Sedef yeni yıl tatilini sabırsızlıkla bekliyordu; Antalyaya, aynı zamanda da dağ kaykı yapmayı öğrenmek için gidecekti. Kızını, üniversitenin üçüncü sınıfına bütçe bursu alarak devam eden Denizi, iş arkadaşlarıyla paylaşarak gururla anlatıyordu:
– Akıllı kızım Eylül, okula harç para ödemiyor, bursu da alıyor. Ben de dinlenip seyahat edebiliyorum.
– Doğru söylüyorsun, Sedef, kızın çok çalışkan. Benim çılgın çocuğum ise sadece babasının yardımıyla geçiniyor, üniversiteye gidiyor ve ortalama bir maaş alıyor diye ekledi mesai arkadaşı Nisan.
Sedef büyük bir şirkette bölüm müdürü olarak çalışıyor, iyi bir maaş alıyor, kendi dairesi ve arabası var. On iki yıl önce eski eşiyle boşanmış, kocası doğduğu şehirden ailesinin yanına taşınmış, kızlarıyla hiç iletişime geçmemişti. Sedef de ısrar etmemiş, kocasıyla birlikte büyütmeyi ve eğitmeyi üstlenmişti; Deniz şimdi İstanbulda okuyup kalıcı olma ihtimalini düşündükleri bir şehirdi.
Sedef ince, çekici bir kadın; kahverengi, kalın saçları bob kesim, koyu kahve gözleri, nazik ve kibar bir tavrı vardı. Boşanmanın ardından bir kaç kısa ilişki yaşamıştı, ama bir daha kalıcı bir aşka yer bulamamıştı.
İki haftalık seyahatin hazırlıklarını titizlikle yapmış, yaz aylarından beri hayalini kurmuştu.
– Nisan, bu kışlık kayak kıyafetimi buldum pahalı ama kendime bir iyilik, sonunda kayak öğreneceğim. Sen ve eşin sık sık gidersiniz, ben henüz bilmiyorum. Keşke yakınlarımızda bir kayak merkezi olsa diyerek gülümseyen Sedef, alışveriş çantasını kapattı.
Yeni yıl öncesi şirkette bir yılbaşı organizasyonu yaptı; herkes eğlendi, ardından tatil için dağıldı.
– Sedef, bol bol dinlen, diyerek Nisan, Biz bu akşam eşimle onun ailesinin yanına gideceğiz, sen de ofise biraz geç geleceksin, üç gün daha tatil dedi.
– Teşekkürler Nisan, çok iyi dinlenmeye çalışacağım; genelde yaz tatiline çıkarım, bu sefer kış oldu diye yanıtladı Sedef.
Sedef, planladığı gibi Antalyaya uçtu. Yeni yıl tatili sonrası ofise dönen herkes enerjik görünüyordu; bazıları tatilin bitmesini dahi istememişti.
– Selam Sedef, gözlerin parlıyor, ışıldıyorsun sanki! Çok güzel bir tatil geçirmiş olmalısın diye selamlayan Nisan.
– Selam Nisan, inanamazsın, harika bir tatil oldu! Antalya, Kemer ve Erciyesin manzarası bir başka! diye coşkuyla anlattı Sedef.
– Kayak yaptın mı?
– Tabii ki! Kayakla birlikte Karadeniz mutfağının lezzetli yemeklerini tattım, kırmızı şarap içtim ve bir de Alperle tanıştım.
– İşte bu! diye gülen Nisan. Peki kim bu Alper?
– Alper, kayak eğitmeni ve snowboardcu, beni bir bakışta büyüledi. Ona aşık oldum.
– Tebrik ederim Sedef, nihayet ciddi bir şey var hayatında
Alperin nazikliği, romantizmi Sedefi kendine çeken bir büyüydü. Nisan merak etti:
– Bu ilişki ne kadar ciddi? Sen gidip orada bırakıp, sonra ne olacak? O da senin şehirde mi kalacak?
Sedef de bu sorular üzerine düşünmüş, fakat Alper endişe etmemesini söylemişti.
– İlk görüşte bir aşk yaşadık, sanki bir filmden fırlamış gibiydik. Alper beni şehir turuna çıkardı, en şık restoranlarda akşam yemeği yedik. Bir gün dağların eteğindeki, muhteşem manzaralı bir restoranda bana aşkını itiraf etti.
– Gerçekten çok romantik dedi Nisan.
Alper, Uzun zamandır benim gibi birini bekliyordum. Burada pek çok güzel kadın var ama ben seninle, Denizle aynı anda bu aşkı buldum diyerek duygularını anlattı.
Sedef, Gelecek hakkında ne düşünüyorsun? diye sordu.
Alper, Burada iş bulmak zor, ben de burada doğdum, çalışıyorum. Senin işin çok iyi, ben ise buraya taşınmayı düşünüyorum dedi. Böylece Alper, Sedefin şehrine gelmek için karar verdi.
– Harika! Alper çok cesur diye sevindi Nisan.
Sedef, eve dönüş yolculuğu sırasında Alperin sözlerini hatırladı; İki ay daha sözleşme kaldı, sonra senin yanına gelirim demişti. Havaalanında vedalaşırken gözyaşları içinde ona veda etti.
Alper, İki ay sonra kesin olarak bilet alacağım, seni çok özleyeceğim diyerek arkasından ayrıldı.
İletişim hâlâ telefonla sürüyor, birbirlerine sevgi dolu mesajlar gönderiyorlardı. Sedef, Nisana her seferinde bu mutlu anılarını anlatıyor, Alperi sabırsızlıkla bekliyordu.
Fakat beklenmedik bir mesaj geldi:
– Sedef, antrenmanlar sırasında düşüp iki bacağımı kırdım, doktor acil operasyon gerektiğini söyledi.
Sedef hemen aradı:
– Sevgilim, hemen geliyorum, iznim yoksa izinsiz tatile çıkıyorum.
Alper cevap verdi:
– Gelmene gerek yok, hastanedeyim, 3.000 TL borçlanıyorum, operasyon için para lazım. Seni çok seviyorum, ama bu zor durumda.
Sedef, Tamam Alper, para gönderirim, senin iyileşmen her şeyden önemli diyerek para transferi yaptı.
Nisan, Sedef, bu parayı neden hemen gönderdin? Bu kadar büyük bir miktar; önce doktorun telefonunu alalım, kontrol edelim dedi.
Sedef, Nisan, o bir aldatmacı değil, sadece zor bir dönemde diyerek Nisana sert bir bakış attı.
İşler ilerledikçe Alperden gelen bir diğer mesajda 30.000 TL daha eksik olduğu ve bu yüzden bileti alamadığı söyleniyordu. Sedef mesajı okurken yüzü buruştu, Nisan fark etti:
– Ne oldu, Sedef?
Sedef mesajı okuttu, Alperin üzücü bir dille Hayatım sadece kara şeritlerden ibaret gibi, sevgili, senin sevgin ve buluşmam umudum bana güç veriyor. Beni kötü düşünme diye yazdığı görülüyordu.
Nisan, Bu bir dolandırıcı gibi, sürekli para istiyor dedi. Sedef ise Alperin sadece bir sıkıntısı var, ona yardım etmeliyiz diyerek savundu.
Sonunda Sedefin eski eşi de araya girdi:
– Sedef, bu bir aldatmaca, ona para gönderme. O, sadece para isteyen bir sahtekar dedi.
Sedef Alperi aradı:
– Üzgünüm, şu an param yok, senden bir şey isteyemem.
Alper sinirle Senin gibi cimri birini sevmiyorum, bir daha ara! diye bağladı.
Nisan sessizce, Görüyorsun, böyle adamlar değmez; daha iyi birini bulacaksın diye ekledi.
Bu deneyim Sedefe şunu öğretti: Sevgi, güvenle beslenir; birini gerçekten tanımadan para göndermek, yalnızca kalbi değil, aklı da karartan bir tuzaktır. Hayatın en kıymetli hediyesi, dürüstlük ve temkinli olmaktır. Bu dersle Sedef, yeni bir başlangıca doğru adım attı.




