**Günlük**
Eşimi kaybettim. Son doğumdan sonra toparlanamadı. Ne yaparsın, beş çocukla kaldım. En büyükleri Mehmet dokuz yaşında. Ali yedi. İkizler Ahmet ve Levent dört. En küçükleri ise henüz üç aylık, Elif Gözlerim gibi baktığım kızım
Çocuklar acıkınca üzülmeye vakit yok. Gece yarıları, hepsini yatırıp mutfakta sigara içiyorum. Başlarda tek başıma çabaladım. Yengem geldi, biraz yardım etti. Başka akrabamız yoktu. Ahmetle Leventi alıp götürmek istedi, Senin için kolay olur dedi. Sonra sosyal hizmetlerden iki kişi geldi.
Çocukları yurda vermeyi teklif ettiler. Asla! Kendi evladımı nasıl bırakırım? Zor tabii, ama ne yapalım? Büyüyorlar işte, zamanla hepsi yoluna girecek.
Büyüklerin ödevlerini kontrol edebildiğim oluyor. Elifle en çok uğraşıyorum tabii. Ama Mehmetle Ali de yardım ediyor. Hemşire Nihal Hanım da sık geliyor, ilgileniyor. Bir gün bana bir bakıcı bulacağını söyledi. Erkek adama bebek zor dedi. Güzel, çalışkan bir kız. Hastanede bakıcılık yapıyor.
Kendisinin çocuğu yok, evlenmemiş henüz. Ama büyük bir aileden, kardeşlerine bakmış. Böylece evimize Lale geldi.
Kısa boylu, tombul yanaklı, beline kadar örgülü saçlarıyla eski moda bir kız. Ve suskun. Fazla konuşmaz. Ama evde her şey değişti. Tertemiz oldu her yer. Çocukların kıyafetlerini yamadı, yıkadı. Elifle ilgilendi, yemek yaptı. Okulda, kreşte fark ettiler hemen: Çocuklar temiz, ütülü, düğmeler siyah iplikle dikilmiş değil artık.
Bir gün Elif hastalandı, ateşlendi. Doktor İyi bakarsan geçer dedi. Lale geceleri başında bekledi, hiç uyumadı. İyileştirdi kızı. Ve bir şekilde evimizde kaldı
Küçükler anne demeye başladı, özlemişlerdi şefkati. Lale de cömertti. Okşar, kucaklar, öperdi. Ne de olsa çocuk diye düşünürdü.
Büyükler, Mehmetle Ali, önce çekindiler. Sonra Lale demeye başladılar. Ne bakıcı ne anne Sadece Lale. Kendi annelerini unutmamak için Zaten yaş olarak da anne diyemezlerdi.
Lalenin akrabaları karşı çıktı:
Neden boynuna böyle bir yük alıyorsun? Köyde delikanlı mı kalmadı?
Var, dedi Lale, ama ben Ercana acıdım Çocuklar da alıştı artık
Böyle yaşadılar. On beş yıl çabuk geçti. Çocuklar okudu, büyüdü. Tabii sorunsuz değil, bazen yaramazlık yaptılar. Ben kızınca kemeri kapardım. Lale engel olurdu: Dur baba, önce anlayalım
Kavga ettik, barıştık. Köyde artık ona Lale demezlerdi. Lale Hanım derler, saygı gösterirlerdi. Mehmet bu sene evlendi, ilk çocuğunu bekliyorlar.
Gençler ayrı yaşıyor, Mehmet devlet çiftliğinde çalışıyor. İyi bir makineci, her yıl ödül alıyor. Ali şehirde üniversiteyi bitiriyor, mühendis olacak. Lale onunla gurur duyuyor.
Hep beraber yaptılar her şeyi. Eğlendiler, birbirlerine destek oldular. Elif dokuzuncu sınıfa geçti, Lalenin gururu. Şarkı söyler, dans eder, her bayramda onu çağırırlar.
Ben de düşünüyorum: Nihal Hanım iyi eş seçmiş
Bu yaz Lale bir şeylerin yolunda gitmediğini hissetti. Baş dönmesi, mide bulantısı Beni sigara içerken balkona kovalamaya başladı. Geçer dedi, geçmedi. Doktora gitmek zorunda kaldı.
Eve döndüğünde dalgındı. Sorularıma Önemli değil, iyiyim dedi. Ama akşam herkes uyuyunca beni balkona çağırdı.
Otur baba, konuşmamız lazım Doktor ne dedi biliyor musun? Çocuğum olacak Artık geç, bırakacağız Yüzünü kapattı. Ayıp, çok ayıp
Şaşırdım. Bu yaştan sonra!
Ne ayıbı? Büyükler neredeyse evden ayrıldı, ikimiz kaldık. Demek ki doğru zamandı!
Çocuklara ne diyeceğiz? Yaşlıyım hâlâ doğuruyorum diyecekler
Yaşlı mısın sen? Otuz dokuz yaş genç sayılır!
Bilmiyorum Ayıp
Tamam, ben söylerim. Yarın hepsi burada.
Ve söyledim. Sofrada herkes varken: Sevgili çocuklar, yakında bir kardeşiniz olacak.
Lale başını eğdi, tabağına bakarak kıpkırmızı oldu.
Mehmet, hafta sonu eşiyle misafir gelmişti, güldü:
Helal olsun anne! İyi yapmışsın! Benimkilerle beraber büyüsünler!
Ahmet de sevindi:
Hadi anne! Bir erkek kardeş daha!
Levent itiraz etti:
Hayır, kız olsun! Zaten erkek çok, bir kızımız var. Prenses gibi şımartıyoruz
Elif Levente baktı:
Şımartan sen misin? Tabii kız olacak! Ben ona kurdele takarım, güzel elbiseler alırız!
Ali araya girdi:
Elbise mi? Oyuncağa mı benzettin? Çocuk yetiştirmek lazım.
Yetiştiririz, dedim.
Lale hâlâ utanıyordu. Karnını örtmek için ya şal ya da ceket giyiyordu.
Aylar geçti. Mehmetin oğlu oldu. Ali okula döndü. Ahmetle Levent tarım okuluna başladı. Elif de derslerine başladı. Ev sessizleşti. Elif okuldan sonra arkadaşlarına gidiyor. Hatta bir oğlan onu danslardan eve getiriyor.
Bir gece Lale uyumadı, Elifi bekliyordu. Aniden bir ağ




