Yaralı Kalpli Bir Çocuk ve Kurtarılan Köpeğinin Hikayesi

Kerem apartman kapısını hızla iterek karanlık holün içine soğuk akşam alacakaranlığını daldırdı. Eve her zamanki gürültüsü, patırtısı ve neşeli selamıyla değil, sessiz bir kilit tıkırtısı ve halıda hafifçe yankılanan adımlarla girdi.

Zeynep, ocakta patates kızarttığı sırada içine bir huzursuzluk düştü. Kepçeyi elinde donakaldı, alışılmadık bu ağır sessizliği dinledi. Eksikti o tanıdık sesler: ayakkabıların yere vuruşu, montun çıkarılırken çıkardığı hışırtı, neşeli cıvıltılar ve hatta sokaktan gelmiş bir çocuğun nefesi.

“Kerem, sen misin?” diye seslendi, endişesini bastırmaya çalışarak. “En sevdiğin kuru fasulyeyi yaptım, patates de hazır. Hadi, üstünü çıkar!”

Cevap yoktu. Öyle bir sessizlikti ki, kulaklarında çınlıyordu.

“Keremciğim?” Zeynepin sesi titredi.

Bir anne yüreğiyle kötü bir şeyler olacağını sezmişti. Hızla ellerini havluyla silip koridora yöneldi.

Orada gördüğü manzara karşısında buz gibi bir su dökülmüş gibi oldu. Kerem, yerinden kıpırdamadan duruyordu, sanki zemine kök salmış bir direk gibi. Montunu bile çıkarmamıştıüzerinden sular damlıyor, yerde bir su birikintisi oluşturuyordu. Omuzları çökmüş, başı öne eğik, gözleri boşluğa dikilmişti.

“Oğlum, ne oldu?” diye sordu Zeynep, buz gibi kollarından tutup kendine çevirerek. “Kavga mı ettin? Birisi seni üzdü mü? Bir şey mi çaldılar?”

Çocuk büyük bir çabayla gözlerini kaldırdı. Bakışlarında sessiz bir acı, korku ve çaresizlik vardı. Zeynepin nefesi kesildikarşısında korunma arayan yaralı bir yavru duruyordu, acısını anlatamayan.

“Anne Anneciğim” sesi kısık bir fısıltıyla kesildi, dudakları gözyaşlarıyla titriyordu. “Orada”

“Konuş! Yanındayım, korkma!” diye neredeyse bağırarak omuzlarından sarsıyordu.

“Orada bir köpek var Evin arkasındaki çöp konteynerinde. Yaralı, kalkamıyor. Yardım etmek istedim ama hırladı. Dışarısı buz gibi, üstüne çöp yağıyor” Keremin gözyaşları yanaklarını yakarak aktı.

Zeynep rahat bir nefes aldıoğlu fiziksel olarak zarar görmemişti ama ruh haline dair endişesi hemen geri döndü.

“Hangi konteyner?” diye sordu, hızlı bir çözüm ararken.

“Okul yolundaki, fırının yanındaki. Hadi, şimdi gidelim! Donacak!”

“Büyüklerden birine söyledin mi?”

“Söyledim” Başını öne eğdi. “Kimse ilgilenmedi. Seni ilgilendirmez, Kendi kurtulur dediler. Hiçbirihiç kimse yardım etmek istemedi.”

Zeynep, oğlunun üzgün yüzüne baktı. Hava çoktan kararmıştı ve soğuktu, yol uzundu.

“Beni dinle, Kerem. Gece oldu, hava da soğuk. Üstünü çıkar, dinlen, sabah gidip bakalım. Eğer köpek hâlâ oradaysa, ben kendim kurtarma ekiplerini ararım. Tamam mı? Üşümüşsün, hadi yıkan.”

Kerem, biraz dirense de itaatkâr bir şekilde montunu çıkarmaya başladıparmakları titriyordu.

Anahtar an: Bazen en iyisine inanmak ve sakin kalmak gerekir, hem kendin hem sevdiklerin için.

“Anne, ya geceyi çıkaramazsa?” diye sessizce sordu, sesindeki acı hissediliyordu.

“O bir köpek, Kerem. Dayanıklıdırlar, özellikle sokakta yaşayanlar, tüyleri kalındır. Bir gece onun için sorun olmaz,” diye kendinden emin konuştu Zeynep, kendi içinde de endişeli olsa da.

Kerem banyoya yöneldi, kızarmış ellerini sıcak suyun altına tutarken gözleri kapalıydı. Gözlerinin önüne dün geceki sahne geldi: karanlık çöp konteyneri, içinde yaralı hayvanın parlayan gözleri ve el fenerinin aydınlattığı acı. Arkadaşı Canla birlikte köpeği çıkarmaya çalışmışlar, ama tehlikeli bir hırlamayla karşılaşmışlardı.

Çocuk, köpeğe yalvararak yaklaşmaya çalıştığını ama hayvanın kanayan bacağıyla çöplerin arasında sıkışıp kaldığını hatırladı.

“O kadar bitkin ve çaresiz görünüyordu ki yüreği parçalanıyordu.”

Yarım saat boyunca yardım aradı, ama herkes ya umursamadı ya da reddetti. Can gitmiş, o ise soğukta, çaresiz gözlerin baktığı o deliğin önünde kalmıştı.

Gözyaşları yıkandığı suya karışıyor, dünyanın bu acımasızlığı karşısında fiziksel olarak hasta hissediyordu.

Şafak sökerken Kerem yataktan fırladı, ilk iş olarak çöp konteynerine koştu. Zeynep, işe giderken onun endişesini biliyordu ve gülümseyerek iyi şanslar diledi, ama oğlunun gergin yüzünü görünce gülümsemesi kayboldu.

Apartmanın içinde, merdiven altındaki köşeye gözü takıldıgeçen yıl donmak üzere olan yavru kedileri orada bulmuşlardı ve hepsini kurtarıp yuva bulmuşlardı. Kalbi, başkasının acısına kayıtsız kalamıyordu; evde hep sokaktan topladıkları hayvanlar vardı ve komşulara bile yardım ederdi.

Korktuğu şeyin orada olmadığını umarak çöp konteynerine koştu. Ama karanlıkta yine Karabaşın gözleri parladı ve yüreği bir kez daha acıyla sıkıştı.

Hemen annesini aradı, çaresizlik ve gözyaşları içinde, bu canlıya yardım etmek için her şeyi yapacağına söz verdi.

İlk akıllarına AFADı aramak geldi, ama kibarca yönlendirildiler, belediyeyi önerdiler. Oradan da

Rate article
Lifequest
Yaralı Kalpli Bir Çocuk ve Kurtarılan Köpeğinin Hikayesi