Niece’im Elif yeni bir bebek arabası istiyor ve ben ona vermeyi reddedersem aile bana karşı dökülüyor.
Çocuklar hızla büyüyor, bu yüzden fark etmeden oğlum Can koşup babamın yanına koşuyor. İlk çocuğumuz için en iyisini almaya çalışıyoruz, bazen kendi isteklerimizi geri planda tutuyoruz.
İstanbulda bir araba bagajına sığan, kompakt ve pahalı bir bebek arabası alıyoruz. Arabayı dikkatle kullanıyoruz; aslında ileride satmayı düşünüyoruz.
Can arabadan çıktıktan kısa bir süre sonra, internet üzerindeki bir satış sitesine ilan veriyorum. Kocam Ahmet, orijinal fiyatın yüzde otuz indirilmesini öneriyor. Ben ise ekonomik sıkıntıların olduğu bir dönemdeyiz, bu yüzden yarı fiyatına satmaya karar veriyorum; hem daha çabuk satılır hem de bir iyilik yapılmış olur.
İlanı verdikten saatler sonra, nazik ve sevimli bir kızdan telefon alıyorum; bebek arabasını şahsen görmek istediğini söylüyor. Kabul ediyorum ve yarım saat içinde kapım çalınıyor.
Kapıyı açtığımda şaşkınlıktan donuyorum: Kapı eşiğinde iki yıldır görüşmediğimiz Elif duruyor, çünkü geçmişte erkekler yüzünden kavga etmişiz. Onu gördüğümde çok seviniyorum; uzun zamandır ilişkimize yeniden bir başlangıç yapacak bir bahane arıyordum.
Bir çay eşliğinde Elif, eşinin ve çocuğunun olduğunu, çok para kazanamadıklarını anlatıyor.
Açık bir sohbetin ardından bebek arabasını birlikte inceliyoruz; Elif beğeniyor ve ben ona ilan fiyatından daha ucuza vermeyi teklif ediyorum.
Ertesi gün, misafirlerin gelişi için büyük bir sevinçle hazırlanıyor, lezzetli bir akşam yemeği pişiriyorum. Aile olarak bir araya gelip eski günleri anıyor, buluşmanın tadını çıkarıyoruz.
İşlemi tamamlamak üzereyken Elif, benim kolayca taviz verdiğimi fark ederek, doğum gününe bir bebek arabası hediye etmemi istiyor.
Ben böyle bir hediyeyi vermeye hazır değilim ve bunu açıkça söylüyorum.
Elif çok kırılıyor, beni cimri diye suçluyor ve bağırarak evden çıkıyor. Ardından ailesine, bebeği için özür dilediğini söylüyor; onlar da Elife destek veriyor ve bu durum bizim ailemizle iletişimi tamamen koparmasına yol açıyor.
Bu olay bana, herkese aynı anda iyi davranmanın mümkün olmadığını öğretiyor; artık akrabalarla iş yapmamaya karar veriyorum.




