmel bir pozisyon, sizin adınıza çok sevindik.
— Teşekkür ederim, ama henüz kesin bir şey yok, — diye temkinli cevap verdi Nevin.
— Aman ne var, neredeyse kesinleşmiş. Serkan diyor ki başka aday bile düşünmüyorlar. Volkan Bey zaten departmandaki en iyi uzman, herkes ona saygı duyuyor.
Nevin, içi rahat bir şekilde eve yürüdü. Demek Volkan boşuna umutlanmıyordu. Eğer Semih Bey öyle diyorsa, terfi neredeyse garantidi.
Evde, kutlama yemeği hazırlamaya karar verdi. Markete gidip et aldı, Volkan’ın sevdiği tatlıları. Yemek yaparken şarkı mırıldanıyordu. Kendini uzun zamandır bu kadar mutlu hissetmemişti.
Volkan Bey geç geldi, yorgun ve asık suratlı.
— Ne oldu? — diye telaşlandı eşi.
— Önemli bir şey yok. Sıradan bir iş günü, — diyerek masaya oturdu ama yemeğe bile dokunmadı.
— Volkan, niye susuyorsun? Terfiyle ilgili bir şey mi duydun?
— Gelecek hafta karar vereceklermiş.
— Sorun mu var?
Volkan Bey uzun süre sustu, sonra derin bir iç çekti:
— Anlatayım Nevin, işler o kadar basit değil. Rekabet çok. İbrahim de bu pozisyonu istiyor. Bir de yandaki atölyeden Kemal.
— Ama Semih Bey senin en iyi aday olduğunu söylemişti!
— Semih öyle dedi ama kararı o vermiyor. Hem İbrahim’in torpili var. Karısı belediyede çalışıyor, müdürün kayınbiraderi yeğeni.
Nevin’in yüreği burkuldu. Yoksa her şey göründüğü kadar pembe değil miydi?
Ertesi gün, arkadaşı Lale’ye gitmeye karar verdi. Lale, aynı fabrikanın insan kaynakları departmanında çalışıyordu, tüm atamalardan haberi olurdu.
— Dinle Lale, — diye başladı Nevin, daha ayakkabılarını çıkarmadan, — Volkan’ın terfisi hakkında ne biliyorsun?
Lale çaydanlığı koydu, bisküvi çıkardı, karşısına oturdu.
— Böyle bir pozisyon olduğunu biliyorum. Ve Volkan Bey gerçekten adaylardan biri.
— Başka ne biliyorsun? Rakipleri kim? Şansı var mı?
— Nevin, anlarsın ya, resmi bilgileri paylaşamam, — diye duraksadı Lale.
— Lale, yıllardır arkadaşız! Bir şeyler söylesene. Volkan perişan oldu, ben de nasıl yardım edeceğimi bilmiyorum.
Arkadaşı uzun süre sustu, sonra eğilip fısıldadı:
— Tamam, aramızda kalsın. Volkan Bey’in şansı yüksek. Gerçekten en iyi uzman. Ama bir incelik var. Yeni atama prosedürünü duydun mu?
— Ne prosedürü?




