Geçenlerde teyzem Nuriyenin evine bir kağıt bırakmaya gittim. Normalde sadece bayramda bir araya geliriz, ama bu sefer bir acil durum çıktı. Nuriye pek iyi hissetmiyor, ama bu maddi bir şeyle alakalı değil. Ben cimri değilim; temizlik ve düzeni çok önemsiyorum. Mütevazı bir hayat sürebiliriz ama ev temiz olmalı.
Duvarında toz tutucu türlü süs eşyaları var. Küçük heykelcikler, çay takımları ve konserve kavanozları kırk kırk yığılı. Banyodaki kedi Mırmırın kum kutusunu Nuriye haftada bir temizliyor. Çöpler ayaklarının hemen altında birikmiş, evde kanal suyu ve çürük yemek kokusu dolmuş.
Nuriye bana bir şeyler ikram etmeye başladı, masayı kurmaya çalıştı. Bıçakları ve tabakları yerleştirirken fark ettim ki hepsi kirli. O da tencerenin içinden bir şeyler koyarken, çantamdan antibakteriyel mendiller çıkardım ve çatalların üzerini sildim.
Bunu gören Nuriye hemen Aç mısın yoksa beğenmiyor musun? dedi. Ne diye cevap vereceğimi bilemedim; senin de böyle bir deneyimin oldu mu? Bir daha elime mendil almadan yemek masasını bırakmak zor olur.




