Oğlumu boşanmaya zorlamak istiyorum. Neden böyle ahmak bir karısı olsun ki?
Şu klişe vardır ya, kaynanaların nedensiz yere zavallı gelinlerin hayatını zehir eden cadılar olduğu söylenir. İnternet forumlarını karıştırın, böyle hikâyelerle dolu. İşte ben de o “kötü kaynana”yımyalnızca gelinime laf atmakla kalmıyor, oğlumun evliliğini yıkmaya kararlıyım. Peki biliyor musunuz? Hiç utanmıyorum. Haklı olduğuma inanıyorum ve şimdi, içimdeki öfke ve oğlum için duyduğum acıyla, size neden böyle düşündüğümü anlatacağım.
Oğlum, Emre, bu kızlaGamzeyaklaşık beş yıl önce tanışmış. Ama bana ondan ancak evlenme teklifi ettikten sonra bahsetti. İlk görüşte sevmedim onu ve sonradan anladım ki içgüdülerim yanılmamışbu kız tam bir kâbustu.
Onları, İzmitin şirin bir semtindeki evimize davet ettim. Gamze daha ayakkabılarını çıkarmadan telefonu çaldı. Özür dileyip sonra arayacağını söylemek yerine, tam koridorda bir arkadaşıyla gevezeliğe daldı. On beş dakika! Dişlerimi sıkarak bekledim, o ise kahkahalar atıp saçma sapan şeyler konuşuyordu. O anda bile içime bir his doğdu: Bu kızda bir gariplik var.
Sofrada ona doğrudan sert sorular sormadım, yalnızca izledim. Fakat kendi hayatından, planlarından bahsetmeye başladığında her şey netleşti. Liseyi zar zor bitirmiş, ön lisans okuyor ama üniversiteye gitmeyi aklından bile geçirmiyor. Neden? Çünkü ona göre kadının görevi yalnızca eş ve anne olmaktınokta. Çalışmak gibi bir niyeti yoktu. Şimdi anne babası bakıyordu ona, sonra bu yük belli ki Emrenin omzuna binecekti. Anne babasıyla yaşıyordu ama evlendikten sonra bizim eve taşınmayı planlıyordu. Ve en kötüsü: Hamileydi. Daha çok erken olduğu için düğünü hemen yapmalıydılar, karnı belli olmadan. Öyle bir tavır takınmıştı ki, sanki dünya ona minnettardı ve güzelliği onu sorumsuz bir hayata götürecek bir biletmiş gibiydi.
Asıl dehşeti ise Emre balkona sigara içmeye çıktığında yaşadım. Gamze hemen ince bir sigara çıkarıp peşinden gitti. Hamileve sigara içiyor! Öfkeden nefesim kesildi. Çocuğa ne olacaktı? Onu hiç umursamıyor gibiydi.
Kısa süre sonra evlendiler ve benim evimde birlikte yaşamaya başladık. Sabah erkenden işe gidiyor, akşam dönüyordum; Gamze ise öğlene kadar uyuyor, sonra evde boş boş dolanıyor, hiçbir şey yapmıyor ve sık sık balkona sigaraya koşuyordu. Okuldan hamilelik raporu alıp izne ayrılmıştı. Her akşam evde kaos beni bekliyordu: Lavaboda bulaşık yığını, etrafa saçılmış eşyalar, bomboş buzdolabı… Yemek yapmıyor, temizlik yapmıyor, sadece telefonuna yapışıp ya annesiyle ya da arkadaşlarıyla gevezelik ediyordu.
Ondan ev işlerine yardım etmesini istediğimde, ya bulantısı olduğunu söylüyor ya da yorgun olduğunu. Ama bu, arkadaşlarıyla kafelerde takılmasına ya da Emreyle sabahlara kadar gece kulüplerine gitmesine engel değildi. Dişlerimi sıktım ama oğlum için sustum. Sonra torunum doğdu. Ve tahmin edin ne oldu? Gamzede hiçbir değişiklik yoktu. Emre geceleri çocuğa kalkıyor, bebek arabasıyla gezdiriyor, doktora götürüyordu. Ben de işten yorgun argın çıkıp akşamları ve hafta sonları yardım ediyordum. Peki ya o? Koltukta uzanıyor, telefonunu kurcalıyor ve hiçbir şey olmamış gibi sigara içiyordu. Sinirden titriyordum.
Onunla konuşmaya çalıştımönce sakin, sonra sertçe. Sözlerimi duymazdan geliyor, küstahça sırıtıyordu. Ama en kötüsü, Emrenin onu savunmasıydı. Ona tembelliğini, işe yaramazlığını gösterdiğimde, hemen araya giriyordu: “Anne, elinden geleni yapıyor, sadece zorlanıyor.” Sonra kavga ediyorduk. Bana bağırıyor, ama ona tek bir söz söylemiyordu. Benim oğlum, biricik evladım, bu boş kız yüzünden gözleri kör olmuştu.
Evdeki gerilim dayanılmaz hale geldi. Bir gün daha fazla dayanamadım ve öfkeyle patladım: “Karını ve çocuğunu al da buradan defol! Ayrı yaşayın, bakalım nasıl idare edeceksiniz!” Gittiler. Emre bana kırıldı, konuşmuyor artık. Ona gerçeği göstermeye çalıştım ama bana duvar ördü. Artık neredeyse hiç aramıyor, ziyarete gelmiyor. Eminim ki Gamze onu bana karşı kışkırtıyor, aramıza duvar örüyor. Oysa ben oğlumu canımdan çok seviyorum, torunuma da bütün kalbimle bağlıyım.
Kararımı verdim: Emrenin böyle bir karıya ihtiyacı yok. O, akıllı, şefkatli bir kadını hak ediyorbu tembel, sorumsuz kızı değil. Şimdi görmüyor olabilir ama bu evliliği yıkmak için her şeyi yapacağım. Durmayacağım, ta ki oğlumu bu zincirlerden kurtarana kadar. Eminim ki er ya da geç haklı olduğumu anlayacak, beni kucaklayıp “Teşekkür ederim anne” diyecek. Torunumu da onun gölgesi, umursamazlığı ve sigara dumanı olmadan büyüteceğiz. Geri adım atmayacağım, çünkü bu, oğlumun mutluluğu için verdiğim bir savaş.




