Kocasını Terk Edip Evleri Sattığında, Ben Karanlıkta Bir Işık Buldum

Aylin donup evi sattı, ama ben karanlıkta bir ışık buldum

Aylin, dünyası başına yıkılmış gibi donakaldı, kayınbiraderi Can kendisine katlanmış bir kağıt uzatıp hızla uzaklaşırken. İçine bir kurt düşmüştü zatenMehmetin artık yabancılaştığını, kardeşinin yanında kaldığını, domuz çiftliği hayallerinden bahsettiğini biliyordu. Kağıdı açtı. “Aylin, gidiyorum, affet. Çocukları bırakmayacağım, seninle yaşayamam. Evi sattım, bu senin payın. Annene git.” Yere saçılan banknotların üzerinde, rüzgârın hayatını alıp götürdüğü bir çınar gibi sallanıyordu.

Nine Fatma titrek bir sesle içeri girdi: “Aylinim, ne oldu?” Aylin boğazındaki düğümü yuttu. “Bir şey yok, anneciğim, git çayını iç, kurabiyeler yanıyor.” Yanık vanilya kokusuna karışan acı duman. Bu anı bekliyorduMehmetin ablasının karısı Nurcanın söylentileri zayıftı, ama Aylin onları hep kenara itti. Gerçek şimdi ayaklarının dibinde yatıyordu, soğuk ve keskin, bir bıçak gibi.

Oğlu Eren bahçeden koşarak geldi: “Anne, amca Hasan çağırıyor.” Paltosunu çekip çıktı. Komşu rahatsızca kıpırdandı: “Selam, Aylin Evi biz aldık, eşim Elif için Ama istediğin kadar kalabilirsin.” Aylin dimdik durdu: “Bana üç gün ver, taşınacağım.” Kapıyı çarptı, ardından gelen “Nereye gideceksin?” sorusunu duymazdan geldi. Eren, yanakları kıpkırmızı, koşarak yanına geldi: “Anne, babam nerede?” Onu sıkıca sardı, yırtık şapkasındaki ter kokusunu içine çekti ve sessizce ağladı. “Gitti, yavrum.” “Onu öldüreceğim!” “Gerek yok, biz güçlüyüz, hallederiz.”

Küçük kızı Zeynep hıçkırıklara boğulurken, Aylin çocukları masaya oturttu ve nine Fatmanın yanına gitti. Nine pencere kenarında oturuyordu, omuzları titriyordu. “Aylin, beni huzurevine yazdır.” “Ne diyorsun, seninle gideceğiz.” “Nereye?” “Henüz bilmiyorum.” Aylin annesini aradı, ama o sadece sızlandı: “O alçağın yanına git, paraları yüzüne çarp!” “Hayır.” Annesi yardım edemezdiyeni bir ailesi vardı, üvey babası Aylini yıllar önce evden kovmuştu. Nine Fatma, annesinin kız kardeşi, köy boşaltılınca kimsesiz kalmıştı. Kendi kızları onu terk etmiş, Aylin ise altı yıl önce yanına almıştı. Şimdi onlar tek bir aileydi.

Telefon yine çaldı. Anne: “Nine Fatmayla nereye gideceksin?” “Sana değil.” Aylin telefonu kapattı, eski bir adres defterini açtı, bir numarayı tuşladı. “Aylin, Mehmetten ayrıldım, nine Fatmayı yanına alabilir miyim?” “Olmaz, tansiyonum çıkıyor!” Aylin telefona baktı, sonra çocuklara ve nineye. Geniş bir vagon, üzgün gözleriyle ince bir kadın, ciddi bir oğlan, neşeli bir kız ve gözyaşlarıyla titreyen bir nine. Gidebileceği tek yere gidiyordu.

“Merhaba, baba,” dedi Aylin, eşikte durarak. Babası şaşkınlıkla: “Çocuklar? Nine Fatma?” “Bana büyükannenin miras bıraktığı dairenin anahtarını ver.” Üvey annesi Lale gülümsedi: “Buyrun, ne mutlu bize!” Ama üç gün sonra Aylin onun fısıltısını duydu: “Bu misafirler ne zaman gidecek?” “Baba, daire nerede?” Lale kaşığı fırlattı: “O daire yok, annenle sattık, parayı paylaştık!” Baba gözlerini kaçırdı. Aylin yumruklarını sıktı: “Üç gün.”

Kiralık ev bulmak cehenneme dönmüştü. “Çocuklu kiracı istemiyoruz,” “Kocasız mı?”, “Üç ay peşin ödeyin.” İş bulmak daha da zordu. “Tecrübesiz almıyoruz,” “Küçük çocuklar mı? Üzgünüz.” Sonra Murat çıkageldi: “Gençsin, çabuk öğrenirsin. Üç gün eğitimsonrası kolay.” Aylin rahatladı. Komşunun dar odasına, tuvaletli duşlu bir yere taşındılar. Çocuklar sevindi: “Kendi odamız mı var?” Nine Fatma ağlıyordu: “Ben sana yük oldum.” “Aile olduğumuzu unutma, anladın mı? Sen benim yardımcımsın.”

Murat ona hukuk öğrenmesi için teklifte bulundu: “Şirket büyüyor, elemana ihtiyaç var.” Aylin nineye fısıldadı: “Gideyim mi?” “Git, yavrum.” Zaman geçti. Eren büyüdü, Zeynep liseyi bitirdi. Kendi evlerini aldılargerçek, kalıcı bir yuva. “Anne, bu tamamen bizim mi?” “Evet, misafir odası da var.” Sonra teyzesi ar

Rate article
Lifequest
Kocasını Terk Edip Evleri Sattığında, Ben Karanlıkta Bir Işık Buldum