«Yabancı insanlara hizmet etmeyi reddediyorum, isimleri ne olursa olsun.»
«Ben kimsenin hizmetçisi değilim, soyadları da fark etmez.»
O akşam, eczanede uzun bir günün ardından, asansörde ayakları sürüklenirken tek düşündüğü sıcak bir duş, rahat bir pijama ve huzurlu bir çay fincanıydı. Kıyafetlerini değiştirmeden önce kocası Théo onu aradı. Sakin, utanmaz bir sesle duyurdu:
«Hazır ol Claire, bu akşam misafirimiz var. Kız kardeşim Chloé birkaç gün kalacak!»
İçinde bir boşluk oluştu. Bu bir istek ya da tartışma değildi; sadece bir farkındalıktı: zamanı artık kendine ait değildi. Şaşkına döndü. Hangi Chloé? Neden hiç bahsedilmemişti? Ah evet, hiç tanımadığı, mesaj da atmadığı genç kız. Onun hakkında sadece birkaç anekdot biliyorduLyon yakınlarındaki kırsal bir kasabada lise çağında, sessiz ve kendi işini bilen biri. Birini duymak bir şey, haber vermeden evine gelmesini izlemek başka bir şeydi.
Théo, sanki bir şey olmamış gibi, Clairein gelişiyle mutfakta Chloé ile sohbet ediyordu. Çaylarını yudumluyor, Chloé rahatça oturmuş, sanki evdeymiş gibi davranıyordu. Akşam yemeğinden sonra, genç kız dairesi keşfe çıktı; her odayı müze gibi dolaşıyor, özellikle odalarımızı inceliyordu; bizim yatak odamı da çok beğenmişti. Kısa bir fotoğraf çekimi yaptı, Clairein kozmetik ürünlerini sergiledi ve birkaç takısını denedi. Claire şaşkına döndü.
«Chloé, özür dilerim ama burası benim kişisel alanım. İzin almadan girip eşyalarıma dokunman beni rahatsız ediyor,» dedi sakin ama kararlı bir sesle.
Chloé başını öne eğdi, masum bir tavırla:
«Seni rahatsız edeceğini bilmiyordum Sadece nasıl yaşadığını görmek istedim.»
Claire yanıt vermeden duş almaya gitti. Yatmaya hazırlanırken, çay poşetlerinin hepsinin bitmiş olduğunu fark ettihepsi içilmişti. Çay da, huzur da, anlayış da kalmamıştı. Théo uyumadan önce ekledi:
«Hafta sonu Chloé ile ne yapacağımızı düşünmelisin. Tek başına sıkılacak!»
Claire bir iç çekti. İlk kez tanıdığı bir kız için planlarını neden değiştireyim? Alışveriş, bir öğle yemeği ve neredeyse bir yılı aşkın süredir görmediği en iyi arkadaşıyla bir yürüyüş düşünmüştü. Şimdi tüm bunları bir genç kız için iptal mi edecekti, ki annesi bile yanında değil?
Ertesi sabah, Claire hâlâ kahvaltıyı düşünürken Chloé zaten makyajlı, paylı jeanli ve elinde telefonla kapının önündeydi.
«Hadi gidelim mi? Alışveriş merkezine, sonra belki restorana?»
Claire sakin bir tonla cevap verdi:
«Bak Chloé, GPSlu telefonun var. İşte anahtarların bir yedeğiistediğin yere gidebilirsin. Ama lütfen beni rahatsız etme.»
«Ne?!» Chloé hayretle bağırdı. «Sizin ve Théonun beni götüreceğini düşünmüştüm. Param yokannem bir şey vermedi, sizden bekliyordum»
«Harca harcamadan dolaşabiliriz. Açsan buzdolabını biliyorsun.»
Sessizlik. Chloé mutfağa oturdu, somurtkan bir hâlde. Claire eşyalarını topladı ve alışveriş merkezine gitti. Artık evinde yabancı hissetmek istemiyordu.
Akşam olduğunda bütün aile geldi. Claire çok geç anladı ki bu bir toplu sorgulamaydı: neden Chloéye zarar verdiği, neden ona para vermediği, neden bu kadar bencil olduğu. Kimse ona bir kelime söylemeye izin vermedi; bağırıyorlardı. Chloé başka bir odada, kendini mağdur gibi gösteriyor, Clairein hayali bir zalimliğinden bahsediyordu.
Claire dinledi, ardından dedi:
«Ben bir hizmetçi değilim. Kimseye borçlu değilim. Chloé bana hiç bir şey değil. Onu davet etmedim. Maaşım sadece benim için yeterli. Eğer yeğeniniz ona o kadar değer veriyorsa, aileniz bir araya gelip konaklamasını finanse etsin.»
Théo sessiz kaldı. Gece yarısı, herkes gittikten sonra fısıldadı:
«Haklısın Onlarla tartışmak istemedim.»
Hikaye burada bitiyor. Claire bencil değil; sadece saygı isteyen bir kadın. Eğer aile kelimesi, ücretsiz hizmet ve kölelik demekse, önce aynaya bakıp başkalarının yaşamına izinsiz girmeye hakkı olup olmadığını sormalı.
Press «Like» and get the best posts on Facebook ↓



