Gece Yarısı Gelen Çağrı: Sessizliği Bozan O An

Gece yarısı düdüğünün sessizliği kırması…

Tam on bir buçukta, telefon çaldı. Leyla, daha yeni kocasının düzenli nefesleri altında uykuya dalmıştı ki bu ani sesle irkildi. Kalbi hızla çarptıbu saatte gelen bir arama hayra alamet değildi.

Ali, diye usulca omzuna dokundu. Ali, uyan! Telefon!

Ali birden yatağında doğruldu, ahizeyi kaparken yüzü her geçen saniye biraz daha solgunlaşıyordu. Leyla, dudaklarından dökülen her kelimeyi izliyordu.

Ne zaman… Nasıl? diye boğuk bir sesle sordu. Evet… anladım. Hemen geliyorum.

Telefonu sessizce bıraktı. Parmakları titriyordu.

Ne oldu? diye fısıldadı Leyla, zaten içine doğmuştufelaket gerçekleşmişti.

Mehmet ve Aylin… Yutkundu. Bir kaza. İkisi de. Anında…

Odanın içine ağır bir sessizlik çöktü, yalnızca duvardaki saatin tik takları duyuluyordu. Leyla kocasına bakakaldı, inanamıyordu.

Daha iki gün önce mutfakta hep birlikte çay içiyorlardı. Aylin yeni keşfettiği kek tarifini anlatıyor, Mehmet iseAlinin üniversiteden beri en yakın arkadaşıbalık avı hikayeleriyle onları güldürüyordu.

Ya Zeynep? diye hatırladı Leyla. Allahım, Zeynepe ne oldu?

Evdeymiş, dedi Ali, pantolonunu aceleyle giyerken. Gitmem lazım, Leyla. Orada… resmi işlemler var. Ve sonra…

Ben de geliyorum.

Hayır! diye sertçe döndü. Defne yalnız kalır. Onu şimdi korkutmanın alemi yok.

Leyla başını salladı. Kocası haklıydıon iki yaşındaki kızlarını bu trajedinin içine çekmeye gerek yoktu. En azından şimdilik…

Bütün gece uyuyamadı. Evin içinde dolanıyor, sık sık saate bakıyordu. Defnenin odasına gittiküçük kız, elini yanağının altına koymuş, kızıl saçları yastığa yayılmış, huzurla uyuyordu. Öyle masum, öyle savunmasızdı…

Ali sabahın erken saatlerinde döndü. Gözleri kıpkırmızı, bitkin bir halde kanepeye çöktü.

Her şey doğrulandı, dedi yorgun bir sesle. Bir kamyonla kafa kafaya çarpışma… Şansları yokmuş.

Zeynepe ne olacak şimdi? diye yumuşakça sordu Leyla, önüne koyduğu sert kahveye bakarken.

Bilmiyorum. Köyde sadece büyükannesi var. Çok yaşlı, neredeyse yatalak…

Sessizlik tekrar çöktü. Leyla pencereden dışarı baktıgri ve kasvetli bir şafak vardı. Zeynep, Alinin vaftiz kızı, Defneyle aynı yaştaydı. Sessiz, soluk benizli, hep biraz kenarda duran bir çocuktu.

Biliyor musun, dedi Ali yavaşça, belki… Onu yanımıza alabiliriz?

Leyla hızla döndü:

Ciddi misin?

Neden olmasın? Yerimiz var, boş bir oda. Ben onun vaftiz babasıyım. Bir çocuğu yetimhaneye bırakamam!

Ali, ama bu… çok önemli bir karar. Düşünmemiz lazım. Defneyle konuşmalıyız.

Düşünülecek ne var? diye yumruğunu masaya vurdu. O kız yetim kaldı! Benim vaftiz kızım! Onu görmezden gelirsem kendi yüzüme nasıl bakarım?

Leyla dudağını ısırdı. Tabii ki haklıydı, ama her şey çok hızlı ve beklenmedik gelmişti.

Anne, baba, ne oluyor? Defnenin uykulu sesi onları ürküttü. Niye bu kadar erken kalktınız?

Göz göze geldiler. Gerçeği anlatma vakti, düşündüklerinden erken gelmişti.

Tatlım, diye başladı Leyla, otur. Çok kötü bir haberimiz var…

Defne sessizce dinledi, gözleri her kelimeyle biraz daha büyüdü. Babası Zeynepin onlarla yaşayacağını söylediğinde ise birden ayağa fırladı:

Hayır! diye bağırdı. İstemiyorum! Büyükannesinin yanına gitsin!

Defne! diye azarladı Ali. Nasıl bu kadar duyarsız olabilirsin? Yaşadığı şeye bak!

Ya ben? diye Defnenin gözleri alev alev yanıyordu. Bu benim sorunum değil! Onunla evimi paylaşmak istemiyorum! Sizi de paylaşmak istemiyorum!

Kapıyı çarparak mutfaktan çıktı. Leyla kocasına baktı, şaşkın:

Belki bu kadar acele etmemeliyiz?

Hayır, dedi sertçe. Karar verdim. Zeynep bizimle yaşayacak. Defne alışır.

Bir hafta sonra Zeynep geldi. Sessiz, solgun, gözleri donuk. Neredeyse hiç konuşmuyor, sorulara sadece başıyla cevap veriyordu.

Leyla onu şefkatle kuşatmaya çalıştı. En sevdiği yemekleri pişirdi, yeni çarşaflar aldıüzerlerinde kelebekler vardı.

Defne ise kararlı bir şekilde Zeynepi görmezden geliyordu. Odasına kilitleniyor, koridorda karşılaşsalar bile gözlerini kaçırıp geçiyordu.

Bu tavırlarını bırak! diye çıkıştı babası. Biraz merhamet et!

Ne yapıyorum ki? diye karşılık verdi Defne. Onu yokmuş gibi davranıyorum. Benim hakkım! Bu benim evim!

Gerginlik her geçen gün artıyordu. Leyla iki kız arasında mekik dokuyor, arayı yumuşatmaya çalışıyordu. Ama ne kadar çaba gösterirse, durum o kadar kötüleşiyordu.

Sonra küpeler kayboldu. Leylanın en sevdiği, altın ve küçük elmaslarla bezenmiş olanlarAlinin onuncu evlilik yıldönümü hediyesi.

Onlar aldı! diye iddia etti Defne, kayıp fark edilince. Siz yokken yatak odanıza girdiğini gördüm!

Yalan! diye Zeynep ilk kez sesini yükseltti. Ben bir şey almadım! Hırsız değilim!

HıçDefne’nin gözleri doldu ve Zeynep’e sarılarak, “Özür diderim, artık kardeşim olur musun?” dedi.

Rate article
Lifequest
Gece Yarısı Gelen Çağrı: Sessizliği Bozan O An