Annenin Yüreği: Kızım, Kadınsın Sonuçta, Küçük Kızın Ne Suçu Var? Başka Bir Kadından Olsa Ne Olur? Sen Büyüteceksin Onu, O Da Sana ‘Anne’ Diyecek. Oldu İşte, Ama Sen Daha Bilge Olmalısın, Eşini Seviyorsan Onun Kızını Da Seveceksin

” Seni bir türlü anlamıyorum kızım, sonuçta sen bir kadınsın, o küçük kızın ne suçu var? Başka bir kadından olmuş diye ne olacak? Onu büyüteceksin, sonra sana anne diyecek. Böyle oldu işte, ama sen daha bilge olmalısın, kocanı seviyorsan onun kızını da sev.”

Erkene, sosyal hizmetlerden arayıp hiç tanımadığı öz kızını almaya çağırdıklarında şaşkına döndü.
” Ayşe, otur lütfen, sana önemli bir şey söylemem gerekiyor,” dedi Mehmet iç çekerek.

” Bugün sosyal hizmetlerden aradılar, kızım şu an bir yetimhanede.”
Ayşe şaşkınlıktan irkildi:
” Ne kızı? Kimden? Şaka mı yapıyorsun?”

Mehmet başını öne eğdi:
” Hayır Ayşe, şaka değil. Yaklaşık altı yıl önce, seninle daha yeni tanışmıştık, o zamanlar Emelle görüşüyordum. Seninle ciddileşince onu terk ettim. Bir yıl sonra beni buldu ve benden Elifi olduğunu söyledi. İnanmadım, gidip baktım, DNA testine bile gerek yok, kızım olduğu belli. Emele ne oldu bilmiyorum, bana sadece arayıp Elifi alıp almayacağımı sordular.”

Ayşenin ilk tepkisi bağırmak oldu:
” Hayır, bana başkasının kızı gerekmez!”
Ama kocasının gözlerindeki ifade onu yumuşattı:
” Tamam, önce onu birlikte ziyaret edelim,” diye dikkatle cevap verdi.

Mehmet, karısının tepkisine sevindi ve düşünüp taşındıktan sonra ertesi gün yola çıktılar. Ayşe, beş yaşındaki kız çocuğuna baktığında Mehmetle bir benzerlik göremedi. Elif, oldukça zayıf ve küçücüktü. Yıpranmış bir ayıcıkla oynuyor, soru sorulduğunda yüzünü onun tüylerine gömüyordu. Doğrusu Ayşe, kızı pek sevmemişti, ama ona acıyordu. Belki tamamen yabancı olsaydı, kalbi daha fazla yumuşardı, ama kıskançlık duygusu bu küçük kıza yönelmişti.

Öğrendiklerine göre, Elifi Emelden almışlardı. Annesi düzensiz bir hayat sürüyor, içkiye düşkünlüğü ve sabahlara kadar eğlenceleri yüzünden kızını ihmal etmişti. Tek yaptığı, babanın kim olduğunu söylemekti. Artık geri dönüş yoktu.

Ayşe, Mehmetin kızı almakta kararlı olduğunu görünce onu vazgeçirmeye çalıştı, ama Mehmet bir gün öfkeyle patladı:
” Kendin çocuk doğuramıyorsun, oturup sessiz kalıyorsun. Ama ben öz kızımı yetimhaneye bırakmam. Beğenmiyorsan git, ben tek başıma hallederim!”

Bu sözler Ayşeyi derinden yaralamıştı, ama Mehmet haklıydı. Çocuk istiyordu, oysa Ayşenin gençliğindeki sağlık sorunları yüzünden doktorlar ona çocuk sahibi olamayacağını söylemişlerdi. Üstelik Mehmeti seviyordu, onu terk etmek istemiyordu. Çalışkandı, evine bağlıydı, içkiye düşkün değildi. Böyle bir adamı bırakırsa, yerine daha iyisini bulamazdı.

Mehmet, kızını eve getirdiğinde karısını uyardı:
” Eğer ona kötü davrandığını görürsem, sonuçlarına katlanırsın.”

Ayşe, mecburiyetten Elifle ilgilenmeye başladı. Onu yıkadı, temiz giysiler giydirdi, saçlarını ördü. Kız sessizdi, ona dokunulmadıkça tepki vermiyordu. Köşesinde oturup ayıcığına bir şeyler fısıldıyordu.

” Çok garip bir çocuk,” diye komşulara şikayet ediyordu Ayşe. “Ne beni ne de Mehmeti tanıyor gibi. Bana evet ya da hayır dışında bir şey söylemiyor. Bazen ona bakıyorum da, acaba zihninde bir sorun mu var diye düşünüyorum. Şimdi sessiz, ama bir gün ansızın ne yapacağı belli olmaz.”

Komşular anlayışla başlarını salladı. Mehmet de değişmişti. Eskiden eve gelir gelmez Ayşeyi öper, sarılırdı. Şimdi ilgisi tamamen kızındaydı. Elif önce kaçıyordu, sonra alıştı ve babasının peşinden ayrılmaz oldu.

Ayşe tabii ki kocasını kızına kaptırdığı için kıskanıyordu. Mehmet ise sürekli homurdanıyordu. Bir gün, Elif dışarıda oynarken, karısına döndü:
” Sen ona bir oyuncakmış gibi davranıyorsun. Gereksiz yere gülümsemiyorsun bile. Oysa ona sevgi dolu bir anne lazım, yabancı bir teyze değil!”

İşte o zaman Ayşenin sabrı taştı:
” Ne annesi be! Benim için hiçbir şey ifade etmiyor, anlıyor musun? Onun için kendimi paralamayacağım. Siz ikiniz istediğiniz gibi yaşayın, ben annemin yanına gidiyorum!”

Gitti, Mehmetin peşinden koşup yalvaracağını umuyordu. Ama öyle olmadı. Bir hafta geçti, iki hafta Mehmetten ses çıkmadı. Ayşe ağlıyordu. Annesi önce onu sakinleştirmeye çalıştı, ama kızının yuvasının dağılmasına izin veremezdi.

” Seni bir türlü anlamıyorum kızım, sonuçta sen bir kadınsın, o küçük kızın ne suçu var? Başka bir kadından olmuş diye ne olacak? Onu büyüteceksin, sonra sana anne diyecek. Böyle oldu işte, ama sen daha bilge olmalısın, kocanı seviyorsan onun kızını da sev.”

Ayşe eve döndüğünde Mehmet garajda bir şeyler tamir ediyordu. Yanında Elif, ayıcığıyla neşeyle oynuyordu. Mehmet onu fark etti, kaşlarını çattı. Ayşe irkildi ve durdu. Tam o sırada Elif ayağa kalktı, babasının elinden tuttu ve onu Ayşeye doğru çekti.

Rate article
Lifequest
Annenin Yüreği: Kızım, Kadınsın Sonuçta, Küçük Kızın Ne Suçu Var? Başka Bir Kadından Olsa Ne Olur? Sen Büyüteceksin Onu, O Da Sana ‘Anne’ Diyecek. Oldu İşte, Ama Sen Daha Bilge Olmalısın, Eşini Seviyorsan Onun Kızını Da Seveceksin