Eve Döndü – Ne Eşi Ne de Onun Eşyaları Vardı

Evine dönerken ne kocası ne de onun eşyaları vardır.
Neyin var ya, bana öyle bakıyorsun? diye alaycı bir sesle söyler Zeynep. Oğuz sadece bana, kıskanılacak bir adamım olduğunu kanıtlamak istiyor, başka bir şey yok.
Ne demek istiyorsun? sorar Elif.
Tam doğruyu söylüyorum, tatlı kızım, der Oğuzun eski eşi.
Hiç anlamıyorum diye şaşkınlıkla bakar Elif.
Ah! Oğuz şimdi sana her şeyi anlatacak, diye işaret eder Zeynep bir yana.

Elifin annesi Ayşe, onu değerli, narin bir çiçek gibi yetiştirir. Ayşe Hanım, demir yumruğuyla kendi orman işleme fabrikasını yönetir, ama kızına karşı bir başka ses çıkar: sesi yumuşar, gözleri sevgiyle parlar. Böylece Elif nazik, kırılgan ve güvenilir bir genç kadın olur.

O, hiç bir türlü acı yaşamamış, sıradan bir liseye ve müzik okuluna gider, piyanoda çalmayı sever. Büyük bir müzisyen olamaz, ama öğretmenlik yapar. Evlilik düşüncesi ona cazip gelir ve yakışıklı bir sürücü olan Mert, orta halli maaşıyla ona güzel bir hayranlık gösterir.

Seninle birlikteyken her şey çok güzel oluyor, der Mert, gözlerine bakarak.
Ama anneme pek hoş gelmiyor. der Ayşe, tembel ve aptal! diye bağırır.

Anne, onu seviyorum, gözyaşlarıyla dolar Elifin gökyüzü mavi gözleri.
Pekala, ama bizimle yaşayacaksınız! der Ayşe, birlikte kalalım diyerek.

Geniş üç odalı dairelerinde yer yeter, yeni damat Mert de kayınvalidesiyle birlikte yaşamaktan şikayet etmez, çünkü Ayşe neredeyse bütün gün işte kalır. Mertin geçmişinde hiçbir sorun yoktur.

Düğünden kısa bir süre sonra Mertin gerçek yüzü ortaya çıkar: içki içer, dolaşır, genç karısına bağırır. Kayınvalidesi yanında olmaya çalışsa da çok fazla tutum sergileyemez. Elif, kocasının kusurlarını görmezden gelmeye çalışır. Düğünden dokuz ay sonra oğlu Efeyi doğurur, ailelerinin gerçek bir bütün olduğunu hisseder.

Efe zayıf, ilgiye muhtaç bir çocuktur, Mert ise daha da sinirlenir. Elif sabırla dayanır, umutla bekler. Sabır, annesinin bir yıl sonra aniden ölmesiyle kırılır; bir kez daha torununu sevinçle görebilmiştir.

Cenazeyi, Ayşenin eski dostu, emekli avukat Yusuf Şahin yönetir. Mert o günlerde evden hiç çıkmaz, geldiğinde girişte kişisel eşyalarını topladığı çantalar bulunur. Mert dava açar, mal paylaşımını talep eder; Elif ise sessiz kalır. Yusuf Şahin, deneyimli bir avukat olarak, mal paylaşımını engeller ve Merti neredeyse kapı dışına atar.

Elif, orman işleme fabrikasını artık yönetemez; bu işi Yusuf Şahinin işe aldığı uzman ekibe bırakır. Küçülen aile, eksik bir şeyden yoksun kalmaz.

Annesinin kaybı ve boşanma, Elif için zor bir süreçtir; arkadaş ya da akraba bulamaz. Tek tesellisi, ona çok muhtaç olan küçük Efe olur; ona odaklanır, başka erkek düşünmez.

Bir gün beş yaşındaki Efe ile birlikte hastane bekleme odasından çıkar; büyük bir şemsiyenin altına sığınıp yağmurdan kaçmaya çalışırlar. Otobüs gelmez, taksi bulmak zor, trafik yoğun.

Hemen atlayın! der bir ses. Yirmi metre yürüdükten sonra bir taksi aniden durur, sürücü arka kapıyı açar. Hadi, burası park yasağı, acele edin!

Elif, taksi şoförünün tanıdığını fark eder; hastane koridorlarında çocuğu Efe ile oynayan adamdır. Şoför, Oğuzun eski eşi Zeyneptir.

Teşekkür ederim! diye sevinçle söyler Elif, Oğuza (yolculuk sırasında tanıştılar).
Rica ederim! gülümseyerek cevap verir. Telefon numaranı verir misin?

Elif hemen tedirgin olur.
Üzgünüm, evli erkeklerle görüşmem, der ve Oğuzu dinlemeden, oğluyla birlikte binanın girişine yönelir.

Oğuz, ertesi gün yine bahçede onları bekler.
Evli değilim, der, elindeki boşanma kararını gösterir, bu karar bir ay önce alınmıştır.

Elif, yalnızlıktan bıkkın mı? Oğuz çok neşeli ve şefkatli mi? O, Efeye hemen bağlanır. Elif, yeni tanıdığıyla neden birlikte vakit geçirdiklerini ve akşam yemeğine davet edildiğini anlamaz.

O günden beri neredeyse her gün görüşürler, Elif ona daha çok aşık olur. Bir ay içinde Oğuz evlenme teklif eder.
Sen de beni seviyorsun, ben de seni seviyorum, Efe de bana bağlanıyor, der Oğuz.

Efe, Oğuzu baba diye çağırmaya başlar; Oğuz bu isme itiraz etmez, Elif mutlu olur. Düğün sonrası Oğuz, Efeyi evlat edinmek istediğini söyler.
İki oğlum olsun isterdim, der Oğuz, bir anda karanlık bir ifadeyle.

Elif, Oğuzun eski eşinin, zengin bir adamla birlikte olduğunu ve Oğuzun oğlunu görmesini engellediğini bilir; bu durum Oğuzu çok üzmüştür. Üç ay içinde gerçek bir aile olurlar.

Elif, kocasına mali durumunu saklar; orman fabrikası küçük olsa da karı üçe bölüştürür, para birikimini çocuğun eğitimi ve gelecekteki dairesi için ayırır. Bu birikimler sadece Efe içindir, kimseye anlatmaz. Yusuf Şahin, artık deniz kenarında, yaşlılıkta yaşar.

Oğuz, Elifin parasını sezse de hiç ortaya çıkmaz. Ancak bu huzurlu dönem bir yıldan az sürer. Oğuz, iş yerinde daha az nazik, daha fazla sinirli olur.
Umursama, patron beni yordu, der Oğuz.
Başka bir projeye geçemez misin? sorar Elif, sen iyi bir elektrikçi olmamalısın?
Düşünürüm, der ve sessizce kaçar.

Bir gün parkta, Oğuz işe geç kalmışken, Elif ve Efe beraber dondurma yemeye gideceklerini planlar.
Keşke evlat edinme fikrini versen, diye alaycı bir kadın sesi Elifin kulağına çalar. Çocuk acı çekecek.

Elif, yanındaki bankta oturan, turuncu montlu etkileyici bir kızla göz göze gelir.
Tanıştık mı? diye sorar Elif.
Hayır, ama çabuk halledebiliriz, der kız, gülümseyerek. Ben Zeynep, Oğuzun eski eşi, geçici olarak

Elif şaşkın bakışlarla Zeynepe bakar; oğlu Efe uzakta oyun oynar, bir şey duymamaktadır.

Ne bakıyorsun bana? gülümseyerek söyler Zeynep. Oğuz sadece bana, kıskanılacak bir adamım olduğunu kanıtlamak istedi.
Ne diyorsun? sorar Elif.
Gerçekleri söylüyorum, tatlı kız, ekler Zeynep.

Zeynep, Eliften beş yaş büyük, ama ona yukarıdan bakar, hafif küçümseyerek.
Anlamıyorum der Elif.
İşte Oğuz geliyor, sana her şeyi açıklar, işaret eder Zeynep.

Oğuz, iki kadına şaşkın bakarak yaklaşıp sorar:
Oğuz, kızıma ne olduğunu anlat, der Zeynep yavaşça ayağa kalkıp, Oğuzun başını hafifçe okşar ve parktaki çıkışa yönelir. Seni bekliyoruz!

Oğuz, Elife döner:
Beni böyle bakıyorsun, diye sorar Oğuz, son olaylar karşısında şaşkın. Zeynep sana ne söyledi? Evet, seninle aldatmak için evlendim.

Bir an durur, sonra bağırır:
Beni sıkıyor! Kim bana lazım? der, sanki sadece Oğuza dayanıyor, çocuğum ise tek çocuğum.

Sonra zengin bir adam Maksime yönelip beni itekledi, boşanma davası açtım.

Neden Efeyi evlat edindin? zorlamaya çalışır Elif.
Her şey net olsun. Yeni eş, yeni oğul, her şey harika! yanıtlar Oğuz. Hastanede seni gördüm, hemen uygun birini düşündüm

Karım gibi mi? gülerek söyler Elif.

Oğuz susar.

Şimdi ne yapacağız? sorar Elif, cevap aramadan.
Bilmiyorum, homurdanır Oğuz. Buraya alıştım galiba.

Ertesi sabah, Oğuz evde olmaz; Elif, Efeyi bahçeye götürüp döner, daireye girer; kocası ve eşyaları hiç yoktur. Derin bir nefes alıp Yusuf Şahinin numarasını çevirir; bir avukata tekrar ihtiyacı vardır.

Rate article
Lifequest
Eve Döndü – Ne Eşi Ne de Onun Eşyaları Vardı