Amca, lütfen bana bu çikolatayı verir misiniz? Anneme hediye etmek istiyorum, bugün 8 Mart Kadınlar Günü!

Amca, lütfen bana o çikolatayı verin. Anneme hediye etmek istiyorum, çünkü bugün 8 Mart.
Burak Bey, iş ortağıyla pikniğe gitmek üzereyken bir markete uğradı. Şirketin önemli isimleriyle tanışma fırsatı olacağı için nişanlısı Elif, restoran yerine pikniği tercih etmişti. Elif için altın bir kolye almış, arabaya koymuştu. Şimdi de bir şişe rakı, bir buket çiçek ve Elifin sevdiği lüks bir çikolata alacaktı.
Çikolata reyonuna gittiğinde rafların neredeyse boş olduğunu gördü. 8 Mart nedeniyle her şey tükenmişti. Sadece ucuz markalar kalmıştı ki, Elif onlara bile bakmazdı. Ancak en üst rafta son bir paket kaliteli çikolata gördü. Tam elini uzattığında bir çocuk koluna yapıştı.
“Amca, lütfen bu çikolatayı bana verir misiniz? Anneme hediye etmek istiyorum!”
Burak şaşırdı: “Başka birini alsana? Bak, burada daha bir sürü var.”
Çocuk mahcup bir ifadeyle, “Annem bunu reklamlarda görmüş. Hiç yemedi, hep merak etti,” dedi.
Burak düşündü, sonra çikolatayı uzattı. Elif zaten her şeye sahipti. Ama bu çocuk için bu küçük hediye büyük bir anlam taşıyordu.
“Al, kutlu olsun!” dedi.
Çocuk sevinçle çikolatayı aldı, teşekkür edip koşarak kasaya gitti. Burak da onu takip etti. Kasada, çocuğun bozuk paraları saymaya çalıştığını gördü.
“Teyze, yetiyor mu?” diye sordu çocuk.
Kasap kadın soğuk bir tavırla, “Yarısı bile değil. Çabuk topla şunları,” dedi.
Çocuğun gözleri doldu: “Ama çok istiyorum…”
Burak hemen müdahale etti: “Kutlu olsun hanımefendi! Çocuğa satın lütfen,” diyerek kartını uzattı.
Çocuk şaşkınlıkla bozuk paraları toplarken, “Alın, borcum…” diye mırıldandı.
Burak gülümsedi: “Borç yok, bu benim hediyem.”
Marketten çıkarken çocuk peşine takıldı: “Amca, ben anneme hediye edecektim, şimdi siz mi oldunuz?”
Burak durdu: “Adın ne senin?”
“Efe,” dedi çocuk. “Önce annemin ilaçları için para biriktiriyordum. Komşu teyzeler veriyordu. Ama sonra dedim ki, bugün anneme mutluluk verelim. İlaçları sonra alırım.”
Burak duygulandı: “Peki annen neden hasta?”
“İşten atıldı, çok üzüldü. Sonra pazarda çalışırken yağmurda hastalandı. Doktorlar pahalı ilaçlar yazdı, alamadık.”
Burak derin bir nefes aldı: “Efe, anneni ben de göreyim mi? Belki yardım edebilirim.”
Efenin gözleri parladı: “Evet! Evimiz hemen şurada.”
Burak arabadan çiçekleri aldı, Efeyi takip etti. Ev sessiz ve yorgun görünüyordu. İçeri girdiğinde bir kadın sesi duydu:
“Efe, neredeydin bu kadar?”
Bu ses… Buraka tanıdık gelmişti.
“Bir amca geldi, annem. Bize yardım edecek,” dedi Efe.
Kadın şaşkınlıkla kapıya geldi. Burak ona çiçekleri uzattı: “8 Mart kutlu olsun.” Sonra donup kaldı.
“Serap Hanım? Siz misiniz?”
Kadın güçlükle ayağa kalkmaya çalıştı: “Burak Bey? Nasıl…”
Burak hemen yanına oturdu: “Ne oldu size? İşten neden ayrıldınız? Bana kendi isteğinizle gittiğiniz söylendi!”
Serap acı bir gülümsemeyle, “Elif Hanım mı söyledi? O beni kovdu. Üstelik tüm şirketlere kötü referans verdi. Kimse işe almıyor.”
Burak şok oldu: “Neden bana söylemediniz?”
“Size inanmazdınız. Elif Hanım tehdit etti, ‘Bir kelime edersen seni hapse attırırım’ dedi.”
Burak telefonunu çıkarıp hemen ilaçları sipariş etti. Sonra Serapa döndü: “Bu gece ilaçlar gelir. İyileşince işe geri döneceksiniz. Elif artık şirkette olmayacak.”
Tam çıkarken bir fotoğraf gördü. Eski bir tatil fotoğrafı… Kendisi ve Serap.
“Bu fotoğraf…” diye mırıldandı.
Serap sessizce, “Antalyada çekilmişti. Sizi tanıdım, ama siz beni hatırlamadınız. Sonra Efe doğdu…”
Burakın dünyası başına yıkıldı. Efenin yaşını hesapladı.
“Oğlum mu?” diye fısıldadı.
Serap başını salladı.
Burak hemen Elifin yanına gitti. Ona gerçekleri anlattı. Elif inkâr etmeye çalıştı, ama Burak artık her şeyi biliyordu.
O gece Serap ve Efeyi evine aldı. Serap iyileşti ve kısa süre sonra evlendiler.
Efe artık mutlu bir çocuktu. Her 8 Martta annesine o çikolatadan almayı gelenek haline getirdilerçünkü o küçük hediye, onlara ailelerini geri vermişti.

Rate article
Lifequest
Amca, lütfen bana bu çikolatayı verir misiniz? Anneme hediye etmek istiyorum, bugün 8 Mart Kadınlar Günü!