Bilge Kaynana.

Bilge kayınvalidem.

Yaşlı bir kadın, penceresindeki saksı çiçeklerini suyla okşarken, odanın kapısı birden çarparak kızım, otuz beş yaşında bir kadın, koşar içeri.

Anne, yalnız mısın?
Ya sen de selam vermeyi, anneme nasılsın diye sormayı düşünmez misin?
Ah, merhaba anneciğim, nasılsın? Ben çok gerginim, baba nerede?
Kimliğimde yazdığı gibi kendimi hissediyorum, sen de bilirsin ki benim için belge yasadır. Baba mı lazım ayarlama için? Baba yok, Tanrıya inanmaya gitti.
Nereye gitti?
Beynini çalıştır, pazar günleri baba nereye gider?
Ah camiye?
Umarım camiye, bir kadına Tanrıyı anlatmaya gitmemiştir (güler). Peki seni ne rüzgar savurdu, yine Tanrıya şükretmeyi unuttun mu?
Anne, artık dayanamayacağım, Yavuzdan ayrılacağım!
Senin Yavuzun, aramızda kalsın, dünyanın en kötü damadı değil! Sıra kimsenin önüne geçecek diye mi düşünüyorsun? Hemen şimdi! Çatıyı kıramazsın!
Aynı zamanda ben de Şenrüya kraliçesiyim!
Neden bu kadar ona bağlandın? Seni sevdiğini mi sandın?
Çorbanın ekşimesi, onun beni sevmemesinden mi? Ben sadece kızımı tanıyorum, böyle bir eş ve altın kayınvalideyle ne kadar nefret eder, sen de her şeyi bir uçuruma sürükleyeceksin!
Anneciğim, nasılsa söylenir: “Elma, elmadan düşer” (alaycı bir gülümsemeyle).
Başka bir deyim de var: “Ailede sakat yok” (dilini çıkartıp göz kırpar). Artık kalbimin yarasını çekme, söyle bana!
Anne, bir düşün: Bugün doğum gününe gideceğiz, elli lira vermek istiyorum, o da “Vay be!” diye bağırıyor.
Peki, o neden yanılıyor? Zengin olduğunuzu göstermek için gözleri yakmak mı? Altı kristal kadehi al ve gidebilirsin.
Bu adalet! Kadehlere kim ihtiyaç duyar şimdi? Herkesin zaten var!
Ben hâlâ yargıç değilim, ne öğrenmek istiyorsan, bir kültür görevlisiyim! Kaç yıldır sirke bilet satıyorum hatırlamıyorum, çok başarılı! Kadehlere ihtiyaç duymayanlar, başka birine verir, işte o da bir yığın!

Kızım öfkeyle annesine bakar. Kırk yaşında bir adam içeri girer.

Kapınız neden açık? Merhaba anne!
Ah, kim geldi? Yavuz, ne yemek istersin? Benim harika bir balığım var, parmaklarını yutar, senin için özel hazırladım, eğer gelmeseydin babamı gönderirdim!
Bana? kız annesine kırgın bakar bana bir şey teklif etmedin!
Canım kızım, kusurluyum, sana da yeter, sadece Yavuzu gördüğümde sevinçten uçtum! Komşulara altın damadım var, birinin oğlu kadar iyi! Dinle Yavuz, bil ki senin yanındayım. Karım burada delice bir başlık yaptı, ben de senin haklı olduğunu söyledim! Mutfakta mı yiyeceksin, yoksa buraya mı getireyim?
Teşekkür ederim anne, sabah kahvaltı yaptık, ben aç değilim, destek olduğun için minnettarım, karıma bir şey kanıtlayamazsın, kendi bildiğini söyle, öldür de!
Bilirsin ki, Yavuz, o kadar da kötü bir eş değil, bana senin hakkında güzel şeyler anlatıyordu, ne kadar iyi biri olduğunu, ben de dinlerken içim ısındı, seni evlat gibi seviyorum!
(Kız su içerken ağzını ısırdı.)

Yavuz yanına geldi, eşini sarıldı.

Ha? Beklemiyordum, şikayet etmeye koştu…
Ne demek, o danışmak için koştu, konuşmak istemedi, tamam, sana bir sır vereceğim: Derya sana lezzetli bir şey hazırlamak istiyor, ne olduğunu söylemeyeceğim, iki ev hanımı gibi konuşuyoruz! Hediye olarak da “Henüz karar vermediniz” dedi, ben de “Sen haklısın” dedim.

Bütün anne konuşması, kız şaşkın gözlerle dinledi, sonra gülümsedi:

Anneciğim, her şeyi hatırladım, eğer bir şey unuturum diye bir telefon çeviririm. Artık gidelim.

Hayır, Yavuz için balığı almazsan seni bırakmam!
Sadece Yavuz için mi? Benim aklım yine mi kaçtı?
Ah, benim başım dağ gibi, sen bilirsen de, o birinci sırada, sonra sen dedi anne, mahcup bir omuz silkti.

Damadı memnun bir gülümsemeyle ayakta dururken, kayınvalidesi çizgili bir havluya sarılmış balığı, su geçirmez çantaya koyup damada uzattı.

İşte, afiyetle ye, artık karnım da yedir, yoksa kırgın kalırım!

Çok teşekkür ederim anne, gerçek bir dostsun, ne şansım var kayınvalidemle! eşine elini tutarak hadi, Derya?
Gidelim, ben seni yakalarım, anneye veda ederim.

Adam dışarı çıktı, kız anneye fısıldadı:

Anne, sen büyük bir aktris! Büyük Tiyatro senin için ağlıyor! Peki babayı nasıl bıraktın?

Bilirsin kızım, seni iki gözünle ağlatmak istemem, bu yüzden baba ile balığı bir sonraki sefer yeriz. Şimdi git, evde huzur olsun diye biraz aktrislik yap, yeter.

Rate article
Lifequest
Bilge Kaynana.