Tonya bahçeyi düzenlerken dışarıda birinin onu çağırdığını duydu

Elif bahçede yabani otları temizlerken birinin kendisini seslendirdiğini duyar. Alnındaki teri siler, bahçe kapısına yürür. Orada tanımadığı bir kadın durur.
Elif, merhaba! Bir konuşma var.
Merhaba. İçeri gel, kapıyı açtın zaten…

Elif kadını eve davet eder, çaydanlığı ısıtmaya koyar. Ne istediğini merak eder.
Ben Nisan. Seni tanımıyoruz ama mahalleden duydum Lafı uzatmayacağım Kocan vefat eden bir adamın üç yaşında bir çocuğu var, adı Mert.
Elif şaşkın bakar. Kadın çok yaşlı görünüyor.

O benim oğlum değil. Komşum Kübranın çocuğu. Kocan sık sık burada bulunurdu, bu yüzden çocuğa o benziyor; kızıl saçları babası gibi.
Benden ne istiyorsun? Kocam yakın zamanda öldü, kimle?
Kübra da vefat etti, akciğer hastalığına yakalandı. Şimdi çocuğu yetim. Kübranın babası da annesi yok, şehre yeni gelmiş, markette çalışıyormuş. Çocuğa acı veriyor, çocuk yuvasına tek başına kalacak…

Benim iki kızım var, evlendiğimde doğmuş. Çocuğu almayı mı öneriyorsun? Ne kadar cüret! Karımı ziyarete gelip, bir çocuğu almamı söylüyorsun…
O zaman o senin kızların içinde, kan olarak da artık yabancı değil. Çocuk iyi, sevgi dolu Hastanede belgeleri hazırlanıyor…

Beni acıma oyununa sokma Kocam kaç çocuk bırakmış biliyorum, hepsini ben mi yetiştireceğim?
Bak, ben sadece uyarıyorum.

Nisan gider. Elif çayı fincana doldurur ve düşünür…

Yusuf ile diplomayı alır almaz tanışırım. Arkadaşlarımla kutlama yaparken gençler yaklaşır. Yusuf kızıl saçları ve çilileriyle dikkat çeker. Neşelidir, şakalar yapar, şiir okuyup gülümser. Eve kadar eşlik etmeyi teklif eder.

Şimdi evliler. Büyükannesiyle kalıyorlardı; anne vefat etti, evi onlara bıraktı. Elif, Leyla doğdu; iki yıl sonra Ayşe. Maddi sıkıntı çekerler. Yusuf alkol içmeye başlar. Elif alışkanlıkla başa çıkamaz, işten atılır. İki işte çalışır. Boşanma kararı alır. Şehirdeki kız kardeşi ona iş bulacağını söyler Ama Yusuf bir kaza geçirir, bir araca çarpıp ölür. Elif mezar başında ağlar, kızları da hıçkırır…

Şimdi ortaya çıkan bir sır: Yusuf başka bir çocuğa da baba olmuş…

Elifin büyük kızı Leyla eve girer. Uzun, ince, annesine benzer, babası gibi kızıl saçlı.
Anne, ne yemek var? Kız arkadaşlarımla sinemaya gideceğiz ama çok açım! Neden üzülüyorsun?

Elif der ki:
Haberi sindiriyorum. Söylendi ki baban başka bir çocuğa sahte bir ilişki yapmış, üç yaşında bir çocuk. Annesi öldü, şimdi yetimhane. Almak istediğim söylenmiş…

Vay canına! Bu anne kim? Tanıyor musun?
Bilmiyorum. Katı diye bir isim, soyadı yok…

Ne yapacağız? Çocuğun akrabası yok mu?
Görünüşe göre yok. Hastanede belgeler hazırlanıyor Kızıl saçlı, baba gibi

Leyla yemeği yer. Lena da gelir, birlikte otururlar. Elif kızlarına bakıp gülümser. İkisi de baba gibi kızıl

Ertesi gün Leyla şöyle der: Anne, hastaneye gittik, kardeşini görmek için. Çocuk komik, yanakları şişmiş. Bize çok benziyor Ağlıyor, annesini istiyor…

Bir elma ve portakal getiririz. Yatakta ellerini uzatıyor Hemşire biraz oyun oynamasına izin verir. Baba bizim, alalım Leyla öfkelenir.

Bir daha ne düşünüyorsun! Baba seni aldatmış, şimdi benimle ilgilen! Benim işim zaten çok…

Başkasının çocuğunu almazlar ama bu bizim kanımız Suçlu değil…

Başka bir ağız daha mı? Ben bahçeden sebze satıyorum, gün boyu koşuyorum, sen çocuğu bana bağlamaya çalışıyorsun? Gelecek yıl okula girecek, para lazım

Eğer vasiyet düzenlersen, bir yardım alacaksın Anne, bir çocuğu acımasan? Baba kötü yaptı ama

Elif öfkesini çocuğa yöneltir

Ertesi gün hastaneye gider.
Merhaba, Mert nerede? Üç yaşında, yetimhane gönderilecek diye sorar hemşireye.
Siz kimsiniz?
Görmek istiyorum. O kocamın çocuğu, başka bir kadından

Hemşire izin verir. Elif odaya girer, kapıyı açar ve küçük Merti görür. Kızıl bukleler, mavi gözler, güzel bir çocuk. Küçük bir blokla oynar; Elifi görünce gülümser.

Teyzem Annem nerede?
Anne yok, Mert
Eve dönmek istiyorum

Ağlar. Elif kalbi sızlar, çocuğu kucağına alır.

Kadın, çıkın, ben çocuğun sesini dinleyeceğim! demek ister…
Mert, ağlama…

Elif ona başını okşar, gözyaşlarını siler.

Teyzem, beni al Oynamak istiyorum

Elif çocuğu evine götürür, alacağına karar verir. Kızlarının benzerliğinden dolayı öfkesi erir.

On beş yıl geçer. Mert askere çağrılır, yetişkin bir genç olur. Yıllar nasıl hızla geçer.

Oğlum, komutanın dediğini dinle, iyi olur Zaman zor…

Anne, her şey güzel olacak! Söz veriyorum Bir gün garajda çalışacağım, amcam iyi para ödüyor

Elif, kızıl buklelerine dokunur.

Hayat dar bir patika gibi, beklenmedik yönlere götürür. Elif düşündü ki kader bir sınav, bir başka çarmıh Ama dikenli çalının içinde bir filiz çıkar: Mert. Kalp başkalarının kanını değil, yalnız bir ruhu görür. Çocuğun anne diye seslenişini duyar, korkularını bir kenara bırakıp ellerini uzatır.

Yıllar gösterir ki iyilik bir fedakârlık değil, bir armağandır. Mert, fazla bir ağız değil, bahçede yabani otları süpüren Elifin yanındaki su taşıyan, kızların neşesini artıran, Teşekkür ederim anne diyen bir çocuktur. Bu sözlerde bütün evren yankılanır.

Rate article
Lifequest
Tonya bahçeyi düzenlerken dışarıda birinin onu çağırdığını duydu