**12 Ağustos 2010, Perşembe**
Bursanın sakin kasabası Karacabey, 1988in o unutulmaz Mart gecesine kadar hiçbir kötü olaya tanık olmamıştı. Ta ki bir çift, esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolana kadar Evde her şey yerli yerindeydi: yemek masada hazırdı, arabalar garajdaydı, ama kimse yoktu. Sanki bir hayalet onları alıp götürmüştü. Polis, çölü, nehirleri, dağları aradı, ama ne bir iz, ne bir damla kan, ne de tek bir ipucu bulabildi.
İmkânsız gibiydi, ama olmuştu. İki insan nasıl evlerinden hiçbir iz bırakmadan kaybolabilirdi? Yaşıyorlar mıydı, ölmüşler miydi? 22 yıl boyunca kimse cevap veremedi. Aileler acı çekti, polis pes etti, dosya tozlu raflara kaldırıldı. Ta ki 2010da, uzak ve bataklık bir arazide, korkunç bir sır ortaya çıkana kadar Buldukları şey o kadar dehşet vericiydi ki kimse inanmak istemedi. Gerçek, en kötü kabuslarından daha karanlıktı.
15 Mart 1988de Bursa, günlerce süren kum fırtınasıyla uyandı. Karacabeyde yaşayan 40 yaşındaki tamirci Mehmet Yılmaz, dükkânını erken kapattı. 29 yaşındaki öğretmen eşi Aylin Yılmaz ise okuldan dönmüş, akşam yemeğini hazırlıyordu. Komşular, son haftalarda çiftin şiddetli tartışmalarını duyduklarını söyleyecekti. Yan komşu Fatma Hanım, Şubat ayı boyunca sarı evden gelen çığlıkları hatırladığını anlattı.
Ama kimse olacakları tahmin edemezdi. Mehmet akşam 6:30da eve geldi. Mavi Ford kamyoneti garajda park halindeydi. Aylinin yemek hazırladığı belliydi, ancak tabaklara dokunulmamıştı. Çift, ertesi gün Aylinin kız kardeşi Selmayı ziyaret etmek için İzmire gideceklerdi. Otel rezervasyonları yapılmış, akşam yemeği planlanmıştı.
Asla varamadılar. Selma, Pazar günü kız kardeşinden haber alamayınca yetkililere haber verdi. Karakoldan görevlendirilen komiser yardımcısı Emre Demir, eve gittiğinde her şeyin düzenli olduğunu gördü. Ama bir tuhaflık vardı: mutfak zeminde silinmeye çalışılmış koyu bir leke Mehmetin banka hesabından 10.000 lira çektiği, Aylinin ise okula “ailevi sorunlar” nedeniyle rapor aldığı ortaya çıktı.
Komiser Ali Kaya, 25 yıllık tecrübesine rağmen böyle bir olayla karşılaşmamıştı. Araştırmalar başladı. Mehmet, 15 yıldır aynı tamirhanede çalışan, dürüstlüğüyle tanınan biriydi. Aylin ise öğrencilerinin sevdiği bir öğretmendi. Ancak detaylar derinleştikçe, mükemmel görünen evliliğin çatlakları ortaya çıktı. Aylinin iş arkadaşı Esra, onun kollarında morluklar gördüğünü söyledi. Mehmetin kardeşi Hasan, abisinin son iki yıldır alkol sorunu olduğunu ve giderek daha kıskançlaştığını itiraf etti.
Arama çalışmaları genişletildi. Çevredeki bataklıklar, terk edilmiş kuyular taranırken, bir çiftçi, Karacabeye 40 km uzaklıkta, yanmış giysiler buldu. Ayline ait olduğu düşünülen çiçekli bir bluz ve Mehmetin iş gömleği Ancak DNA analizleri sonuç vermedi.
1990larda dosya unutuldu. Aylinin kız kardeşi Selma, her yıl gazetelere ilan verip polisi aradı, ama umutlar tükendi. Ta ki 12 Ağustos 2010da, bir doğa koruma ekibi, Karacabey bataklıklarında insan kemikleri bulana kadar Çamurla kaplı cesetler, plastik brandalara sarılıydı. İncelemeler, kemiklerin Aylin ve Mehmete ait olduğunu doğruladı. Daha da ürpertici olan, birkaç metre ötede üçüncü bir cesedin bulunmasıydı: Aylinin okuldan meslektaşı, beden eğitimi öğretmeni Volkan
Olay yeniden soruşturmaya açıldı. Kemiklerdeki travma izleri, Aylinin kafasına sert bir cisimle vurulduğunu, Mehmetin bıçaklandığını gösteriyordu. Ancak Mehmetin de öldürüldüğü anlaşılınca teori çöktü. Cinayetleri işleyen başka biri olmalıydı.
Eski ifadeler tekrar incelendi. 1988de Aylin hakkında sorular soran, kendini “özel dedektif” olarak tanıtan bir adamın izi bulundu. Aynı kişi, başka şehirlerde de benzer cinayetlerden şüphelenilen olaylarda görülmüştü. Araştırmalar, emekli bir asker olan ve takıntılı bir şekilde “evlilik sadakati” peşinde koşan Cemal Arslanı işaret etti.
2011de Cemal, demans nedeniyle yargılanamadı, ancak akıl hastanesine kapatıldı. Selma, 23 yıl sonra kız kardeşi için bir anma töreni düzenledi.
**Bugün anladım ki**
Bazen adalet geç gelir, ama hiç gelmez sanılan gerçekler, bir gün mutlaka su yüzüne çıkar. İnsanın en karanlık sırları bile, bataklığın dibinde saklı kalamaz.
Press «Like» and get the best posts on Facebook ↓



